Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ekim '17

 
Kategori
Trafik
Okunma Sayısı
46
 

Olmayan Sorun Çözülemez

Bir yabancı araştırmada İstanbul en kötü trafiğe sahip ilk 10 ülke içinde gösterilmiş. Bunun üzerine yeniden İstanbul' un trafik sorunu! üzerine konuşulmaya ve çözümler araştırılmaya başlandı. Bende çıldırmaya başladım ki zaten normal bir insan değilim psikolojik olarak.

Sayın okurlar özelde İstanbul' un, genelde Türkiye' nin ve daha genelde dünyanın hiç bir yerinin trafik sorunu yoktur. Bu nedenle olmayan bir sorun çözülemez. Trafik sorununu çözme iddiası ile yapılan hemen hemen tüm yatırımlar özellikle de inşa süresinde o sorunu! daha beter hale getirirler ve nihayette de  hiç bir işe yaramazlar ve kaynak israfı olurlar. Bu nedenle lütfen çözmeyle uğraşmayalım, dahası böyle bir sorunumuz olmadığı için sevinelim.

Sayın okurlar trafik sorunu denen şey (kaç kez yazdım, yazacağım bilmiyorum) sorun değildir, SONUÇTUR. Sonuçlar çözülemezler. Sonuçları yaratan NEDENLER çözülebilirler ve çözülürler ise sorun olduğu iddia edilen kötü sonuçlar ya ortadan kalkarlar ya da etkileri hafifler. Örneğin Sahra çölünde trafik sorunu! yoktur. Nedeni ise orada insan ve insana bağlı diğer yerleşimlerin olmamasıdır. Biz gider Sahra  çölünde de  şu anki mantığımız ile kentleşirsek orada da trafik sorunu! olur.

İstanbul' un trafik sorununun! nedeni genelde Türkiye' nin özelde bu kentin nüfus nicelik yapısıdır. Bu kadar çok ve bu niteliklerdeki insan yapısı doğal olarak idari ve fiziki sınırları belli olan bir yere konumlanır ise yine doğal olarak trafik sorunu! olur. Bir örnek daha, 330 ml standart bir su bardağına 5 litre pet şişe suyu sığdırabilirmisiniz? İstediğiniz kadar dökün, taşar. İşte size İstanbul. Bu kadar basit. Bu kadar basit bir tanı varken, siz çözüm olarak bardağı delip üstten değil aşağıdan sızmayı vb sağlamaya çalışsanız da ne bardak ne pet şişe değişmediğinden sorunun sonucu da değişmez. Üstelik o bardağı delmek için (metro vb) yapacağınız tüm masraflar da onun cabası olur.

Bu nedenle biz ne kadarlık bir nüfusla (nicelik), hangi yapıdaki bir nüfusla (nitelik) yaşayacağız önce ona karar vereceğiz. Daha sonra bu karara doğal olarak bağlantılı eğitim, sanayileşme, çevre, tarım, hayvancılık, doğal ve kültürel varlıklarımız  vb temel konularda ne yapacağız karar vereceğiz. Sonra bu karara uygun kentleşip / kentleşmeyeceğiz. Eğer insan nicelik nitelik yapımız bugünkü gibi olacak ise doğaldır ki bu yapının sonucu olarak özelde İstanbul' da nihayette tüm Türkiye' de trafik sorun! olacak. Eğitim sorunu çözülmeden nasıl olup' da o sorunun sonucu olan servis sorununu çözeceğiz. Sanayileşme algımız bilgi çağında hala bu şekilde kalacak ise nasıl olup da organize sanayiler ve oralara ulaşım / yerleşim sorununu çözeceğiz.

Çok somut bir örnek daha; TEM' den Dudullu gişelere giderken Ataşehir' de sağınıza solunuza bakın. Nasıl yapılaşıldığına bakın. Yerleşime açılmışları boş verin. Bir de yapılmakta olanlara bakın. Sonra düşünün şu anda duran trafik, bu yapılaşmaların sadece % 25' inde hayat başlarsa ne olacak? O zaman sorun trafik mi, yapılaşmamı? Lütfen düşünün.

Nitelik, nicelik, nedenler, sonuçlar. Bu dört kavram hayatidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 224
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 537
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

15 Nisan 1959 İstanbul doğumluyum. Marmara üniversitesi siyasal bilimler fakültesi mezunuyum. Ancak ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster