e-posta şifre      Şifremi unuttum - Aktivasyon maili gönder
Uzay Gökerman http://blog.milliyet.com.tr/karmatit
Ana Sayfam Hakkımda Bloglarım Mesajlarım Galerilerim Milliyet Yorumlarım Blog Yorumlarım   Önerilerim
Arama
Tüm kategoriler
Hakkımda
Yazdığım konular
Alternatif Enerji (1)
Aşk - Evlilik (10)
Basın Yayın / Medya (3)
Basketbol (19)
Bayramlar (2)
Ben Bildiriyorum (2)
Bilim (1)
Blog (7)
Dünya (21)
Edebiyat (4)
Ekonomi - Finans (14)
Etkinlikler / Festivaller (4)
Felsefe (2)
Futbol (133)
Güncel (23)
Gündelik Yaşam (2)
Haber (2)
İlişkiler (7)
İnançlar (1)
İnternet (1)
İstanbul (1)
Kent Yaşamı (2)
Kitap (8)
Kültür - Sanat (9)
Kültürler (1)
Magazin (2)
Mizah (1)
Müzik (16)
Öykü (12)
Sağlıklı Yaşam (4)
Sanat Tarihi (1)
Seçim (2)
Sevgililer Günü (1)
Sinema (9)
Siyaset (70)
Sosyoloji (2)
Söyleşi (1)
Spor (111)
Tarih (9)
Tiyatro (1)
Yılbaşı (1)
Yoga / Meditasyon (4)
Galerilerim
İlk Kitap: Adalar ve Kıtalar (2)
Tarihi ile hesaplaşamamış CHP'nin yüzleşme anı...
Yazarın diğer bloglarından
Galatasaray'ın Kayseri tecrübesi ile Antalyaspor maçına hazırlık - Spor / 08.02.2010 23:28:12
Solun sonunu getiren Üçüncü Dünya demokratlığı - Siyaset / 08.02.2010 18:19:18
Fenerbahçe'nin kaybedeceği o kadar belliydi ki... - Spor / 07.02.2010 23:02:21
tümü
Twitter Milliyet Blog
Siyaset  -  20.11.2009 - 09:47 

Geçen hafta meclis kürsüsünde yaptığı konuşma sırasında verdiği tarihsel örnek ile karşı duruş sergilediği bir düşünceye destek vermiş olan Onur Öymen’in sebep olduğu şey bir çeşit tarihin hesap kesmesidir.

Yazılarımı yakından takip edenler bilirler ki; tarihi her zaman kendi dönemi içinde değerlendirmenin doğru olduğunu düşünürüm. Yani bana göre 2009 yılında sahip olduğunuz demokrat duruşunuzla 1920’li yıllara bakıp, “bunlar anti demokratik uygulamalardır” şeklinde yorum yapamazsınız.

Ancak tarih bizim en önemli referansımızdır. Tarih hafızasını güçlü tutarak bugünü ve geleceği daha doğru temeller üzerine yerleştirmek mümkün olur.

“12 Eylül’den hesap soralım, sorumlularını cezalandıralım” bu ülkenin enerjisini boşa harcamak demektir. Ancak o dönem yaşananların unutturulmaması, deşifre edilmesi çok daha güçlü bir hesaplaşma, dahası bilinçlendirme yoludur.

Örneğin bugün demokrasi havarisi kesilmiş bir takım kalemlerin 12 Eylül darbe günlerinde ve ertesinde ne yapıyor, nasıl bir düşünsellik içinde olduklarını bu ülkenin yakından bilmesi çok önemlidir. Çünkü o zaman içinden geçtiğimiz 30 yıllık dönemin anlamını tam olarak kavramamız mümkün olur.

1991 yılında SHP’nin HEP ile yaptığı seçim ittifakı ve sonrasında mecliste yaşananlar karşısında o gün aldığı tutum ile bugün söylemleri arasında büyük çelişkiler olanların zihinlerinden geçen şeyin ne olduğunu bilmek anlamında tarihi çok iyi bilmemiz gerekir.

Sn. Onur Öymen’in tarihe dayanarak verdiği örnek bugün Pandora’nın kutusunu açmış gibidir. Sn. Öymen’in içinde bulunduğu örgüt Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur. Ayrıca Dersim olayları dahil bir çok eylemin tek sorumlusu, partisidir.

Ben bugün bulunduğum yerden kalkıp Dersim olaylarının muhasebesini yapamam. Ancak Dersim’i bilmek bugün nasıl düşünmem gerektiğini kurgulamamı sağlar.

CHP ’nin ve Onur Öymen’in kendi tarihi ile yüzleşmemiş olması bugün bütün çelişkileriyle ortaya çıkmıştır. Zaten CHP geldiği devletçi gelenek çizgisinin tarihselliğini anlamış olsaydı bugün başka bir yerde olurdu. O zaman unutulması, hatırlatılmaması gereken bir eylem meclis kürsüsünden bir çözüm önerisi olarak insanların önüne koyulmazdı.

Sn. Onur Öymen ya da içinde bulunduğu gelenek tarihi idrak etmekte fazlasıyla zorluk çekmektedir.

Devlet bekasına yönelik her türlü fiile karşı kendisini nefsi müdafaa edebilir. Bu uğurda bazen gözünü kırpmadan insanların ölümüne neden olabilir. Bakın bunun insani yönü ayrı bir şeydir. Ben temel devlet duruşundan söz ediyorum. Gerçeklerden… Ancak aynı devlet ortaya koyduğu hukuk kurumu ile bunun bir hesaplaşma, öç alma, kendisini tekrarlayan bir düşmanlığa dönüşmesini engeller. 70 sene geçtikten sonra insanlarının önüne bunu bir tehdit unsuru olarak koymaz.

CHP kendisinin bile anlamlandıramadığı çelişkiler içindedir bugün. Çünkü içinden geldiği ve bütün Türkiye Cumhuriyeti olan tarihle yüzleşmek yerine bunu sürekli şartlı refleks haline getirmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti aradan geçen yüz yılda Osmanlı’nın son dönemindeki durumundan kurtulamamışsa burada dış güçleri değil kendi içindekileri sorgulamak daha doğrudur. Ben Türkiye’nin giderek güçlenen, etkinliğini arttıran bir ülke olduğuna inanıyorum. Osmanlı’nın son dönemi ile arasında Himalayalar kadar fark olduğunu net olarak görebiliyorum.

Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyeti kurduktan sonra onu yaşatmak için çok farklı mücadeleler veren kuşak bugün tarih sahnesinde yok; ancak onların korkuları, kaygıları, endişeleri hala yaşatılıyor.

Ben çocuğuma bu korkuları devredemem. Zaten o bunu anlamakta zorluk çeker. Çünkü dünya başka bir yer olmuştur artık.

Yapmamız gereken şey tarihi önümüze koyarak onun nasıl yaşanmış olduğunu bilmek, öğrenmektir.

Bugün ülkemizde hala idam cezasının geri gelip gelmemesini tartışmaya açmak, meydanlarda darağaçları kurmak tarihle yeterince temas etmemiş, onunla ilişki kurmak yerine onu kendi amaçlarımıza alet etmiş olduğumuz anlamına gelmez mi?

Siz tarihinizle yüzleşmediğinizde tarih ne yapıp edip sizi bir yerlerde bulup, yüzleşiyor; dahası hesap kesiyor.

Uzay Gökerman

Önerdiğim Bloglar (2)
[Güncel] Aristo Mantığı ve İttihat - Terakki - Işın Çavdar
[Pratik Bilgiler] Evde şarap yaptım! - maveran
tümü »
Bu blog şu ana kadar 2964 kez görüntülenmiştir..
« Blog yazarının önceki blogu Blog yazarının sonraki blogu »
« Bu kategorideki önceki blog Bu kategorideki sonraki blog »
  Yorum yaz   Soru sor   Gönder     Yazdır   Hata bildir
Bu blogu paylaş
Facebook Google Yahoo Mixx Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Uyarı: Milliyet Blog kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. Blog kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle Milliyet İnternet Hizmetleri A.Ş. nin hiçbir hukuki sorumluluğunu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle Milliyet İnternet Hizmetleri A.Ş. nin üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları Blog kullanıcılarına rücu edilecektir.
Diğer blog yazarlarımızdan
Kategori: Haber

Cep telefonu dolandırıcıları ve sahtekarlarına dikkat..!

Merhabalar, Sevgili arkadaşlar..!

Aslında sizlere bildirmekte olduğum bu haberi çok uzun zamandır belkide çoğumuz duyar geçeriz, ancak kişinin başına gelmedende olmuyor bu hassasiyet duyarlılığı her nedense.! Örneğin bu talih kuşu be def...

Necip Köni - Adana / TR
09.02.2010 15:45:11
Kategori: Güncel

Beklentilerimiz…

Özel çalışma odasında Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu, ve yanındakileri ağırlayan...

Rıza Üsküdar
05.02.2010 20:50:39
Kategori: Siyaset

Lİder biatçılığı

Fakülte yıllarımda beni pek seven Felsefe Bölüm Başkanı Hocam Ahmet Aslan, bir bölüm odası sohbetimizde bana "Aydın sence nedir?" dediğinde, o günkü Marksist kafamla: "İşte halkını aydınlatan falan.." lafları etmiştim de Ahmet Hocam devam etmi...

U. KESİCİ
06.02.2010 12:33:07
Kategori: Öykü

Kavak ağacı ve kabak

Merhabalar,

Bu gün sizlerle paylaşacağım konu Kıssadan Hisse, Bu konu hızlı koşup çabuk yorulanlar için

yazılmış hikaye tarzı bir bloğum olacaktır.

Ulu bir Kavak ağacının yanında bir Kabak filizi boy göstermiş.

Ba...

Alyoşa-Sevmek Güzeldir.
04.02.2010 19:42:43
Kategori: Güncel

Plakada devrim! Kişiye özel plakalar geliyor...

Emniyet Genel Müdürlüğü oto plaka sisteminde bir devrim hazırlığı içerisinde. Yıl ortasında hayata geçirilecek “tek plaka” uygulamayla TC kimlik numarasına göre verilecek plaka ömür boyu...

Dinçer Oruç
04.02.2010 13:24:16
Milliyet.com.tr Milliyet Emlak Real Age Arabam.com Hangisinegitsek.com Araki Bulaki BizeBiz 95523