Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sabiha Rana Melekler Yüreğinizden Öpsün

http://blog.milliyet.com.tr/sabiharana

02 Mayıs '09

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
30035
 

HIDIRELLEZ NEDİR? Hıdırellez'de Neler Yapılır? (Hızır ile İlyas'ın Hikayesi)

HIDIRELLEZ NEDİR? Hıdırellez'de Neler Yapılır? (Hızır ile İlyas'ın Hikayesi)
 

Hıdırellez gülleri... İnternet


HIDIRELLEZ Nedir? Hıdırellez'de Neler Yapılır?

Hızır ile İlyas - Hıdırellez Hikayesi?

Hıdırellez'de aşk dile gelir...

Anadolu’nun bazı yerlerinde gençler, o gün karşılıklı olarak birbirlerine mani söylerler..

Erkek
Gökte yıldız bir sıra
Sarılmış mor mintana
Benim gibi kul gerek
Senin gibi sultana.

Kız
Gökte yıldız bir sıra
Sırma ördüm mintana
Senin gibi er lazım
Benim gibi sultana

Gelelim "Hıdırellez'in"
Hikayesine

Hıdrellez, bütün Türk dünyasında bilinen mevsimlik bayramlarımızdan biridir. Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan hıdrellez günü, Hızır ve İlyas Peygamber’in yeryüzünde buluştukları gün olması nedeniyle kutlanmaktadır. Hızır ve İlyas sözcükleri birleşerek halk ağzında hıdrellez şeklini almıştır. Hıdrellez günü, Gregoryen takvimine göre 6 Mayıs eskiden kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Julyen takvimine göre 23 Nisan günü olmaktadır.

Halk arasında kullanılan takvime göre eskiden yıl ikiye ayrılmaktadır: 6 Mayıs’tan 8 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 6 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır. Bu yüzden 6 Mayıs Günü kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelir ki, bu da kutlanıp bayram yapılacak bir olaydır.

Hızır ve Hıdrellezin kökeni hakkında çeşitli fikirler ortaya atılmıştır. Bunlardan bazıları Hıdrellezin Mezopotamya ile Anadolu kültürlerine ait olduğu; bazıları ise İslamiyet öncesi Orta Asya Türk kültür ve inançlarına ait olduğu yolundadır. Oysaki Hıdrellez Bayramı’nı ve Hızır inancını tek bir kültüre mal etmek olanaksızdır. İlk çağlardan itibaren Mezopotamya, Anadolu, İran, Yunanistan ve hatta bütün Doğu Akdeniz ülkelerinde bahar ya da yazın gelişiyle ilgili bazı tanrılar adına çeşitli tören ve ayinlerin düzenlendiği görülmektedir.

Hızır, yaygın bir inanca göre, hayat suyu (ab-ı hayat) içerek ölmezliğe ulaşmış; zaman zaman özellikle baharda insanlar arasında dolaşarak zor durumda olanlara yardım eden, bolluk-bereket ve sağlık dağıtan, Allah katında ermiş bir ulu ya da peygamberdir. Hızır’ın hüviyeti, yaşadığı yer ve zaman belli değildir. Hızır, baharın, baharla vücut bulan taze hayatın sembolüdür. Hızır inancının yaygın olduğu ülkemizde Hızır’a atfedilen özellikler şunlardır:

Hızır, zor durumda kalanların yardımına koşarak insanların dileklerini yerine getirir.
Kalbi temiz, iyiliksever insanlara daima yardım eder.
Uğradığı yerlere bolluk, bereket, zenginlik sunar.
Dertlilere derman, hastalara şifa verir.
Bitkilerin yeşermesini, hayvanların üremesini, insanların kuvvetlenmesini sağlar.
İnsanların şanslarının açılmasına yardım eder.
Uğur ve kısmet sembolüdür.
Mucize ve keramet sahibidir.
Hızır, bu nitelikleriyle mitoloji dünyasının kendilerine üstün yetenekler atfedilen tanrılarını hatırlatmaktadır.
Ülkemizde Hıdrellez Bayramı 6 Mayıs tarihinde kutlanır. Bugün Hıristiyanlarca da baharın ve doğanın uyanmasının ilk günü olarak kabul edilir; bu günü Ortodokslar Aya Yorgi, Katolikler St.Georges Günü olarak kutlamaktadırlar.

Mevsimlik bayramlarımızdan biri olan Hıdrellez, ülkemizde etkin bir biçimde kutlanmaktadır. Büyük şehirlerde daha az olmak üzere, kasaba ve köylerde hıdrellez için önceden hazırlıklar yapılır. Bu hazırlıklar, evin temizliği, üst-baş temizliği, yiyecek-içeceklerle ilgili hazırlıklardır. Hıdrellez gününden önce evler baştan başa temizlenir. Çünkü temiz olmayan evlere Hızır’ın uğramayacağı düşünülür. Hıdrellez günü giyilmek üzere yeni elbiseler, ayakkabılar alınır.

Anadolu’nun bazı yerlerinde Hıdrellez Günü yapılan duaların ve isteklerin kabul olması için sadaka verme, oruç tutma ve kurban kesme adeti vardır. Kurban ve adaklar “Hızır hakkı” için olmalıdır. Zira tüm bu hazırlıklar Hızır’a rastlamak amacına yöneliktir.

Hıdrellez kutlamaları daima yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılmaktadır. Hıdrellezde baharın taze bitkilerini ve taze kuzu eti ya da kuzu ciğeri yeme adeti vardır. Baharın ilk kuzusu yenildiği zaman sağlık ve şifa bulunacağına inanılır. Bugünde kırlardan çiçek veya ot toplayıp onları kaynattıktan sonra suyu içilirse bütün hastalıklara iyi geleceğine, bu su ile kırk gün yıkanılırsa gençleşip güzelleşileceğine inanılır.

Hıdrellez gecesi Hızır’ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere feyiz ve bereket vereceği inancıyla çeşitli uygulamalar yapılır. Yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakılır. Ev, bağ-bahçe, araba isteyen kimseler, Hıdrellez gecesi herhangi bir yere istediklerinin küçük bir modelini yaparlarsa Hızır’ın kendilerine yardım edeceğine inanırlar.

Hıdrellezde baht açma törenleri de oldukça yaygın olarak uygulanan geleneklerimizdendir. Bu törene İstanbul ve çevresinde “baht açma”, Denizli ve çevresinde “bahtiyar”, Yörük ve Türkmenlerde “mantıfar”, Balıkesir ve çevresinde “dağara yüzük atma”, Edirne ve çevresinde “niyet çıkarma”, Erzurum’da “mani çekme” adı verilir. Törenler baharda doğanın ve tüm canlıların uyanmasıyla eş anlamlı olarak insanların da talihlerinin açılacağı inancıyla, şanslarını denemek için yapılır. Hıdrellezden bir gece önce bahtını denemek ve kısmetlerinin açılmasını sağlamak isteyen genç kızlar yeşillik bir yerde veya bir su kenarında toplanırlar. İçinde su bulunan bir çömleğe kendilerine ait yüzük, küpe, bilezik gibi şeyler koyarak ağzını tülbentle bağladıktan sonra bir gül ağacının dibine bırakırlar. Sabah erkenden çömleğin yanına giderek sütlü kahve içip ağızlarının tadının bozulmaması için dua ederler. Ardından niyet çömleğinin açılmasına geçilir. Çömlekten içindekiler çıkarılırken bir yandan da maniler söylenir. Buna göre eşyanın sahibi hakkında yorumlar yapılır. Hıdrelleze özgü bu uygulama temelde bu şekilde yapılmakla birlikte, yörelere göre bazı farklılıklar da gösterebilmektedir. Son zamanlarda ise bu tören yalnızca evde kalmış kızların kısmetini açmak amacıyla yapılmaktadır.

Sonuç olarak, Anadolu’da hala görkemli törenlerle kutlanan Hıdrellez Bayramı insanlık tarihinde çok eski zamanlardan beri kutlanmaktadır. Farklı zamanlarda, farklı isimler altında kutlansa da Hıdrellez motiflerine pek çok yerde rastlamak mümkün olmaktadır. Baharın gelişi ve doğanın canlanması insanlar tarafından bayramlarla kutlanması gereken bir durum olarak algılanmıştır. Böylece bir bahar bayramı olan Hıdrellez evrensel bir nitelik kazanmıştır.

Kaynakça: http://www.discoverturkey.com/kultursanat/h-hidir.html

Gece yarısı Hıdrellez 2009 ateşleri yakılırken, herkes dileklerini uğurlu nahıllara iliştirecek... Gelemiyoruz diye üzülmeyin. Bu sayfadan göndereceğiniz http://www.hidrellez.org/dilekler.asp dilekler de ağaçlara asılacak! Durun daha bitmedi! Çevrimiçi dileklerinizi hıdırellez akşamı saat 18.00'e kadar yollayabilirsiniz. Ahırkapı "Hıdrellez Şenliklerinde" buluşmak üzere diyorum! http://www.hidrellez.org Sizlerde sevdiklerinizi bu güzel etkinliğe ''Hıdrellez Şenliklerine'' davet etmek isterseniz yandaki linki lütfen tıklayınız http://www.hidrellez.org/


Gönül Notum: Beni bu çok özel etkinliğe davet eden ve bilgilendiren, İstanbul Kültür ve Turizm Müdürlüğüne, İstanbul Valiliğine ve Büyükşehir Belediyesine çok teşekkür ederim..

DİKKAT! Bu blog sadece etkinlik paylaşımıdır!

Melekler yüreğinizden öpsün.

HIDIRELLEZ NEDİR? Hıdırellez'de Neler Yapılır?

HIDIRELLEZ DUASI!

HIDIRELLEZ GECESİ NELER YAPILIR? Hıdırellez Tılsımı Zayıflatıyor!

Bu sayfayı GÖNDER yaparak sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz.

İletişim: sabiharana@sabiharana.com

Ayrıca: Sabiha Rana | Facebook

Muharrem Soyek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

O gün bizim,diğer yörelerde olduğun gibi!Çorum Osmancık ilçesinde özel gün olarak kutlanır. Ve o gün yumurtalar soğanla kaynatılarak sert olması sağlanır ve o yumurtaları gökkuşağının renkleriyle boyarız.Babaannemden öğrendiğim dileğiniz varsa onu bir kağıda yazar. Gül bitkisnin altına atarsınız!Hızır a.s gelir ve o kağıtta yazılanı okur ve dileğinizin kabul olacağını bilmek ve heycanı.Blog resminizdeki Gül bitkisi çok anlamlı olmuş. Artı bu 15 nisan 15 mayıs arası şifalı nisan yağmurların yağdığı aydır. Yılan zehrini, mideyeler incisini bu günler arasında yağan yağmurlar ile yaparlar. Köydeki büyüklerimizden bize aktarılan bunlar. Hatta yağmur yağdığında dışarıya kovalar koyulur. Biriken o şifalı yağmur suları ile yemekler yapılır yenir.Çooktur nisan yağmuru ile annemin yaptığı tarhanadan içtiğim. Ya ne güzel size.İşte Anadolu bereketi budur.Çok teşekkür ederim anı ve hatıraları gözlerimde tekrar canlandırdığınız blog yazınız için. Elinize yüreğinize sağlık. Saygılarımla sağlıcakla!

SİZ ve ben 
 22.06.2012 6:51
Cevap :
Tüm dileklerinizin kabulü için; ''Melekler Yüreğinizden Öpsün'' :) Sevgi dualarımla...  26.06.2012 17:42
 

Bende bir şeyler ekleyebilirmiyim . Ortaokul 2. Sınıfta Kurs Kütüphanesinde Okuduğum Peygamberler Tarihi Kitabından Öğrendiklerimden: Allah (cc) Ihsanıyla, Lokman(Hekime) peygambere tıp alanında bir yetenek vermişti. Lokman hekim bir gün Ölüme çare olan,ölümsüzlük şurubunu( Ab-ı Hayat)buldu.Daha sonra Lokman hekim köprü üzerinden geçerken şiddetli birrüzgar çıktı ve ölümsüzlük şurubunun şişesini Lokman hekimin elinden havaya uçurdu. Sonra şişe yere düşüp kırıldı. Ölümsüzlük şurubun yarısı suya, yarısı toprağa döküldü.Suya döküleni İlyas a.s, Toprağa döküleni Hızır a.s içti. Ve bu peygamberler Allahın izni ile şurubu içerek ölümsüz peygamberlerden oldular ve hala içimizde bir yerlerde bizim görmediğimiz boyutlarda yaşıyorlar.Salih amelli insanların başına bir dert geldiğinde onlar yardıma gelir. Denizlerdekilerin imdadına İlyas a.s, Karadakilerin İmdadına Hızır a.s koşar.Ve bunlar sizinde söylediğiniz gibi. Mayısın İlk haftası karada buluşurlar. Hızır ve İlyas ( Halk dilinde Hıdırellez

SİZ ve ben 
 22.06.2012 6:29
Cevap :
Merhaba efendim. Paylaştığınız her şey benim için o kadar güzel ve anlamlı ki aynı güzelliklerle teşekkür ederim. Yorumunuzu okurken ruhumun o haller içine kanat çırptığını hissettim. Konu itibariyle düşüncelerimin ufku açıldı. Bunlar gözler görülür şeyler olmamakla birlikte mana olarak beni zenginleştiren şeyler. Bir gün bir koluma Hızır'ı, diğer koluma DA İlyas'ı takıp ziyaretinize gelmek isterim. İNŞALLAH!!! :)   26.06.2012 17:41
 

Hıdırellez doyurucu bir yazı olmuş, kutluyorum. O yüreğimizden öpecek melekler iyilik melekleri mi?Yoksa can alıcı dahil diğer melekler mi? Sevgilerle. ÜŞD

Ünal Şöhret Dirlik 
 06.05.2012 7:41
Cevap :
Ünal Bey, okuyup yorumlanız doygunluğumdur efendim. Teşekkür ederim. Benim meleklerim sağlık ve huzurunuz için yüreğinizden öpüyorlar bunu biliniz ve hep hatırlayınız. Sevgim saygımla. ''Melekler Yüreğinizden Öpsün'' :)   06.05.2012 16:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2055
Toplam yorum
: 5304
Toplam mesaj
: 713
Ort. okunma sayısı
: 3673
Kayıt tarihi
: 26.10.06
 
 

Gazeteci Yazar, NLP Uzmanı - İlişki ve Yaşam Koçu Yaşarken dünyayı dolaşmayı, topraktan güneş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster