Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '17

 
Kategori
Komşuluk
Okunma Sayısı
75
 

Lahmacun Tabağı

Geçenlerde söylemesi ayıp lahmacun yaptırdık. Sizin orada ne derler, etli ekmek ya da etli pide işte. Buralarda özellikle uyarmasan lahmacunların ekmeğini fazla koyarlar. Ta ki daha fazla olsun da daha fazla ekmek parası alsın fırıncı. Her defasında ekmeği ince ve küçük yapmalarını söylemek zorundasınız. Her neyse mevzu bu değil.

Birkaç gün önce fırından ekmek almaya gittiğimde, vatandaşın biri lahmacun yaptırmıştı. Çok açtım ay sonu idi ve gün boyu nerdeyse hiç bir şey yememiştim ve lahmacunu çok severdim. Gerçekten canım çekti ve ikram etse geri çevirmezdim. Onun kimsenin açlığını göz hakkını sormadan o güzelim çıtır çıtır lahmacunları alıp götürmesi karşısında yapılabilecek bir şey yoktu. O an aklıma şu geldi ve kendi kendime sordum: “Zaten sen de aynısını yapmıyor musun?” yaptığım bu iş, bana yapılmasını istemediğin bir şey. Öyleyse beklenti içinde olmam anlamsız değil mi? İnsan ihtiyaç duymadıkça karşıdakini anlayamıyormuş belli. Hayatın muhtaç oluş yönünde bizleri evirip çevirmesinin asıl nedeni bu olmasın… Cuma günü bol baharatlı güzel bir lahmacun içi hazırlattım hanıma. Fırına verdim ve akşama doğru 18.00 sularında hazır olur, gel al dediler.

Rızaiye mahallesinde bu Şık sokağın en güzel esnafıydı bu fırıncı. Elazığ Devlet Hastanesinin arka tarafındaki bahçede vakit geçirmeyi çok seviyordum. Ağaçlık bir yerdi ve huzur doluydu. Özcan ağabeyden çayımı istedim, kimse beni anlamasa da ot böcekten mutluluğuma neden olan bu yeri yadırgasa da, alay etse de yine vazgeçmiyordum. Düşüncelerim tefekkür boyutunda idi. Bin sene nafile ibadetten daha efdal olan o tefekkür. Komşu hakkı, sosyal hayat, maneviyat ve mahlûkat gözlerimin önünde ve beynimde apayrı lambalardı ve hepsi de farklı renkteydiler. Peygamberin “Allah’ını seven ya hayır konuşsun ya da sussun!”, ”Kendine yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma”, “Sizin en hayırlınız insanlara en faydalı olanınızdır” ve atalarımızın “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” sözlerinin ördüğü bir hayatı ve yaşam modelini anlamaya çalıştım. “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” derken peygamberin, ibadetten de öte ahlaka değinmesini anlamaya çalıştım.

Gördüm ki birkaç öğüt ve birkaç düstur ile hayatımızdaki tüm kötülükler kaybolup gidecek. Sonra insan olarak yanlış işler içindeki inadımıza ve kendi hayatımızı karartmak ve her şeyi alt üst etmek hususunda nasıl usta olduğumuza baktım. İçtiğim çayların sayısını bilmeden ve etrafımda her şey kaybolmuş bir şekilde bu manevi atmosferle duş aldım bu akşam.
O da ne, saat yaklaşmış hanım kızacak şimdi deyip yemeği almak üzere fırının yolunu tuttum.

Lahmacunlar her zaman ki gibi leziz ve güzel kokuyordu. Müşterilerinden bekleyenler vardı. Geçen günkü olaydan ders çıkarıp onlara da ikram ettim, herkes afallamış ve bu beklenmedik davranış karşısında yüzlerinde tatlı bir gülümseme hâsıl olmuştu. Akşamın ışığında ve soğuk havanın titrettiği sokak lambaları arasında lahmacunların üstündeki duman daha da netti. İşte Çevik apartmanı ve işte evim, cennetim…

Kapıyı çalıp içeri girdim ve hanımıma dedim ki: ”Bu yemeğin üstündeki duman kaybolmadan komşulara ikram edelim. ” Eşim: “olur mu öyle şey? Belki bize yetmez, kalırsa göndeririz ya da buzluğa atarız işten döndüğümüzde hazır yemeğimiz olur” dedi. Ben de “Eğer bu yemeği taze ve üzerinde dumanı varken komşulara ikram etmezsem Allah beni kahreder. Muhakkak ben de evimde yemek olsun olmasın, birinin bana bu ikramı yapmasını gönülden arzulardım” dedim.

O gün hiçbir komşu yemek tabağını almaya yanaşmadı sadece birine ısrar ettim oda kapı komşumuzdu. Zamanla gördük ki bazen evimizde yemek olmadığında mutlaka biri bize yemek yollardı. Ve o Çelik apartmanında dostluklarımız çelik gibi olmuştu. Artık akraba gibiydik ve herkes mutlu ve huzurluydu.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 35
Kayıt tarihi
: 31.10.16
 
 

Yaşadığımız hayat, yoğun bakımdaki bir dünyanın yansımasıdır. Çok şey iflas etmiş durumda. Ahlak ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster