Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '17

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
177
 

Kaplumbağa yaşamlar

Kaplumbağa  yaşamlar
 

İnternetten,


Baş işaretiyle durdurdu minübüsü, olağanın dışında  iyice yanaştı yolun kenarına şoför,

Gelen bir elinde iki dolu kadın kol çantası,diğer elinde minübüse yerleşmeye çalışırken üstüste gelen kimi düz, kimi yan dönmüş poşetler ayrıca bir de büyükçe bavulu çekiştirerek zar zor girdi. Büyükşehirlerde özellikle de İstanbul'da toplu taşıma araçlarında insani biçimde taşımak yerine, daha fazla yolcu alabilmek ön koşul olduğundan arkalı önlü orta yere açııp kapanır eklenen koltuklardan boş olan ters koltuğa oturdu, 

Poşetlerini koltuğun altına gelecek şekilde  yerleştirdi. Bavulu dik olarak bir eliyle de destekleyerek boşluk yanına aldı. Kol çantalarını da kucağına yerleştirdikten sonra gideceği yeri bilmediğini oraya gelince kendisine hatırlatması ricasında bulunarak ne kadar ödemesi gerektiğini sordu ve parasını ödedi, konuştuğunda net olarak anlaşıldı yabancı uyruklu olduğu yanındaki kadınla konuşurken ise daha önce bir hasta baktığını, o hasta öldükten sonra kendisine ihtiyaç kalmadığını ve yine hasta yakınlarının yardımıyla başka bir evde işe başlayacağı anlaşıldı.

Arkadan topladığı saçları, yorgun yüzü ve uykulu gözleriyle  minyon tipli esmer bir kadın dı. Daha öncelerden de komşularımda ve yakın çevremde benzer şekilde çalışan kadınları anımsadım. Biri iki çocukğu olan doktordu Moldvya'da hem "çok uzun mesai yapıyor hem de az para alıyoruz." diyordu. Maaşını ve dışarı çıkabildiğinde çocuklarına  aldığı hediyeleri de ekleyerek kayınvalidesine gönderiyordu, "Çocuklarını çok özlediğini söyleyince, neden kocan değil de sen geldin?" demiştim. Kadınlar daha kolay iş buluyor da ondan  demişti,  çok güçlüklere katlanıp da asla şikayet etmediğine şahitliğim vardır. Bir başkası bakmayı üstlendiği  hasta öldüğünde bizler onca zulümden sonra o gün o evi terkedeceğini düşünürken,  gelip "Sizin adetleriniz nasıldır. Şimdi neler yapacağım ..... için!" diye sorarak genel adetlere göre yedi gün daha kaldı. Tüm ikram ve hizmetini yaptıktan sonra ayrılıp bütün varlığını sırtında taşıyarak uzaklaşmıştı. Başka bir aileye doğru, kaplumbağa kadınlar diyorum, evleri ellerinde ya da sırtlarında, o ülkeden bu ülkeye, o evden başka bir eve, hasretliğin ve gurbetin doğurduğu çile yumağını sara sara yaşayıp gidiyorlar. Tanıdığım kadınların ortak özelliği çok eğitimli, Türkçe'yi kolay öğrenen ve ahlaki değerlerinin yüksek olmasıydı.

Tabi bütün bunları düşündükçe insan kıyaslamadan edemiyor.  Bizde eğitim ve ahlak yoksulu olanlar başta olmak üzere, her şey eksik, her şey kusurlu, kendi defolarımızı onarmak yerine başkasında kusur aramaya heba edilen zaman ve emeklere yön değiştirebilme gücümüz olsa keşke diyorum, özenti ve doyumsuzluğun açtığı yaraları kimseler kapatamıyor.  Elindeki ile yetinmek deyimi neredeyse unutuldu. Nereden nereye bir yolculuk da böyle geçti.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Cemile hanım, kadınlarını yaşamını tanımlama adına başlık müthiş, yazı ile başlık arasında muhteşem bir korelasyon kurulmuş ve çok önemli bir sosyal gereçekliğe dem vurmuşsununuz bilincinize sağlık, teşekkür ederim selam ve saygılar.

Nizamettin BİBER 
 07.07.2017 8:46
Cevap :
Teşekkür ediyorum zahmetinize Nizamettin bey, gerçekten yakından tanık olduğum ve etkilendiğim bir konu, duyarsız kalamadım. Saygılarımla selamlıyorum  13.07.2017 0:58
 

Kıbrıs'ta da durum aynı. Hatta hastanelerde hastabakıcı yerine aileler parayla dış ülkeden gelen kadınlar bakıyor.Hastane hizmet vermiyor. HastA bakıcı eksikliği var diyor. Adadan sevgiler

Göksel47 
 04.07.2017 9:38
Cevap :
Doğru söylüyorsunuz Göksel hanımcığım, sorumluluk anlayışı kalmadı dışardan gelenler çaresiz her işi yapabiliyor.Teşekkür ediyor yaşadığı durum ve yerde herkese kolaylık mutluluk diliyorum güzel Adamıza ve size sevgiler selamlar gönderiyorum  06.07.2017 14:36
 

Kadınlar, dünyanın bir çok yerinde aynı durumdalar; bütün yük sırtlarında.. Selamlar sevgiler Cemile Hanım.

Nurbanu 
 28.06.2017 10:40
Cevap :
Kadınlar olmasa dünya ne halde olur du? merak ediyorum. Emeği ve aklı kadın veriyor ödülü çoğunlukla erkek alıyor. Teşekkür ediyorum zahmetinize Nurbanu hanımcığım, selam sevgilerimle  28.06.2017 23:53
 

Eskimiş yüzyılların genetik aktarımları yüzünden çoğumuzun bedensel ve ruhsal hastalıkları var.İnsan aklının acılarını dindirmek için insan benliğini onaracak ve güçlendirecek eğitimlere ağırlık verilmelidir.İskandinav ülkeleri bu uğraşı içindedir.Toplumu bilgisizleştiren yönetimleri iktidara taşıma gafletinden kurtulmalı insanlığın Ortadoğu kafası...Elinize sağlık Cemine hanım.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 26.06.2017 18:17
Cevap :
"İnsan aklının acılarını dindirmek için insan benliğini onaracak ve güçlendirecek eğitimlere ağırlık verilmelidir." kesinlikle eğitim hayatın her alanında tek kural Abbas bey, teşekkür ediyorum değerli katkınıza selam saygılarımla  28.06.2017 23:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 174
Toplam yorum
: 2399
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 265
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

Söyleyeceği  az, dinleyeceği çok, okumanın hayatın en çetin düğümlerini çözeceğine inanan, deryad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster