Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ekim '17

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
97
 

Nikah, Keramet ve Papaz

Nikah, Keramet ve Papaz
 

Temmuz ayında Romanya’daydım.  Romanya’da yaşayan Adanalı bir vatandaşımız “sağ olsun” bize rehberlik yapıp ağırladı, bilgisince bizi bilgilendirdi.

Vatadaşımız, Romen bir kızla nişanlıymış, yakın zamanda da evlendi. Kızın ailesi Ortodoks ve bilindiği gibi Ortodokslar Hıristiyanların en koyuları; öyle ki, sabah öğlen, ikindi, akşam genellikle kiliseler dolu oluyor. Bu durumda olan nadir Avrupa ülkesi vardır. Kızın ailesi kızının kilisede nikâh kıymasını istiyor ve ortalama olarak kiliseye zorunlu olarak kilisenin durumuna göre,  beş bin Euro civarında bağış yapılması gerekiyormuş.

Kilisede nikâh yapmayanlar ömür boyu zina yapıyor olarak algılandıklarından tüm toplumdan, sosyal etkinliklerden, aile toplantılarından daha birçok şeyden dışlanıyormuş. Mahalle baskısı oldukça etkili ve delikanlı kara kara düşünürken diğer yandan da bu duruma isyan ediyor. Aile şart olarak “kilise” diyor. "Ben Hıristiyan değilim ki bana ne kiliseden" diyen vatandaşımız, Müslüman olarak kendi inançlarına göre nikâhın yeterli olacağını düşünüyor. Her din kendine tabi olanların günahlarından arındıkları takdirde cennete gideceklerini vaat ediyor nasıl olsa, biz de arkadaşa "onu da yap, onu da yap, oradan gidemezsen, buradan gidersin; hedef nasıl olsa Cennet" diyoruz ama doğrusu durum karışık biraz. Gerçi dinlerin hepsinin nikâh koşulları farklı, ancak hepsinde zorunlu veya zorunlu bağış kesinlikle değişmez gerçek.

Ülkede boşanmalar hızla artıyormuş. Tabi tarafları koruması taahhüt ettiğine inanılan kurallar ne yazık ki aslında ne kadını koruyor ne de erkeği koruyor. Boşanmalar günden güne artıyor, kilise görevlilerinin "sağ avucunun içi" kaşındıkça kaşınıyor. Boşanan er-geç yine evlenecek! Öyle ya, hiç beş evlilik yapanın kiliseye katkısıyla, bir evlilik hatta evlenmeyen birinin yaptığı katkı bir olur mu?

Bağış veya adı konmamış kazanç türü bizde de çok yaygınca kullanılan bir konudur. Hediyeleşmek elbette güzel olabilir ama tarafların rızasıyla olmalıdır. Hediye vermek, alışkanlık daha sonra da zorunluluk haline geldiğinde kaynakları bakımından da kafa karışıklığına yol açıyor. Kamu görevlisine özellikle din görevlilerine yaptıkları fiiller için hediye vermek Türkiye’de de adetten; nikâh, mevlit, bunlardan en önemlileri. Gerçi Romanya’yı gördükten sonra bizde zarf içinde sıkıla sıkıla zorla verdiğimiz üç, beş kuruşun lafı bile olmaz. Romanya’da asgari ücret yaklaşık “bin dörtyüz ley” nikah “on asgari ücret.”

Evlilik çok pahalı, o yüzden fakirler asla ikinci kez evlenmemeli! Evlenebildiğine şükretmeli ve boşanmayı aklından dahi geçirmemelidir. Maliyet yüksek olur.

Romanya’da nikâhta papaz ve keramet var!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bizim ülkemizde de nikahta keramet olduğu söylenir ama bence nikahta keramet falan yoktur..Olsaydi onca yuvalar yikilmazdi;)) Saygılar İlhan bey..

Selda Çakmak 
 08.10.2017 16:22
Cevap :
Esas sorun şu ki; her dine göre diğerlerinin evliliği geçersiz ve diğer dine mensup kimseler büyük günah içindeler. Diğer konu da bir evliliğin, iki kişinin bir arada yaşamak isteğinin bir pazara dönüştürülmesidir ki, böyle bir şey kabul edilmemesi gerekir. Bir evlilik yapan bir kez, beş evlilik yapan ise beş kez söz konusu zorunlu bağışı veriyor ve insanların evliliği diğerleri için meslek haline geliyor, vergisi yok, stopajı yok, temiz iş.   08.10.2017 21:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 531
Toplam yorum
: 100
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 242
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Adım İlhan AYDIN,   Doğru kişilere göre değişir, doğrudur, işte o yüzden her şey doğru, her şey y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster