Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '14

 
Kategori
Hukuk
Okunma Sayısı
231
 

İçki içen bayana tecavüz ya da yalan yanlış haberler

İçki içen bayana tecavüz ya da yalan yanlış haberler
 

Çizim:Necdet Gürçiftçi


Hep derim; hukuk bir bilim değil ve hukuk fakültesileri(fakülteleri) de bilim öğretilen yerler değil. Hukuk fakültesilerinde öğrencilere şu üç şey öğretilmez: Bilimsellik, roman okuma ya da genel kitap sevgisi ve Türkçe. Bu yüzden; hukuk fakültesi bitirenlerde bu üç şeyi bulmak çok zordur. Ben hukuk fakültesilerinin üniversite puanlarının neden yüksek tutulduğunu hiç anlamam; sanırım ya havaya girmek ya da hukukçu sayısını sınırlı tutmak yani gelir savunması. Adalete acilen gereksinimi olan ülkelerde hukuk fakültesilerini zorlaştırmanın bir anlamı yok; hukuk dediğin bir bilim değil iktidarların çıkardıkları yasaları ezberleme yeridir. Kaldı ki hukuk fakültelerinde genel, evrensel, mantıksal hukuk da öğretilmez; eğer öğretilseydi; bugün hukukdışı, adaletsiz Akp iktidarının içinde, yanında, dolaylarında destekçi, katkıcı hiçbir hukukçu bulunmazdı. Bence artık hukuk fakültesilerinin; kapılarını felsefeye, bilime, edebiyata, genel kültüre, mantık bilimine kapılarını açmaları gerekir. Hukuk; iktidarları ezber çalışmasından kurtarılmalı ve bilime dönüştürülmelidir; tıpkı felsefenin yabancı düşünürlerin hayatlarını ezberden çıkarılıp bir bilime dönüştürülmesi zorunluluğu gibi.
 
Ancak sorun yalnızca hukukta ve hukuk fakültesilerinde değil. Toplumun Akp yandaşı ile Akp karşıtı; şeriatçı kesimi ile demokrasi yandaşı kesiminde de hukuka yönelik önemli bir sorumsuzluk, ezbercilik, saldırı var.
 
Bir ilimizde; evli bir adam, arabasında; 16 yaşındaki bakire akrabasına tecavüz etmiş yani bayanın babasınca sav böyle. Savcı da kızın kendi isteği ile cinsel ilişkiye girdiğini, belirtilerini görmüş ki ileri sürüp sanığın daha az bir ceza ile celandırılmasını istemiş yani serbest kalsın falan dememiş ve bu savına somut gerekçeler de ileri sürmüş ki savcının görevi yalnızca davacının hukuksal haklarını korumak değil davalının da hukuksal haklarını korumaktır. Savcının gerekçelerinden yani cinsel ilişkinin kızın rızasıyla gerçekleştiğine yönelik gerekçelerinden belki de en önemlisi, kızın adamın cep telefonu mesajlarına yanıt vermesi ve sonra da adamın özel arabasında buluşup onunla bira içmesi. Yani adam evli bir de, düşünün yani. Sonra savcı demiş ki kızın üzerinde, tecavüze örnek olacak izler, belirtiler, kanıtlar yok; herşey kızın bu ilişkiye gönül rızasıyla girdiğini gösteriyor. Yani savcı hukukun gereğini yapıyor, yasanın gereğini yapıyor, kafasına göre davranmıyor, kafasına göre yasa icat etmiyor, yasa böyle. Yani kız adamın gönderdiği mesajları babasına söyleyebilirdi, adamın eşine söyleyebilirdi, karakola gidebilirdi, hiçbirini yapmamış ve üstelik de adamla arabasında buluşup bira yani içki içmiş. Ve savcı diyor ki kız cüssesi, gücü ile isteysedi, adamın üzerinde yaralar bereler yani tecavüz izleri bırakabilirdi ancak böyle izler yok.
 
Bu haberi; hukukun h'sinden anlamayan, bayan/kadın olmayı adaletin, uygarlığın, insanlığın ve akılın zirvesi ve simgesi sayan, sanan birileri de halka şöyle duyurmuş, internetdeki yazılarında, televizyon haberlerinde, internet gazetelerinde: 'İçkili bayana tecavüz etmek serbest', 'Bayan içkiliyse tecavüz edebilirsin' falan. Yahu hukuk ciddi bir iştir, bilmiyorsan git önce öğren, sonra konuş. Yani üstelik kız da adamca bira içmeye zorlanmamış. Yani 16 yaşındaki bir kız; akrabası evli bir adamla, özel bir arabada bira içiyor ve üstelik onun sanılan ki aşk mesajlarına da yanıt vermiş.
 
Öte yandan; yasalarımıza göre; yuva yıkmak suçtur. Yani o kız gerçekte; evli bir adamla, eğer ortada gerçekten bir tecavüz yoksa, bile bile yuva yıkma, bir evliliği yıkma eylemini gerçekleştirmiştir. Yani bu açıdan da bu cinsel ilişkinin tecavüz olup olmadığı önemlidir.
 
Ayrıca; kızı, babası, o akrabaya bir süreliğine 'emanet' etmiş yani bu ilişki tecavüz olmasa da adam emanete ihanet suçunu işlemiş oluyor.
 
Düşünün ki eşin evli eşine zorla cinsel ilişkisi bile tecavüz sayılıyor ülkemizde ve buna hiçkimse tepki göstermiyor. Zina suç sayılmıyor ve buna tepki gösterilmiyor. Bayanlar pılajlarda(plajlarda, kumsallarda), havuzlarda yani kamusal alanlarda adına bikini dedikleri sütyen, külotla dolaşıyorlar, buna tepki yok. Sonra da bu haber; gerçekdışı olarak, yanıltmalı olarak topluma veriliyor, sunuluyor. Ahlak bir tümdür. Tecavüz kuşkusuz ki yasak, suç olmalı ancak duygu sömürüsü ile ne adalet sağlanmaya ne de toplum yanıltılmaya çalışılmalıdır. Yani savcı ya da hukuk demiyor ki içki içen bayana tecavüz serbesttir ancak haberi bu anlamda topluma verenler, sunanlar var. Bence; hukuk yalnızca kendi içinden değil dışından da yozlaşma sürecinde. Bu konunun yani bu haberin dışında olarak, genel olarak söylüyorum: Peki bay gerçekten bayanın rızasıyla sevişmişse? Bayı tecavüzcü gibi göstermek adama adaletsizlik olmaz mı?
 
Ne yani; kız gerçekten de kendi rızasıyla sevişmiş olamaz mı?
 
Bence herkes kendi işine baksın ya da burununu(burnunu) sokacağı işi, burununu sokmadan iyice bir öğrensin. Lafazanlıkla, duygusallıkla, sözcük oyunlarıyla, dediğim dedik-öttürdüğüm düdük'le bu işler olmaz. Savcı adamın yasal haklarını kullanıyor, yaptığı başka birşey yok. Konuyu başka alanlara götürmek hem hukuka zarardır hem de akıl ve ruh sağlığına. Hukuk herşeyden önce bir yasalar topluluğu değil bir yöntemler(usuller) topluluğudur ve hukukun yüzde ellisi de yöntem(usul) hukukudur. Usul hukukunu bilmeyen insan ne denli haklı olursa olsun davasını yitirebilir(kaybedebilir). Gazete haberlerini öyle yarım yamalak yorumlamakla bu işler olmaz. Yani burada savcı; adam az ceza alsın ya da hiç ceza almasın diye uğraşmıyor, hukuksal yükümlülüğünü, görevini yerine getiriyor.
 
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
İnternetde yayınlandığı zaman: 11 şubat 2014/11.28
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 
Toplam blog
: 2811
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 320
Kayıt tarihi
: 02.03.12
 
 

'Uysal vatandaş değilim ben/ Ruhunuza ağır, kaba taş gelirim ben/ Bir yağdan aldım, bir b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster