Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Rıza Üsküdar (Anadolu'm ayağa kalkarken)

http://blog.milliyet.com.tr/ruskudar

09 Temmuz '13

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
727
 

Rabiatü’l Adeviye, Mısır’ın, İslam âleminin ve insanlığın beşeri cehennemini söndürebilecek mi?

Rabiatü’l Adeviye, Mısır’ın, İslam âleminin ve insanlığın beşeri cehennemini söndürebilecek mi?
 

Mısır’da askeri darbenin ardından Mursi taraftarları daha çok başkent Kahire’nin Rabiatü’l Adeviye Meydanı’nda toplanmış durumda. Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin askeri darbe ile görevden uzaklaştırılması sırasında, muhalif göstericilerin de yoğun olarak Tahrir Meydanı’nda toplandıkları bilinmektedir.

Bu yazımda Mursi taraftarlarının toplandığı Rabiatü’l Adeviye Meydanı’na adı verilen ve ilk kadın mutasavvıflardan biri olan Rabiatü’l Adeviye’ye ait çok anlamlı bulduğum bir menkıbeyi paylaşmak istiyorum.

Rabiatü’l Adeviye’nin doğum tarihi bilinmemekle beraber, MS. 8. yüzyılda vefat eden ilk kadın mutasavvıflardan biridir. Babası İsmail’in üç kızı varmış, dördüncüsü olunca onun adını da Rabia koymuş. Rabia’nın sözcük anlamı dördüncü demektir.

Rabia azat edilmiş bir köleydi, ona ait bir menkıbe, kendini Allah’a adayışının saflığını çok hoş bir şekilde anlatmaktadır.

Bir gün Rabiatü’l Adeviye Basra sokaklarında yürürken niçin bir elinde meşale, diğerinde de ibrik taşıdığını sormuşlar. Bu soruya şöyle cevap vermiş:

“Cenneti ateşe vermek, cehennemi de söndürmek istiyorum; böylece iki engel ortadan kalkmış olacak ve cennet umudu veya cehennem korkusuyla değil, Allah sevgisiyle ibadet edenler ortaya çıkacak”[1]

Rabiatü’l Adeviye’nin bu menkıbesi ister istemez Mısır’da yaşanmakta olan gelişmeleri getiriyor akla.

Acaba Mısır’da beşeri cehenneme dönüşme ihtimali olan olayları, Rabiatü’l Adeviye, ibriğindeki suyla söndürebilir mi, dahası bu beşeri cehenneme dönüşme ihtimali olan sözde ‘Arap Baharı’nda diğer elindeki meşalenin etkisi olmuş mudur?

Evet, ya da hayır demek oldukça zor; ama onun gibi cennet umudu ve cehennem korkusuyla değil, tam tersine herhangi bir karşılık beklemeden Allah sevgisiyle ibadet edenlerin ortaya çıkması, günümüzde insanlığın asırlardır biriktirilmiş sorunlarının çözümünde önemli bir başlangıç olacaktır.

Üç ablasının ardından doğan Rabiatü’l Adeviye, sözde ‘Arap baharı’ yangınını elindeki ibrikle söndürecek bir gönül coğrafyasının meşalesini taşıyacağı yılı ve de o yılın gerçek sevdalılarını da anlatmış olmalı menkıbesiyle.

Sözde ‘Arap baharı, 2010 Kasım’ındaki öncülleriyle 15 Ocak 2011 tarihinde başladığına göre, 2014 yılında gelişecek olaylarla da söndürülecektir Allah’ın inayetiyle.

Rabiatü’l Adeviye Meydanı ve ona adı verilen ilk kadın mutasavvıflardan Rabiatü’l Adeviye’nin gizemli menkıbesi, bu kutlu geleceğin habercisi olduğu gibi, Anadolu’mun ayağa kalkışının da ayak sesleridir. Bu anlamda dördüncü yıl ve dördüncü gün oldukça önemlidir.

Hayırlı Ramazanlar…

Rıza Üsküdar

9 Temmuz 2013/Eskişehir



[1] Schimmel, A., İslam’ın Mistik Boyutları, İstanbul, 2001, s. 52-53.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2077
Toplam yorum
: 1035
Toplam mesaj
: 183
Ort. okunma sayısı
: 524
Kayıt tarihi
: 15.08.06
 
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih bölümü mezunuy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster