Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '17

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
54
 

Kış Dinlenceleri

Kış Dinlenceleri
 

Kış gelmeden önce ulak olarak deli bir rüzgâr eserdi. Peşinden keskin soğuklar. Ahşap pencere kasalarındaki incecik camların kenarlarından, köşelerinden sızacak soğuklara karşı önlem olarak sarı matematik defterlerinden atıl durumda olan sayfalarından beşer santim eninde kesilir, bir tabağın içine hazırlanan hamur sürülerek yapıştırılırdı. Sobada gürül, gürül yanan yağlı çamların, sedir ağaçlarının taze kırılmış odunların kokusu eşliğinde odaya güzel doğal bir koku yayılırdı. Yaşlanan evin büyükleri uzanıp başucundaki Kara Davut kitabının Osmanlıca yazılmış hikâyelerini okurdu. Dışarıdan kim hareketlense açık hava sineması gibi seyrederlerdi. Kâh omuzlarında iki kovanın asılı olduğu evin genç kızları çeşmeye su almaya gelir, Kâh işini erken bitiren evin erkekleri uzun kaşe paltosunu omzuna attığı gibi yaldır, yaldır ayağında parlayan cızlavet ayakkabıları ile karda kaymadan itinalı bir şekilde basarak Rıfat’ın dükkânına doğru giderlerdi.

Maksat öğle ezanına kadar muhabbet etmek ve sosyalleşmek için. Orada konuşulan konular; stoklanıp fiyatı yükselecek barbunya fasulye, doğum yapacak ineklerin durumları, yem stokları gibi konular konuşulurdu. Hele kış gününde güneşli bir gün olursa buz tutmuş karların üzeri gün boyu eriyip akşama doğru hızla soğuması sırasında yufka ekmeği gibi tabakalaşan buz parçaları, evlerin bacalarından yükselen dumanlar, her evde kaç soba yakıldığı bile hesaplanırdı.

Bir de akşam yemeğinden sonra uzun kış gecelerinde misafirliğe gidilip, sobanın üzerinde mis gibi ısıtılan tarhana, Tavşankanı gibi demli kaçak çayları, kuzine sobanın fırınına atılan patates közlemeleri de olunca, arada bir süsleme sanatını icra eden usta hikâye anlatımları ile ballı muhabbetler ancak gece yarılanırdı.

Okumak için can atan bizler okuyacak kitap bile bulamazdık. Bizden büyüklerin aldığı küçüklere miras gibi devredilen Büyük Atlastan Türkiye’yi bırak, Dünyanın fiziki ve siyasi haritasını hatmederdik. O da yetmez ülkelerin bayrakları ve milliyetlerini ezberlerdik. Türkiye’de kaç il olduğu, illerin kazaları ve büyük nahiyeleri bile öğrenirdik. Bu günkü gibi google earth olacaktı ki anasını satayım, tüm Dünya’nın enlem ve boylamı ile koordinatlarını bile ezberlerdik.

Ne olurdu ki sanki köyde büyükçe bir kütüphane olsaydı da raflar dolusu kitapları okuyarak büyüseydik. Dimağımız ve algımız aydınlansaydı. Bu kadar hızlı gelişen Global Dünya düzeninde bize layık yerde yerimizi alsaydık. Nerede o yoğurdun bolluğu. Bunları ancak rüyamızda görür eğer anlatırsak azar bile işitirdik. Kafalarınızı böyle şeytani işlere yormayın. Hadi Ali topu at, Bak Ali bak, Ali koş. Koş Ali koş fişlerini bir sayfa kurşun kalemle yazar, zikzaklı çizgilerle sayfaları doldururduk.

İlerleyen yaşımızda kitap denizine düştük fakat ne çare. Okumağa gözler dayanmıyor, hafıza kartı eskidi, öğrendiğini uygulama alanı kalmadı. O güzelim kitaplar şimdi raflarda okuyucu arayıp dururlar. Ekranlarda ‘’sanal sosyal âlemin çocukları’’ hiç itibar etmiyorlar. Ne kadar değişken bir gezegende yaşıyoruz.

Varsın öyle olsun, benim pencereme konan kumrunun sıcak samimiyeti, raflarımdan bana gelen kitapların sıcaklığı bu soğuk kış günümü yine ışıtmaya devam ediyor, gaz lambalı kış günlerine inat. Arada bir kesilen elektriklere rağmen imdadıma yetişen LED lamba ile yine mücadelem sürüyor. Önemli olan günün şartlarına göre kendini güncellemek. Eskiden olduğu gibi Gâvur icadı diye korkulan, ürkütülen hurafeleri artık mantık süzgeci ile süzerek analiz etmek. Asırlık yazarların ‘’50 Muhteşem Kısa Hikâyesini ‘’ ancak şimdi okuyabiliyorum. Hayat her yaşta güzel…… Güzelliklerle dolu kış tadında yaşam diliyorum kalın sağlıcakla. 11.01.2017 Adil Bozkurt

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 94
Kayıt tarihi
: 10.11.17
 
 

1978/79 İskenderun Ticaret Lisesini mezunuyum. İşçi emeklisiyim. Felsefem hayatın tadını çıkartar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster