Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
183
 

Sınırları aşmak

Sınırları aşmak
 

git-gel...


Sınırlar... Kişisel sınırlarımız. Kendi kendimize bir şekilde oluştuduğumuz sınırlardan bahsediyorum. Oluşturduğumuz ve aşmamaya özen gösterdiğimiz. Zamanla da yerleşik hale gelip, orada bir yerlerde sınır olduğunu bile unuttuğumuz.

Sanki yaşam sadece bizim çizgilerimiz içinde gerçekleşiyor. Onun dışı olduğunu bile unutuyoruz, dolayısıyla da bakmıyor ve de görmüyoruz. Bu durumda da fark etmiyoruz. Aynı döngü içinde gidip geliyor, o kutunun dünyamız olmasına izin veriyoruz. Git - gel, git – gel, git –gel...

Sonra bir gün, eğer şanslıysak, o sınırı, bir şekilde fark ediyoruz. Çizgiyi görüyoruz ve ne ironiktir ki sadece küçücük bir adımla, o çizgiyi geçiveriyoruz. Gerçekten de sınır dediğimiz şeyin, incecik bir çizgiden ibaret olması ve maalesef ki bizi ömür boyu hapsetmesi, ne  traji komik...

Aşılan sınırın ardından, dayanılmaz bir merak duygusuyla, yeni dünyayı keşfe çıkıyoruz. Karşı konulmaz bir cesaretle, ilerledikçe ilerliyoruz. Hiç yorulmadan, üşenmeden... Oysa sınırların içindeki o kısıtlı yaşamda, amma da yorulurduk değil mi? Hep aynı şeyleri yapmak, ne sıkıcı, ne bunaltıcı hatta ne hasta ediciydi.

Şimdi bir enerji, bir enerji. Dolu dizgin yol alıyoruz. Almış başımızı gidiyoruz. Durdurana aşk olsun.

Birileri bir zamanlar “Bir kereden bir şey olmaz” demişti. İnanmayın, oluyor. O sınır bir kere aşıldı mı artık, eski sınırlarla yetinmeye imkan yok. Hep daha fazla, hep daha fazla gidesi geliyor insanın. Onca zaman nasıl da o kısıtlamalarla yaşandığına şaşıp kalınıyor.

İşte çok basit bir örnek; Bir sitenin halatla belirlenen sınırlarında yüzüyorsunuz. Yıllarca. Alt tarafı bir halat. Kaldırsan geçivereceksin. Yapmıyorsun. Neden? Çünkü o sınır. Geçilmez. Öyle öğretilmiş. Belki hatırlamadığın kadar uzun zaman önce bir girişimin olmuştur, o zaman da birileri korkarak “aman yapma” demiş, sen de inanmışsındır. O gün bu gün de o sınırı geçmek aklına bile gelmemiştir. Halatın hemen ötesindeki sonsuz denizi görsen de oraya geçmemişsindir. Ve işte bir gün, nasıl olduysa, sınırları fark edip, büyük bir cesaretle diğer tarafa geçersin. Sonrası... Özgürlük.

Hayatın her alanında, hep bir çizgiler var, görülmez olmuş. Hazır zamanla boyaları solmuşken, tekrar boyasını yenilemek yerine, bırakalım yok olsunlar. Dilediğimizce geçelim...Öte taraf falan kalmasın. Her yer bizim olsun. Yalnız burada dikkat edilecek noktayı da atlamayalım, geçilen sınırlara yenilerini eklemeyelim. Yeni özgürlük alanlarımızı, fark etmeden, yeni sınırlarla kısıtlamayalım. Gidebildiğimiz kadar gidelim...

Kıssadan hisse; Kendi sınırlarını keşfet !

Çimen Erengezgin 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 122
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 484
Kayıt tarihi
: 08.09.11
 
 

Yoga Eğitmeni ve Yazı Yazanım ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster