Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
3259
 

İlle de dostun bir tek gülü yaralar beni

Günümüzde Türk insanı ne yazık ki “arkadaşlık “kavramını neredeyse unutmak üzere. Arkadaşlığın yerini teknoloji aldı. Şimdiki arkadaşlıklar sanal! Aşklar da öyle!

Büyüklerimiz sözlerine başlarken “Bizim zamanımızda böyle değildi, Eskiden böyle miydi, Aah ah nerede o eski günler! “ diye söze başlarken biz gençler esneyerek onları dinlerdik. Ama gün geldi devran döndü ve bizler onların yerini aldık.

“Aah ah! Nerede o bizim zamanımızdaki arkadaşlıklar!” diyerek söze başlar olduk.

***
Arkadaş … Ne güzel bir kelime. Anlamı birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, yaren.

Arkadaşlık, sevgi , anlayış ve hoşgörü. Görülen o ki bu güzel duygular artık sadece Türk filmlerinde kaldı. Türk filmlerinin özellikle Kemal Sunal filmlerinin yıllardır tekrar tekrar izlenmesinin sebebi kaybedilen bu duyguları o filmlerde tekrar yaşamamız olsa gerek.

Bu gün camdan cama yapılan sohbetlerin, yaptığı yemekten bir tabak da komşusuna vermeden oturulmayan sofraların, sıkıntıda olduğunu bildiği komşusuna aralarında para toplayarak yardımcı olmaya çalışan mahallelinin, misafire döşek verip kendi yerde yatanların, otomobillere doluşup bütün mahalle birlikte pikniğe gidenlerin, mahallesinin genç kızını korumaya çalışan bıçkın delikanlıların, büyüklerine saygılı küçüklerin, arkadaşı uğruna ölümü bile göze alan ölesiye dostlukların, kısaca birlikte ağlayan birlikte gülen Türk insanının konu edildiği bu filmler kaldı elimizde ne yazık.

Yaşadığımız dönemde ise tam tersi. Misafir sevmeyen, aynı apartmanda yıllarca oturmasına rağmen birbirini tanımayan, birbirine bir güler yüzü, bir selamı bile esirgeyen, komşusunun hasta olduğunu hatta öldüğünü bile bilmeyen, sadece menfaat-çıkar ilişkisine dayanan ilişkiler, arkadaşlığın ne demek olduğunu bilmeden yetişen bir gençlik, sadece para konuşulan ruhsuz sohbetler, başı örtülü-başı örtüsüz, açık-kapalı, lâik-anti laik, alevi-Sünni, Türk-Kürt, zengin-fakir v.s. tartışmalarının yaşandığı ortamlar.

***
İlgisizlik ve sevgisizlik nedeniyle duygusuzlaşan bir toplum olduk.
NİSÂ (36) Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.

ÂL-İ İMRÂN (92) Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.

SÂD(26) Ona dedik ki: “Ey Dâvûd! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır.”

“Komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir” Hadis..

Bir muhteşem dinin mensupları, bir yüce Peygamber’in ümmeti olarak içinde bulunduğumuz durum ne acı. Böyle mi olmalıydık?

Türk insanı özüne dönmelidir. Nereden geldiğini ne olduğunu unutmamalıdır

***
Arkadaşlık, dostluk … Son yıllarda unutulan bu kelimeleri tekrar hayatımıza sokmanın zamanı geldi. Bunun İçin yapılması gereken çok fazla bir şey değil sadece güler yüz, tatlı dil, hoşgörü , sevgi ve paylaşım. Paylaşabildiğimiz her şeyi paylaşmak. Maddi veya manevi ne varsa. Samimiyetle,içten gelerek paylaşmak.

Nefislerimiz önden gitmesin, mevki ve makam peşinde koşmayalım. Sadece vatanımızı düşünerek hareket edelim.Vatan demek aile demek, dosta, akraba, kardeş, arkadaş ,gönüldaş, partidaş, yoldaş kısaca her şey demek. Vatan demek tüm insani değerlerin, tüm canlıların kucaklanması demek. Birbirimizi sevelim, sayalım, saygı gösterelim.

Ne güzel söylemiş büyük Yûnus “Yaratılanı severiz yaratandan ötürü.”

Bir de Pir Sultan Abdal’a bakalım o ne söylemiş dost üzerine

Pir Sultan Abdalım Can Göye Almaz
Haktan Emir Olmasa ı Rahmet Yağmaz
Şu Ellerin Taşı Bana Hiç Değmez
İllede Dostun Bir Tek Gülü Yaralar Beni

Arkadaşça ve dostça kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yoksulluğun ve açlığın hüküm sürdüğü dünyamızda paylaşımın önemini çok güzel anlattınız. silahlara trilyon dolarlar harcanırken yılda 10 milyar dolarla aç kimsenin kalmayacağı güzelim dünyamızda, bizde birşeyler yapabilmenin dayanılmaz acısını taşıyorum. yazılarınızın devamını diliyorum

isa can 
 30.06.2006 16:53
 

Tülay Hn.mrb. Sizlerle tanışmak bana çok büyük onur vermişti. Fakat türkiyede benim bulumduğum konum itibariyle bir çok insanın başına gelebilecek olay karşısında gerek sizlerden gerekse içinde bulunduğum camiadan istemeyerek kopmuş oldum; Tülay hanım, mensup olduğunuz partinin politikasını ve sizlerin yazılı ve sözlü ifadelerinizi beğenerek okuyup takip ediyorum, özellikle siyaset içerikli yazılarınızı.Türkiyede yaşayan bir çok insanın düşüncelerini görsel basında dile getiriyorsunuz. oy trabzon gazetesinde ki yazılarınızı kaçırmadan okuyorum. Yazmış olduğunuz konunuzla alakalı bir kaç kelime ilave etmek istiyorum; BEN ŞAHSEN; Türkiyede rüşvetin,işsizliğin zengin-fakir arasındaki uçurumun,kadın-erkek eşitsizliğinin,torpilin sizinde değindiğiniz gibi ülkemizde; menfaat, çıkar ilişkileri olduğu sürece hiçbir şeyin değişeceğine İNANMIYORUM.!!! Toplumca topluyekün eskisi gibi olmamız bu kafalarla çok çok zooooor. BAŞARILARINIZIN DAİMİ OLSUN. ALLAH YARDINCIMIZ OLSUN

NESIM SAGLAM 
 30.06.2006 14:24
 

Hayatımın en büyük kazığını / kazıklarını çocukluğumdan beri beraber olduğum arkadaşlarımdan yedim, hem maddi hem manevi. "Arkadaşlık" ve "dostluk" para gündeme geldimi lafta kalıyor. İnsanın "Allah'tan başka" dostu yoktur. Vardır diyen daha o -unutamayacağı- kazığı / kazıkları yememiştir. Bunun tek çaresi var, o da şudur: "Arkadaşlık" ve "dostluk" karşılıklı olursa belki o zaman bir anlamı olur. Aksi taktirde "at çok terledi!!!"

Murat Yatağanbaba 
 30.06.2006 13:04
Cevap :
Her şeye rağmen dostluğa ve arkadaşlığa inanmak ve güvenmek zorundayız. Yalnızlık Allah'a mahsustur.Siz çok kırılmış, incinmiş olabilirsiniz ama yine de dostlara kapılarınızı kapatmamalısınız diye düşünüyorum.Dost, aralık bulduğu bir "dost" kapısından mutlaka içeri süzülecektir.Sevgiler  30.06.2006 14:08
 

Merhaba; Sen sana ne düşünürsen Ayruğa da onu düşün.Fikirlerinize katılıyor yazılarınızın devamını bekliyorum.İyi çalışmalar. Hasan Çakır.

Hasan Cakir 
 29.06.2006 18:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 420
Toplam yorum
: 521
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1109
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumlu. Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu. İstanbul'da, ortağı olduğu müşavirlik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster