Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1819
 

Kösem Sultan ve Hürrem Sultan Ninemiz mi...

Kösem Sultan ve Hürrem Sultan Ninemiz mi...
 

Osmanlı torunuyuz derken övünme payı çıkaranlarımız çoktur...Haklıdırlar...

Ninelerimizin ,ebelerimizin aslını,cinsini,cibilliyetini araştırmaya gerek yok..

Geçmişe doğru zaman tüneli roketimizi geri vitesine takarsak çoğumuzun saraylardan,eyaletlerdeki tekkelere kadar uzanıp soy ve boy ağaçlarının kökünü kazırsak eğer,akraba çıkacağımız bir gerçek...

Mevlanadan,Yunus Emreye,Fuzuliden,İbn-i Sinaya kadar...Osman Beyden ,Selçuk Sultanlarına dek...Çoğumuz akrabayız..

Benim ailem saraydan gelir...Ben asil aileyim diyenler az mı...

Ukraynalı,Roksana...Yani: Hürrem Sultan Ninesi...

Bosnalı Anastasya...Yani :Kösem Sultan Ebesi...İşte ne kadar güzel...

Etle tırnak gibiyiz...

Osmanoğulları Avrupaya sürgüne gitmiş...Ya geride kalan milyonlar şimdi içimizde değil mi...Tabiki yan yanayız hepimiz...

Bir bayrak altında asırlarca birlikte muhteşem bir dayanışma...

Yakışıklıyızdır aynı zamanda...Hep birbirimize benzeriz...Yağız mı yağız...

Dedelerimiz,dedelerimizin dedeleri...Hepsi de aslanlar gibi...Yakışıklı,güçlü ,kuvvetliymiş......

Atalarımızın kıymetini bilelim…Dünyanın en fıstıki ülkesi bizimki…

Dışarıdan,içerden vuran vurana…Ama maazallah deprem dışında bizi hiçbir şey ırgalamaz…

Benim güzel ülkemde, bolluk bereket vardır. Kıymetini bilene…

Çok güzel hasletlerimiz var...Hollandalının dört tane mandalinaya 10 Avro verdiğini biliyormuydunuz...

Bizde 10 Avroya, 4 kasa mandalina alırsınız...

Kapalı Pazar yerimizde sebze-meyve alış verişine bayılırım…

Menemen portakalı…Dalından yeni kopmuş EmirAlem mandalinaları…Baklava gibi…

Yeşillik gırla… Cennette sanarsınız kendinizi…Her tarafınız yemyeşil…Hem da kış günü…

Maydanoz, roka,ıspanak,lahana,kereviz,pırasa,tere,havuç,turp,karnabahar,brokoli…

Enginar…Arapsaçı, ısırgan otu, nane,dere otu,taze soğan,marul,kıvırcık,kara lahana…

Ve yüzlerce çeşit…Birbirimizi yemeye ne gerek…Pazarlar baklava,börek…

Yok böyle güzel memleket… Arabamın bagajı tıka basa dolar eve döneriz…

Yahu bir haftaya kalmaz tüketiriz…Ben bir yamyam kabilesinden de gelmiyorum…

Hay maşallah bize yahu…

Hele bir de sayım ,seçim günlerinin arifesinde görün siz alışveriş paniğini…

Ucuzluk yapan,fiatları tabana vuran fıttırmış hipermarketçiler daha da azdırır bizleri…

Türk insanını, ''yorgansız yatarım, erzaksız yatmam" der...

Avrupa`da bir markete girerseniz, ekmeğin savaş dönemindeki gibi karne ile verildiğini sanırsınız...

Para ödemek için kasaya gelen İsviçre'li teyzenin , sepetine bir adet domates, bir şişe soda, bir adet portakal koyduğunu görürsünüz. O akşam yemeğinde neye ihtiyacı varsa, onu almıştır. Küçük bir poşete doldurur, yürüyerek gider...

Türkiye`de bir markete girerseniz, ekmeğin bedava verildiğini sanırsınız... Para ödemek için kasaya gelen Ayşe Teyze 'nin devasa market arabasına, 4 kilo domates, 2 koli kola, 8 paket bulgur, 3 kilo şeker, 8 kilo deterjan, 2 kilo un, 4 kangal sucuk, 2 kilo kıyma, vesaire yüklediğini görürsünüz...

14 poşeti doldurur, market arabasına yükleyerek, otomobilinin bagajına taşır.

Zannedersiniz ki yarın 3. Dünya Savaşı var ...Ayşe Hanım savaş stoku yapmaktadır.

Avrupalı kadının ülkesinde yıllık ortalama gelir 25 bin dolar, Ayşe Teyze 'nin ülkesinde yıllık ortalama gelir 2 bin dolardır...

İşte bu yaman çelişkiyi keşfeden zekâ ise, ecnebi kökenli hiper,süper ve gross marketlerimizdir.

Batan geminin malları..Yarı fiatına…haydaaa…

Bir hiper marketin, 3 bin 500 araçlık otoparkı var. Bu otopark gün içinde en az 10 defa dolup dolup boşalıyor. Yani günde 35 bin otomobil. Bu da 35 bin bagaj demek.

Sabah saat 10.00 da açılıyor. Saat 10.00' a 1 dakika kala manzara aynen şu:'' kapılar kapalı. Kapıların önünde devasa market arabalarıyla bekleyen yüzlerce insan.''

Müşteriden çok Formula 1 yarışçısına benziyorlar. Yüzler gergin. Herkes yanındakini kolluyor. 1 dakika sonra kapı açılacak içeriye akın başlayacak.

Sanki ilk girene madalya veriyorlar. Veee ipi göğüsle eylemi başlar ...

Market,akşam saat 22.00 de kapanıyor. “lütfen boşaltın " anonsuna rağmen insanlar hiç oralı olmuyor.

Kulaklar tıkanıp, arabalarını doldurmaya devam ediyorlar.

"Defolun deseler" ...''Defolu mallar hangi reyonda kardeş !.." diye soracaklar.

Bir Hiper Marketimizde, bir ayda bir milyon adet yumurta satılıyor.

Allah tavuklara sabır versin.


Bir ayda 100 bin kilo et. 400 inek ya da 3 bin 400 koyun demek. Kes kes bitmez. Bir ayda 1 milyon 200 bin kilo deterjan satılıyor. Peki bir ayda satılan tuvalet kağıdı ne kadar ?..

Dümmm !...Tekkk !..

Sıkı durun 800 bin rulo.

Her rulo 100 metre olduğuna göre, 80 milyon metre tuvalet kağıdı eder. Ekvator çizgisi üzerinden sarmayı denesek bu kadar tuvalet kağıdıyla dünyayı iki kere dönüyoruz.

Beynini silmek için hiç kitap okumayan Türk Milletinin poposunu silmek için kırdığı rekoru görüyor musunuz ?..

Bu hiper,süper,ve de gros markette müşteriler her ay yaklaşık 2.5 milyon adet naylon poşet ile çıkıyor.

Ayda 2.5 milyon, yılda 30 milyon adet naylon poşet.

Poşetin içindekiler tüketiliyor ama poşet tüketilmiyor. Hem de sınırsız...

........
Düm tek !..

Teğet geçiyoruz teğet...Hemi de hamdolsun;şükürler olsun !..

Anlamadıııımmm !..Kriz mi var dediniz !..

65 bin kişiyle geçtik Konstantinopolis marketlerinden...

Kösem Sultan ninemiz,Hürrem Sultan Ebemiz de bolluk içinde yaşamışlar...Severiz bolluğu...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu minik hatasını utana sıkıla Mesut Bey'e özel mesajla bildirmiştim. Kıvrandım durdum ''mesajı gönder'' butonuna basmadan önce. Hatasını söylemek ayıp mı olur acaba diye.. O ise, sesszice beni yanıtlayacağına, hatasını iri puntolarla, burda herkese duyurdu. Hem de duyurusuna bir de özür ekleyerek. Ne onurlu bir davranış. Saygıyla eğiliyorum karşınızda Hocam. (Heey BÖYÜKBAŞLAR, örnek alın kendinize Mesut Selek'i de; özür dilemenin bir yerinizi eksiltmeyeceğini görün. Peh!)

Behram Su 
 24.01.2011 10:57
Cevap :
Behram Bey,merhaba...Hatasız kul olmaz...Beşer,şaşar demişler...Kırk yıl eğitim kurumlarında okuttuğum Namık Kemali dalgınlıkla Ziya Paşa ile karıştırmak ve bu konuda bir dosttan nazikçe,asilce hatırlatılarak uyarılmak ne güzel...Hoşgörünün engin sularında yüzecek toplulukları kurabilmek dileğiyle ben teşekkür eder sevgilerimi ,selamlarımı iletirim.  24.01.2011 12:38
 

Namık Kemale ait meşhur Hürriyet Kasidesinin,birinci beytini ,Behram Beyin yorumuna yanıt yazarken örnek olarak yerleştirmiştim.Tarafımdan yanlışlıkla Ziya Paşaya ait olarak belirttiğim beyit için ,bana hatayı anımsatan Behram Beye teşekkürlerimle...okurlarımdan özür diler,düzeltirim.

Mesut Selek 
 22.01.2011 13:09
 

Sene 1978, yer Malatya. Annemin sesi: ''Oğlum, hadi memet bakkala git de, üç yumurta, bir somun ekmek, yarım paket sana yağ al. 100 gr da rize çayı. Ha, bir de memet amcana söyle bir bardak ayçekirdeği versin. Akşama Dallas var televizyonda. Seyrederken çitleriz. Hesaba yazsın haaa!!''.. Bu yukardaki konuşmayı şimdiki gençlere anlatsanız şaka yaptığınızı sanırlar. Ama şaka değil. İyi ki de değil. Sene 2011 dün akşam, yer Mikroz. Kasiyer: ''Zırt kartınız var mıydı beyfendi?... Almak ister misiniz?...peki siz bilirsiniz... dıt, dıt, dıt, dıt. yalnız dörtyüzseksenbeşliraonkuruş efendim. Birikmiş ponuslarınızdan alayım mı?... Yine bekleriz. Kasa kapandı hanfendi. Lütfen 95 nolu kasaya gidiniz.''...Teşekkürler ederim bu önemli konuya değindiğiniz için Mesut Beyciğim.

Behram Su 
 21.01.2011 9:33
Cevap :
***Görüp ahkam-ı asrı münharif...Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükümetten...***demiş Ziya Paşa...Merkep aynı olduktan sonra ;semer altından olmuş farketmez...Değişime değil de sömürülmeye alışmış güruhların çobanı değişir...Kavalın melodisi aynı kalır...Çok şükür bizim insanımız,uygar ve çağdaştır...Biraz fazla yemeye alışmışız...Eehhh o kadar kusur,kadı kızında da olur canım...Selam ve sevgiyle...  21.01.2011 16:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1655
Toplam yorum
: 8836
Toplam mesaj
: 552
Ort. okunma sayısı
: 983
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster