Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1204
 

Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir ayıbı (Der Spiegel'e verdiği röportaj)

Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir ayıbı (Der Spiegel'e verdiği röportaj)
 

Giriş

Bilenler bilir bir şekilde yurtdışına çıkmış ve orada kalmak için çırpınanların yaptıkları en kolay yöntem mülteci statüsü kazanmaya yönelik gittikleri ülkenin resmi makamlarına başvurmaktır. İddiaları aşağı yukarı şu cümleyle özetlenebilir: "Efendim Türkiye'de büyük baskı görüyorum." Yani Türkiye'yi olabidiğince kötülemek. Oysa ası mesele orada kalabilmektir...

Kemal Kılıçdaroğlu ve Avrupa Seyahati

Biliyorsunuz Kılıçdaroğlu Ağustos 2010'un son günlerinde Avrupa'da idi. Bir dizi görüşmelerde bulundu Avrupalı siyasetçilerle. Bir arada Der Spiegel dergisinin sorularına cevap verdi. Ama ne cevaplar! Sanki Türkiye'de bir siyasi partinin başkanı değil de yurtdışında kalmak için çırpınan biri gibiydi Kılıçdaroğlu. Aslında cümlelerinde yeni olan hiçbir şey yok. Genelbaşkan olduğundan beri Türkiye'de söylediklerinin benzerleri. Bay eleştirmen... Vur AKP'ye!

Derginin sorularına verdiği cevapları şöyle özetleyebilirim: "Türkiye'de büyük bir baskı var. AKP devleti ele giçirmek istiyor. AKP kendi dünya görüşüne uymayan insanlara büyük baskı yapıyor. AKP'nin sosya politikası İslamidir, tıpkı Kur'an'da yazdığı gibi.(Köktendinci kavramına atıf yapmaya gayret gösteriyor aklı sıra.) Şu anki cumhurbaşkanı AKP'lidir. Onun için de anayasa değişikliklerine "hayır" diyoruz. (Oysa kendisi diyemedi bile) Askeri darbe istemediğimiz gibi sivil darbede istemiyoruz..."

Elbette Spiegel muhabirinin Kılıçdaroğlu'nu köşeye sıkıştıran soruları da vardı:

Der Spiegel: - AKP'nin 2003'te iktidara geldiğinden beri Türkiye ekonomisi yaklaşık %40 oranında büyüdü. Ülkenizin dış politikadaki ağırlığı arttı.

Kılıçdaroğlu: - Erdoğan hükümetinden önceki hükümetin reformlardan...

Der Spiegel: - CHP sosyalist enternasyonelden çıkarılma tehdidi altında. Ayrıca Alman Sosyal Demokrat Parti AKP'yi tercih ediyor çünkü sizin partinizi milliyetçi parti olarak görüyor.

Kılıçdaroğlu: - Gelecek hafta Berlin'e gideceğim Steinmeier ve Gabriel'le buluşmaya...

Der Spiegel- Bay Steinmeier'e "Biz asla miliyetçi değiliz, aksine sosyal demokrat bir partisiyiz." de diyecek misiniz?

Kılıçdaroğu: - Evet.

Belki de tek doğru cevabı aşağıdaki diyalogdaki idi. Zaten tersini istese de söyleyemezdi. CHP'nin şahinleri anında harekete geçerdi. Ama oradaki bir cümle de (üzgünüm) çok garipti.

Der Spiegel: - Günün birinde yasaklı Kürt İşçi Partisi PKK ile bir masada bir araya gelebilir misiniz?

Kılıçdaroğlu: - Hayır. Üzgünüm. (Cümlenin Almancası aynen şöyle: - Nein, tut mir leid) Onlar terörist. Yapıcı çözüm istemiyorlar. Bunu biz de biliyoruz PKK da biliyor.

Son söz: Bence gereksiz bir röportaj. AKP elbette bir parti ama aynı zamanda Türkiye'yi temsil ediyor. Bir yerlere şikayet etmenin anlamı ne olabilir ki... Üstelik de bir dergiye. Ayrıca Batı, Türkiye'deki gazeteci aracılığıyla Türkiye ile ilgili bilgileri sıcağı sıcağına alıyor zaten. İspatı aşağıdaki diyalogda:

Der Spiegel: - Hürriyet gazetesi sizi öğrenci hareketinin çocuğu olarak tanımlıyor.

Kılıçdaroğlu: - Bununla benim bir problemim yok. 68'liyim ben. Bununla da gurur duyuyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 307
Toplam yorum
: 167
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 814
Kayıt tarihi
: 13.06.10
 
 

1959 Van doğumluyum. Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Edebiyat ve tarih merak alanlarım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster