Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
4603
 

Seviyorum seni, yaşıyoruz çok şükür der gibi

Seviyorum seni, yaşıyoruz çok şükür der gibi
 

Kaos, karmaşa, savaşlar, terör eylemleri ile yaralar alan yaşlı dünyamızda, beyinler dumura uğradı…Gemisini kurtaranın kaptan olduğu bir toplumda, erozyona uğramış insani değerlerimizle gri renkli bulanık bir su birikintisinin içinde yürüyoruz.

Çocuklarımız sevgiyi değil, kaba kuvveti görüyor. Yaşayabilmek için açık gözlü ve hin olması gerektiği, ekmeğinin başkalarının ağzında olduğu empoze ediliyor.

Nefes alamayan insanoğlu kendini sanal dünyada buldu. Bilgisayarın başında, tuvalet ihtiyacını da giderebileceği çözümler yaratabilirse eğer, yıldızlara ulaşacak. Dokunmadan sanal aşklarla yanıp tutuşuyor insanoğlu. Hamburger yer gibi tüketiveriyorlar bir gecelik msn aşklarını.

Markayı kişiliğinin bir parçası haline getiren, birbirini takma adlarla çağıran, dünya görüşü Tarkan'ın kıçıyla çizdiği dairenin bir ucundan başlayıp diğer ucunda biten, bir garip gençlik oluştu.

Efsane aşklar, Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin komik gelmeye başladı. Seyran olacak samanlıkta yok artık. Mesele, beş yıldızlı otellerin ödenebilirliğinde yatıyor.

Ya günümüz evlilikleri...sanki geçim kapısı kontratı. "Birlikten kuvvet doğar,ancak geçinebiliriz " evlilikleri oluştu.

Toplumsal erozyonla iyice köşeye sıkıştırılan kadın, cinselliğini erkeklere karşı tuzak olarak kullanmaya başladı. Dış görünüşün ön planda yer almasıyla birlikte kozmetik sanayisindeki karlar katlandı. Baldır-bacak göstermek rağbet gördü.

Aydınları öldürenler, uyuşturucu kaçakçıları, haraç kesenler halk kahramanı ilan edilirken, tv lerde hayatları dizi yapılarak pislikleri halk nezdinde onandı.

İnsanın insan üzerindeki egemenliğinin tek şartı artık para…Paran kadar konuşabiliyorsun.

Bu dengesiz sistem içinde mutlu olmaya çabalayan insanoğlu, insankızı, yapay sevgililer günü ile kendini avutur hale geldi.
Yok mu çözü mü? Elbette var, hem de pek çok...

Ama önce "sevmek", sevmeyi bilmek, içten sevebilmek…gerisi akar gelir.

Nazım'ın "SEVGİ" si gibi…...

"Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık"
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi."


Mutlu, sağlıklı ve sevgi dolu günler diliyorum…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hiçbir ek yok. Resime takıldı gözlerim çok eski bir daktilo. Şimdilerde unutulan, hurdaya ayrılan. Oysa ne büyük romanlar yazıldı onlarla ne güzel şiirler, yaşanmış gerçek sevdalar... Hiç eskimeyen değerini yitirmeyen. İçi boşaltılmış, çıkar ilişkisine dayalı bir hal almış sevgi... Yeni dünya düzenin ezberlettiği....

Yapukay 
 14.02.2010 19:50
Cevap :
1938 model bir Smith Corona daktilom vardı, antika ama halen kullanılablir durumdaydı...ama artık yok:( ben onda her hangi bir şey yazmadım , acaba kimlerin parmakları dokundu,neler neler yazıldı diye hep düşünmüşümdür...çoğu gerçekliklerimizi, güzelliklerimizi heba ettik veya ettiler, şu hayatı bile sevmeyi zul saydık, varı yoğu şikayet ettik...sevgililer günüymüş!...sevmeyi bilmeyen sevgililerin günü mü olurmuş!...teşekkürler, sevgimle  14.02.2010 21:02
 

Ben yazsaydım aynen sizin yazdığınızı yazardım. İmzamı atıyorum yazınızın altına ve kendi kalem izlerimi gördüğüm bu yazıyı saygı ve sevgi ile öneriyorum. Herkesler okusun diye :).... Sevgilerim, selamlarımla ...

Aynur AKKAYA 
 14.02.2010 12:42
Cevap :
Konu sevgi, sevmek olunca, çoğumuzun içi doluyor taşıyor, ama benim elimden gelen budur:)...sevgi sözcükleri bilmem,sözcükleri de süsleyemem ama benim sevgi anlayışımı gaza getiren,duyarsızlıklara "isyan" olsa gerek:))usta sensin:)..her gün yeniden, sevgiye sarınalım, çok teşekkür ediyorum, sevgilerimle  14.02.2010 12:52
 

''Ah yalnızlığım benim,sidikli kontesim...Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi..''Sevgi çok emek ister çook.Oysa insanların sevgiye emek harcayacak zamanı yok...Biz yinede,bir insanı sevmekle başlayacak her şey deyip,sevmeye devam, asıl sevgisizliğe zaman yok:)).Kucaklıyorum seni sevgilerimle Beran.

Leylim. 
 14.02.2010 11:15
Cevap :
Önce hayatı sevmekle başlasak,onca yaşattıklarına rağmen, yine de sevsek hayatı...elimizin tersiyle itmesek bir kenara, sonra da içindekileri zaten severiz gibi, ne dersin? ...e bunca yaşamdan sonra hala da bundan bahsediyorsak, ne ilkiz ne de sonuz...bu konu tükenmez:))...leylim leylim, sevgiler  14.02.2010 12:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 521
Toplam yorum
: 2870
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 1883
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

bir ters, bir düz ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster