Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
284
 

Kutlu Doğum Haftası yerine "Siret Haftası" uygun olacaktır.

Kutlu Doğum Haftası yerine "Siret Haftası" uygun olacaktır.
 

internetten alınmıştır


Diyanet İşleri Başkanı Prof. Mehmet Görmez, son zamanlarda Kutlu Doğum Haftası üzerine yapılan tartışmalara açıklık getirmek üzere bir açıklama yapmış...

Buna göre Diyanet İşleri Başkanı, Kutlu Doğum etkinliklerinin devam etmesini ancak gerek ismine gerekse bazı etkinliklere çekidüzen verilmesini istemiş... Konuşmanın bir bölümü şöyle:

"... bu topraklarda bin yıldır vecd ile kutlanan Mevlit Kandili programları zenginleştirilerek sürdürülmeli, Kutlu Doğum Haftası ise onun sünneti, sireti, yüksek ahlakı ve evrensel mesajının ilmi etkinliklerle anlatıldığı bir Siret Haftası'na dönüştürülerek şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da 14-20 Nisan tarihleri arasında icrasına devam edilmelidir"

Evet, bu açıklamalar yerinde açıklamalardır... FETÖ'nün icadı olduğu söylenerek Kutlu Doğum haftasından vazgeçmek ancak İslamı Hristiyanlaştırmak isteyen bu yapıların amacına hizmet eder.

Ne var ki, Kutlu Doğum ifadesinin, Hristiyan literatürünü çağrıştırdığı için içimize sinmediği de bir vakıadır... İslam böyle taklitçi yaklaşımlardan haz etmez...

Bu bakımdan Diyanet İşleri Başkanı Sayın Görmez'in bu yeni yaklaşımı yerindedir... Kutlu Doğum ismini "Siret Haftası" yaparak Allahın rahmetine vesile olan son Peygamberini tanıtıcı çalışmalar sürdürülmelidir...

Siret, Peygamberimizin hayatını ve hatırasını ifade eden bir kelimedir ve İslamın kendi literatüründen gelmedir... Bu bakımdan taklitçi "Kutlu Doğum Haftası" yerine "Siret Haftası" uygun bir isim olacaktır.

Ayrıca, yine Hristiyanlara özenerek ortaya konan ve İslamın özüne uygun düşmeyen bir takım etkinlik biçimleri de ıslah edilerek kendi geleneğimize uygun çalışmalar yapılmalıdır.

Şurası kesindir ki, Peygamberini tanımayan bir nesil hakkıyla Müslüman olamaz... Hakkıyla Müslüman olmayan bir nesil kendi bağımsızlığını ve özgürlüğünü koruyamaz...

Bizi bu ülkede ve bu coğrafyada yaşatacak olan en büyük güç dinimizdir... Eğer, nesillerimizden din duygusu ve din bilinci alınırsa geriye onun bunun oyuncağı bir "insan güruhu" kalır ki onların da kendileri dahil kimseye faydaları olmaz.

Rabbimizin: "Biz seni ancak Alemlere rahmet olarak gönderdik" dediği peygamberimizi tanımak, tanıtmak ve onun yolundan gitmek ne büyük şereftir... Bize bu şerefi bahşeden Rabbimize sonsuz hamd ü senalar olsun!

Allah bizi onun yolundan ayırmasın...Amin!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tekrar merhaba.Yorum penceresi açılınca yazı okunamıyor. Yazınızın özündeki mesaja hemen cevap yazmak adına;son paragrafdaki ayeti yanlış anımsayarak bir yanlışlık yaptım.Yorumu gönderdikten sonra fark ettim ama iş işten geçmişti."Alemleri senin için yarattım" şeklinde bir söylemi ayet olarak aldığınızı anımsadım yazarken.Oradaki hatamı kabul ediyorum.Ben haftanın belirli bir günü, belirli sayıda ayetin mealini hiç aksatmadan okurum.Tamam okudum bitti diyerek bir köşeye koymadım kitabımızı. Yaradan'ın Kur'an'da buyurduğu gibi "anlayarak" Y.Nuri Hoca'mızın da "herkes nasibi kadar"düsturuna uyarak "anlayabildiğim" kadar okurum.Bir yerde ilgili bir şey duyunca hemen açar bakar,çeşitli kaynakları araştırırım.Sağlığım ve ömrüm izin verdiği sürece,bu en güzel ibadeti yerine getirmeye çalışacağım Allah'ın izniyle.Bu,11.kez olur, 21. olur Ali Bey.Din ile gelenek karışınca işler de karışıyor.İslam evrensel ise diğerlerinde bu kutlama neden yapılmıyor. Bunda da Yahudi parmağı seziliyor, selamlar

Nur Eşmeli 
 23.05.2017 11:00
Cevap :
İyi niyetinizdene eminim Nur hanım...Ne var ki, her Kuran meali yazan iyi niyetli olmayabilir...Son yıllarda Peygamberi öteleyen, peygambersiz bir din anlayışı dayatılmaya çalışıldı...Bunun gerçek hedefi aslında dinin içini boşaltmaktır...Peygamberin kılavuzluğunu yapmadığı bir din olmaz...Elbette Kuran esastır; ancak o Kuran o insana indirilmiş bir kitaptır ve onu en iyi anlayan anlatan odur...Kuranın çok yerinde Allaha itaaten sonra Peygambere itaatten söz edilir...Şunu unutmayalım: Peygamberini unutan bir din, din olmaktan çıkar...Hristiyanlar bunu peygamberlerini tanrılaştırarak yaptılar, böylece dinleri insani hayattan koptu...Eğer, Müslümanlar da peygamberlerini bir şekilde aradan çıkarırlarsa, geride dünyevi hayatı ilgilendirmeyen afaki bir din kalır ki bu İslam olmaz...Ben size değişik kaynakları da okumanızı öneririm acizane..Selamlarımla  23.05.2017 14:41
 

Ali Bey merhaba. İzninizle sondan başlayayım :)Son paragrafta Rabb'imizin Peygamber'imize söylediği çeşitli platformlarda iddia edilen o sözü,on kez Kur'an mealini okuyan biri olarak, Kur'an'da neden göremedim acaba?Allah'ın sözü ise Kuran'da olması gerekmez mi?Dine sonradan sokuşturulan ritüellerin bid'at olduğu İlahiyat mezunu bir çok hocamız tarafından çeşitli vesilelerle söyleniyor.Buna kandiller de dahil.Kuran'da sadece Kadir gecesi anılıyor.Görmez'in kendisi de demiş bakın "bin yıldır" diye.Peygamber'imizden bu yana bindörtyüz yıl geçti.Allah'ın elçisinin yapmadığı bir uygulamayı yaparak aslında sevap değil günah kazanılıyor.Bence tabii..."Ne olacak canım,o vesile ile Allah'ı anıyoruz,peygamberi tanıtıyoruz" demek herkesin kendi aklına göre dine bir şeyler eklemesi anlamına gelir ki bunun sakıncalarını her vicdan sahibi bilir.Bir insanın iki doğumu olabilir mi. Hicriye göre ayrı,miladiyeye göre ayrı.İncelediniz mi bilmiyorum hiçbir İslam ülkesinde kutlu doğum yok...Saygılar...

Nur Eşmeli 
 19.05.2017 19:52
Cevap :
Nur Hanım, Enbiya107: "Vema erselnake illa rahmetenlilalemin"...Söz konusu ayet buradadır...Ben on birinci defa Kuran meali okumanızı tavsiye edeceğim...Ayrıca, benim bu yazıdaki önerim de Mevlid geleneğinin sürdürülmesidir..Bunun Peygamberimiz döneminde yapılmıyor olmasının bir önemi yok..O zaman zaten Peygamberimiz de onun sevgisi de capcanlı yaşıyordu...Biz, Mevlidler aracılığıyla bu sevgiyi ve bağlılığı bugün de yaşatılım.FETÖ'nün bunu saptırması yada içeriğini değiştirmek istemesi varidse ben de buna karşı yazdım zaten...Ama, neden çocuklarımıza Peygamberini daha iyi tanıma fırsatı vermeyelim, bunun sakıncası nedir?..Üstelik bu dini bir zorunluluk olarak değil, gönüllü bir etkinlik olarak yapılacak...Kimsenin dine olmayan bir şey kattığı yok...Tekraren söyleyim ki, bunun kutlu doğum gibi hristiyanvari bir yaklaşımla kutlanmasına ben de karşıyım ve herhalde yazımdan da bu anlaşılmıştır...Siret haftası ise tamamen Peygamberimizi onun mücadelesini anlatan hafta olacak..Selamlarımla  22.05.2017 15:11
 

yanlış. hicri takvime uygun olarak düzenlenmeliydi. Mevlid kandilinden bir hafta önce başlamalı, kandille sonlanmalıydı.

Ahmet Balcı 
 18.05.2017 22:37
Cevap :
Takvimin arkasında bir FETÖ artniyeti olduğu sonradan anlaşıldı..Doğrusu bunun Mevlit Kandili geleneğinin devamı olmasıydı, evet...Selamlarımla  19.05.2017 15:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1657
Toplam yorum
: 3947
Toplam mesaj
: 220
Ort. okunma sayısı
: 728
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster