Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Temmuz '17

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
21
 

Hayallerim ve Gerçeklerim

Hayallerim ve Gerçeklerim
 

hayal


En gerçekçi geçinenlerin bile yalnız kalıp başlarına yorganı çektiklerinde sığındıkları bir gerçekdışı dünyaları vardır. Dışarıda taktıkları maskeyi çıkarırlar belki ve kendileri olurlar o dünyada. Belki sahnede takamadıkları başka maskeler denerler özendikleri. Ama o gerçekdışı dünyalar sanki en özgür olduğumuz sahnelerdir. Orada ayıp yoktur, orada günah yoktur, orada başarısızlık, yanılma, acı, üzüntü yoktur. Baktık hayaller istemediğimiz yöne gidiyor anında sahneyi yeniden yaratırız. Birisini mi istemiyoruz hayalimizde hoppp puff gitti bile. Birisini mi istiyoruz işte karşımızda. En ve belki tek kötü yanı ama bu güzel, gerçekdışı dünyanın yeniden gerçek (sandığımız) dünyaya dönüş anıdır. Gerçekten yüksek biryerden düşmüş gibi olursunuz. Fiziksel olarak değil ama hissel olarak acır canınız. Gerçekler genelde pek güzel görünmez çünkü gözümüze. Büyüdükçe hayal gücü yüksekleri eleriz doğal olarak, yetişkin olmaya adeta zorlarız onları. Hayal kurmaya tek bir grubun hakkı vardır yetişkin dünyasında: yazar gibi, tasarımcı gibi, film yapımcıları gibi hayal satarak para kazananların. Eğer sonunda o hayalden maddi çıkar sağlayamıyorsun sen yaratıcı değil olsa olsa aklı beş karış havada bir aylaksındır. Ailenin "Ne iş yapıyor sizin oğlan?" sorusuna gururla cevap veremediği utancısındır.

Dünyada yeni bir düzen kurulsa mesela ve geçerli olan düzen şu şekilde olsa: Hani çocukken ne olacaksın dendiğinde verdiğimiz o saf cevaplar var ya. Büyüyünce o söylediğimiz şeyler bizim işimiz olsa bazen öyle bir iş tanımı olmasa bile. Ama çocuklar da şimdiki şeytana bile pabucunu ters giydiren bilmiş, büyümüş de küçülmüş çocuklardan değil, mahallede oynarken çişi gelince ağacın altına yapıveren, mutfaktan iki sıcak puaçayı araklayıp arkadaşıyla bölüşen, oyun oynamaktan kopamayıp artık akşam ezanıyla mecbur eve yollanan, televizyonla cep telefonuyla beyinleri zarar görmemiş çocuklardan olacak hala varsa öyle bir model.

İşte o zaman insanlar öyle mutlu, öyle verimli, öyle üretken, öyle özgür çalışıyor olacaklar ki şimdiki düzenden nemalan büyükler elbette ki böyle birşeyin olmasına asla izin vermeyecekler. Onlar sahte dünyaları yaratma hakkını sadece kendilerinde görüp bize onların sahteliklerini gerçeğimiz kabul etme hakkından başka bir hak vermeyecekler.

O zaman ya başkasının bizim için sınırlarını çizdiği hayatları yaşamaya eyvallah demeye devam edeceğiz ya da sürüden ayrılıp kendi sınırsız, özgür hayallerimizi gerçeğe dönüştüreceğiz. Seçim, neyi yaşayacağınızı yaratmaya anda kalıp karar vermenizdir. Kalbinizle uyumlu kararlar vermek de zaten sizin doğal davranış şeklinizdir. Yüzyıllar boyunca bunu yapmayı unuttuğunuzu sansanız da, kalple uyum sağlamak bisiklet sürmeye benzer. Bir kere öğrendiğinizde bir daha asla, asla, asla unutmazsınız

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 115
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 313
Kayıt tarihi
: 25.03.14
 
 

"Kalp çarpar, beyin böler." Yankı Yazgan ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster