Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '17

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
109
 

Kaplumbağa yaşamlar

Kaplumbağa  yaşamlar
 

İnternetten,


Baş işaretiyle durdurdu minübüsü, olağanın dışında  iyice yanaştı yolun kenarına şoför,

Gelen bir elinde iki dolu kadın kol çantası,diğer elinde minübüse yerleşmeye çalışırken üstüste gelen kimi düz, kimi yan dönmüş poşetler ayrıca bir de büyükçe bavulu çekiştirerek zar zor girdi. Büyükşehirlerde özellikle de İstanbul'da toplu taşıma araçlarında insani biçimde taşımak yerine, daha fazla yolcu alabilmek ön koşul olduğundan arkalı önlü orta yere açııp kapanır eklenen koltuklardan boş olan ters koltuğa oturdu, 

Poşetlerini koltuğun altına gelecek şekilde  yerleştirdi. Bavulu dik olarak bir eliyle de destekleyerek boşluk yanına aldı. Kol çantalarını da kucağına yerleştirdikten sonra gideceği yeri bilmediğini oraya gelince kendisine hatırlatması ricasında bulunarak ne kadar ödemesi gerektiğini sordu ve parasını ödedi, konuştuğunda net olarak anlaşıldı yabancı uyruklu olduğu yanındaki kadınla konuşurken ise daha önce bir hasta baktığını, o hasta öldükten sonra kendisine ihtiyaç kalmadığını ve yine hasta yakınlarının yardımıyla başka bir evde işe başlayacağı anlaşıldı.

Arkadan topladığı saçları, yorgun yüzü ve uykulu gözleriyle  minyon tipli esmer bir kadın dı. Daha öncelerden de komşularımda ve yakın çevremde benzer şekilde çalışan kadınları anımsadım. Biri iki çocukğu olan doktordu Moldvya'da hem "çok uzun mesai yapıyor hem de az para alıyoruz." diyordu. Maaşını ve dışarı çıkabildiğinde çocuklarına  aldığı hediyeleri de ekleyerek kayınvalidesine gönderiyordu, "Çocuklarını çok özlediğini söyleyince, neden kocan değil de sen geldin?" demiştim. Kadınlar daha kolay iş buluyor da ondan  demişti,  çok güçlüklere katlanıp da asla şikayet etmediğine şahitliğim vardır. Bir başkası bakmayı üstlendiği  hasta öldüğünde bizler onca zulümden sonra o gün o evi terkedeceğini düşünürken,  gelip "Sizin adetleriniz nasıldır. Şimdi neler yapacağım ..... için!" diye sorarak genel adetlere göre yedi gün daha kaldı. Tüm ikram ve hizmetini yaptıktan sonra ayrılıp bütün varlığını sırtında taşıyarak uzaklaşmıştı. Başka bir aileye doğru, kaplumbağa kadınlar diyorum, evleri ellerinde ya da sırtlarında, o ülkeden bu ülkeye, o evden başka bir eve, hasretliğin ve gurbetin doğurduğu çile yumağını sara sara yaşayıp gidiyorlar. Tanıdığım kadınların ortak özelliği çok eğitimli, Türkçe'yi kolay öğrenen ve ahlaki değerlerinin yüksek olmasıydı.

Tabi bütün bunları düşündükçe insan kıyaslamadan edemiyor.  Bizde eğitim ve ahlak yoksulu olanlar başta olmak üzere, her şey eksik, her şey kusurlu, kendi defolarımızı onarmak yerine başkasında kusur aramaya heba edilen zaman ve emeklere yön değiştirebilme gücümüz olsa keşke diyorum, özenti ve doyumsuzluğun açtığı yaraları kimseler kapatamıyor.  Elindeki ile yetinmek deyimi neredeyse unutuldu. Nereden nereye bir yolculuk da böyle geçti.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsan kendisi şahit olduğunda daha çok etkileniyor, yaşam böyle, bir anda ilginç kişilerle karşılaşıyoruz, sonra ya izliyoruz onları ya da sohbet ederek biraz da olsa bilgileniyoruz haklarında.. ve bazen de hayranlık duymaya başlıyoruz öncesinde hiç bir fikrimiz olmayan o kişiye. Yabancı diye gördüğümüz bir çok insan bizleri şaşırtabilir yaşamıyla yazınızda da anlattığınız gibi. Anlamlıydı satırlarınız, emeğinize sağlık Cemile Hanımcığım. Sevgilerimle.

Nermin Ayduran 
 26.05.2017 23:36
Cevap :
Evet Nermin hanımcığım, duymakla görmek, görmekle de tanımak çok farklı kavramlar tanıdıkça insanlara karşı tavırlarımız şekilleniyor. Tabi ki dünya hepimizin herkes istediği yerde yaşa(r)yabilmeli, zorunlu kalmak acı veriyor. Teşekkür ediyorum selam sevgilerimle  27.05.2017 0:51
 

:))) aynen dediğiniz gibi ve hatta fazlasıu var eksiği yok...özenti-haset-dedikodu-doyumsuzluk... hem de her yerde...günaydın...gözel bir gün olsun...*eyvallah... hem bu güzel yazı için hem de özellikle bende çağrışımları zengin bu başlık için*

Nedim ÜSTÜN 
 24.05.2017 6:09
Cevap :
Çok teşekkür ederim zahmetinize Nedim bey, siz ne şiirler çıkarırsınız bu konularda kim bilir? bana gelince kendimce sesli düşünüyor sizlerin katkısıyla güçleniyor hepimize güzel günler güzel yaşamlar düşsün diliyorum saygılarımla   26.05.2017 0:35
 

Hayat bu be öğretmenim... Emeği ile çalışan herkes başımın tacıdır... Bir de değişik yollardan geçinmeye çalışanları düşünürsek iş çok kötü... Bizde bir hırs kabarması var bu da bizi mutsuzluğa doğru yol aldırıyor... Oysa Buda diyor ki"Yaşam acıdan ibarettir... Bunun da sebebi aşırı hırs ve arzudur... Gemle hırsını ol daha mutlu... Hele sıfırla hırsını ol Nirvana gönüllüsü yaşa hayatı doya, doya..." Saygılarımla...

Halil Güven (Sökeli) 
 21.05.2017 20:52
Cevap :
Kesinlikle değerli Halil hocam, emeğin, alınterinin değeri hiç bir şekilde tartışılmaz, benim kast etmeye çalıştığım vatandaşın zorunlu olarak vatanndan uzakta ekmeğinin peşine düşmesidir. "Hırs kabarması" gözü doymazlığı ne güzel tanımladı, teşekkür ediyorum selam saygılarımla  23.05.2017 0:07
 

Antalya'da Moldovyalı ve Rus arkadaşlarımız var, eşleri Türk. İyi eğitlmliler, en az iki lisan biliyorlar, iş hayatında başarılılar ve çocuklarını mükemmel yetiştiriyorlar. Onların genetikleri farklı, mukayeseye girmemeliyiz. Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 17.05.2017 19:27
Cevap :
Zaten bu kişilik ve mesleki yeterlikte insanların çocuğundan vatanından zorunlu uzaklaşmalarına anlam bulmaya çalışıyorum Ata Kemal bey, Seçimlere diyecek bir şey yok bizde ise eften püften her şey huzursuzluk nedeni gel de mukayese etme,tabi genleri düşünmedim dilerim sahip olduklarının kıymetini bilsin herkes teşekkür ediyor saygılarımla selamlıyorum  20.05.2017 13:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 171
Toplam yorum
: 2367
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 262
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

Kendini bileli okur- yazar olarak devam eden lise mezunu iki çocuk annesi, önce  insanın sonra ha..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster