Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '17

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
85
 

Soguk bir ekim gecesi!

Soguk bir ekim gecesi!
 

Hatirasi cok buyuk meredin!


Bir süredir bu sahifeler de yayınlanan özellikle geçmişin çocukluk ve ergenlik anılarını okuyorum;
 
Nedendir bilinmez hep Türk filmlerindeki gibi, geliri az, mutlu aile çocukları ve başarı öyküleri. Oysaki ben garibin öyle bahsedeceğim bir köyü bile yok. Dedemin bir köyü vardı yıllar sonra köylülere toprakları tapuyu devrederek köy meselesini de kapattık. Garibanlar, ben den de gariban toprak sadece yıllık karın doyuracak kadar veriyordu onlara. Oysaki dedem tüm koyun sahibi imiş.
 
Her çocuk gibi bende mahalle aralarındaki boş arsalar da haytalık yaptım. Milletin kafasını yardım, tabiki yardılar da. 7-8 yasından itibaren her çocuk gibi içimde karşı cinse tarifi imkansız duyguları hissettim. Çoğuna aşık oldum diye bağırdım. Aşkımı ilk açıkladığım kızın yanağımdan sap diye öptüğü yeri günlerce yıkamadım. Jantilik adına, biryantınleri kafama boca ettim. Uzun saçlarımı sülalenin onca büyük rüşvetlerine rağmen kesmedim.
 
Ama, gel gelelim her aşık olduğum kız yeni bir şey isterdi. Onlar için maymun bile oldum valla.Saçını kes, kestim. Sakal uzat, uzattım. Hopla, zıpla tamam canım. Ne yalakaymışım be.Eh sarı saçları omuzuna dökülen, yeşil gözlü bebek süratli çocuğa da çocuğa da çoğu kez iyi davrandılar.
 
Mahallemizin en güzel saçlı ve gülen gözleri olan kızı,  günümün her saatini dolduruyor du. Her fırsatta bir birimizi görüyor  elini tuttuğumda çarpan kalbimi göstermek için, elini kalbimin üzerine kilitliyor öylece kalıyorduk. Keza aynısını o yaptığı zaman,  kalp atışlarım çok daha fazla oluyor, yüzüm de terler ve tarifsiz duygular. Galiba ben aşıktım. Seni seviyorum çocuk, dediğinde sanki uçuyordum.
 
Geceleri o üç katlı çatı yerine terası olan evin en üst katındaki en sol pencerede onun uyuduğunu biliyordum. Bir kaç kez taş atıp uyandirmaya bile çalıştım,  ben deli oğlan. Ah bir babası vardı , evlere şenlik.Asabı bağıran, sinirli . Bazen manavda karşılaşıp gözgöze geldiğimizde babasının bir – Hadiiiiii oyanlanma,  deyişi vardı ki kanım donardı valla.Hele bazen onun o ince güzel beline sarılıp yürüdüğümüzde;
-Babam seni görse ya, vallahi pestilini çıkarır deyişi kanımı dondururdu. Buna rağmen na’pim ben deli oğlan onun için pestil olmayı bile göze almıştım.
 
Gözüm, gündüzleri, geceleri hep onun odasını gözler idi.Deli kafam bir gün; Len bir merdiven alsan terastan unun oda balkonuna uzatsan sonrada odasına girsen onun o sıcak ellerini tutsan bin defa…
 
Sanırım bir serin ekim gecesi;
Çıktım gece terasa sarkıttım merdiveni gecenin sessizliğin daha sessiz inmeye başladım. Ayaklarım balkona değdiğin de heyecandan olacak, merdive çarpmamla merdiven balkondan aşağıya , paldır küldür düştü. Korkudan dona kalmıştım. İçimden duaları da okudum, sağlam olması için. Nasıl olsa babası uyanacak, beni önce dövüp, sonra balkondan aşağıya atacak.
 
Yavuklumun odasının ışıkları yandı. Kapı açıldı onun o gece güzeelliğine mi , şaşkınlığım yoksa olaylara mı? Sen deli oğlan ne yapıyorsun. Açıkladım,  dlim döndüğünce korkumu yatıştırmak içinse bir bardak su tanrı  aşkına.O gece tanrılar benimle,  evde kimse yok, herkes,  yavuklum hariç, bir akraba düğününe gitmiş.Sabaha karşı geleceklermiş. Tanrım sana şükürler olsun, bütün gece ben yavuklum,  amanın bir göz istedim bin geldi valla. Yapma çocuk, o olmaz, kokunu özlemişim diyorum ki;
 
Dairenin kapısının açılıp ışıkların yandığını hissettim. Amaninnnnnnnn, değişimiz var ki!
Kolumdan tuttu çabuk, balkona . Bir de üstümden kitledi. Bir saniye sonra da, sadece don gömlek olduğumu fark ettim. Elbiselerimi yatağın altına atmış, aceleyle. Len sabaha kadar düğünün kritiğini yapmışlar. Gülüşmeleri, kahkahaları duyuyorum yere paralel yattığım o taş zeminli balkondan kıpırdamıyorum, nefes bile almıcam elimde olsa. Len bi de soğuk ekim ayı ki sormayın. Bir saat sonra artık vücudum hissetmemeye başladı. Eklemlerim sertkesti. Soğuktan göz yaşlarıma hakim olamıyorum. Süreyi bilmiyorum ama bir süre sonra kapı açldi, elimde elbiselerim o lepiska sacli göründü. Al çabuk ses çıkarma, aşağıda giyin arkama düş gidiyoruz. Hayatımın en korkulu kısa yürüyüşü oldu, daire kapısına kadar hafifçe açtık tam çıkıyoruz eğildi bu fer dudağımdan saap diye öptü. Çıktım sessizce merdivenlerden indim dışarı çıktım. Pantalonu giymeye başladım, sokakta yürüyenleri gördüm, delimi ne demişlerdir kesin. Gömleğimi giydim. Ayakkabı yok. Unutmuşuz. Çıplak ayak eve geldim odama geldim temizlenip yatağıma uzandım. Len deli oğlan dedim içimden.
 
Valla ne diyim akıllanmadım öpücük çok tatlı geldi…!
Nedim ÜSTÜN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bence akıllanmışsındır. Artık sevdiğin kızın balkonuna merdiven sürmeden önce randevu alırsın. yok ille de heyecan olsun dersen, her zaman balkonda üşümekle kurtaramazsın. Kızın babası ağzını burnunu kırmakla kalmaz, bir gece ansızın mahalleden de taşınır.

Muharrem Soyek 
 25.05.2017 15:40
Cevap :
Kimin de de sansim yaver gitti, anasi sevdi geceleri kardes , kardes oturduk beraberce !!!Saglik ve saygiyla  26.05.2017 15:32
 

:)... Sen iyi bir insansın...

yucel evren 
 25.05.2017 8:27
Cevap :
Biliyom valla...! Saglik ve saygiyla  25.05.2017 16:42
 

Benim ilk manitam benden büyük, üstelik çarşaflıydı. Lakin o günün çarşafı bugünküler gibi dinci çarşafı değil, gelenek gibi bir şey.Mektup yazdım ona vermek için. İntihar eden abim gördü. İsme baktı, onların fırında çalışıyordu."Bu adamlar kapısındaki köpeği bile vermezler sana" dedi.Yılmadım pazar yerine simit tablamı koydum. Yağmur çamur.Evlerinin karşısındaki çeşmeden helkelerle su alır. Bi kalabalık ki. Mektupla gülü helkenin içine atacağım.Attım da. Fakat ayının biri itti mektupla gül çamura düştü. Üstelik fark etmedi.Meğer fark etmiş...Hikayenin devamı bende...

Kerim Korkut 
 24.05.2017 13:16
Cevap :
Len Korkut... cabuk devamini yaz bakem!Saglik ve saygiyla  24.05.2017 15:31
 

Köylü olmayan çocukluğunun yani gençliğinin tam hakkını vermişsin Kazanova Newyorker, geçmiş zaman ama kıskanmadım da değil hani, selam ile.

Nizamettin BİBER 
 23.05.2017 14:15
Cevap :
Hatirlarsin o yillarda kolejli olmak bir ozeldi.Arkadaslik ve kiz-erkek iliskileri bana gore simdikinden cok daha saygili ve ileri duzeydeydi. Eh bende sari sac ve mavi gozun avantajini biraz fazla kacirmisim ne? Saglik ve saygiyla  23.05.2017 16:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 486
Toplam yorum
: 4874
Toplam mesaj
: 228
Ort. okunma sayısı
: 667
Kayıt tarihi
: 14.10.06
 
 

Bilim ve teknik özel ilgi alanım, siyaset... Başka bir özel ilgi alanım, uzun yıllar yurt dışında..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster