Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '18

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
115
 

Televizyon ile Hayatınızı Kısıtlamayın

Televizyon ile Hayatınızı Kısıtlamayın
 

Evet, her akşam seyredebileceğiniz bir çok dizi ve program bulunuyor. Peki bunları seyrederken zamanın nasıl geçtiğinin ve aslında tamamen boşa geçtiğinin farkında mısınız? Saatlerce süren diziler ya da programlar yerine bir çok keyifli etkinlik yapabileceğinizin farkında mısınız?

Televizyon

İlk icadın da sadece insanların ülkede hatta sadece çevrelerinde olup bitenlerden haberdar olmaları için güzel bir icat olduğunu düşünmüşlerdi. Fakat ilerleyen zaman ile beraber asıl amacından bu kadar sapacaklarından ne yazık ki haberdar değillerdi.

Olup bitenlerden haberdar olmak için kullandığımız televizyon için bu zamanlarda harcadığımız vaktin çoğu zaman farkında bile olamıyoruz. Dizilere, programlara kendimizi kaptırıp hayatımızdan akıp giden güzellikleri göremiyoruz.

Kutulardan çıkıp, hayatın tadına bakmanın zamanı geldi de geçiyor bile…

Kaybolan Bütün Bir Gün

Kendinizi televizyona hapsedip zamanın boşa akıp gitmesine göz yumduğunuz sürece her zaman kaybettiğiniz güzelliklerin arkasından üzüleceksiniz. Saatlerce aynı yere bakıp sadece onların anlattığı birbirine benzer hikayeleri dinliyorsunuz ve kendi hikayenizi kaçırıyorsunuz.

Yaşadığınız hayata ait siz de bir hikaye yazabilirsiniz üstelik sizin hikayeniz gerçek olacaktır. Onunla harcadığınız zamanda yapacağınız her şey sizin adınıza hayatta iz bırakacak. Günlerinizi kaybetmek yerine kazanmayı deneyin.

Güneşi Görün

Eğer gündüz saatlerinde evde oluyorsanız ve yapacak bir çok şey varken sadece televizyon izleyerek zaman geçiriyorsanız çok yazık. Güneşi görebilir, havayı tadabilir ve bir çok keyifli etkinlik yapabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey evden çıkmaktır. Bütün gün sokaklarda yeni yerlere keşfedebilecekken siz sadece bir kutuya bakıyorsunuz.

Düşünsenize sokaklarda başka hayatlar, duvarlarda yazılar, havası değişik bir gün… Muhteşem zaman geçirebileceğiniz bir gün, güneş ve kahve sadece yürüyorsunuz. Tadınızda bir müzik kulağınızda hatta elinizde bir kitap öylesine bir yerde oturuyorsunuz. Hayat bu işte, kutulara sığdırılanlar sadece sahte hikayeler…

Neler Yapabilirsiniz?

Televizyonun olmadığını düşünün, ne hissediyorsunuz? Hayatınızın karardığını düşünmüyorsanız durum çokta vahim değil demektir. Sadece haberleri seyretmek için kullandığınız sürece zaten sorun yaratmayacak hayatınızda.

Peki televizyon olmasa bir gününüzü nasıl geçirirdiniz? Kitap okurdunuz mesela, bir sürü kitap… Hatta yazmaya bile başlardınız, hevesle heyecanla kendi hikayeleriniz yazmaya başlardınız. Ya da puzzle yapardınız, kalabalık parçaları bir araya getirerek bir tablo oluştururdunuz. Yürüyüş yapardınız, sağlıklı beslenirdiniz, sevdiklerinize daha çok zaman ayırırdınız. Bir çok güzel şey yapabilirdiniz ve hala yapabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey düğmesine basıp kapatmak…

Diziler ile Öğrenemedikleriniz

Bu zamana kadar izlediğiniz hangi diziden bir şeyler öğrendiniz ya da size bir şeyler hakkında fikir verdi? Hiç biri… Öylesine yazılmış hikayeleri seyrederek hatta sonunda ne olacağını merak dahi ederek kendinizi köreltmekten başka bir şey yapmıyorsunuz. Peki diziler olmasaydı neler öğrenebilirdiniz?

Şairleri, şiirleri, hayatları, kitapları, çocukları ve dışarıdaki diğer hayatları öğrenebilirdiniz. Yeni bir tarif öğrenebilirdiniz, gülümsemeyi ve huzurlu olmayı öğrenebilirdiniz. Yürümeyi öğrenebilirdiniz yeniden, toprağınızı keşfedebilir ve en sevdiğiniz çiçeğin nasıl yetiştirildiğini öğrenebilirdiniz.

Hayatı öğrenebilirdiniz, öğrenebilirsiniz, öğrenin.

Avrupa’da Televizyon

Ülkemizde televizyonun inanılmaz ilgi gördüğü bu zamanlarda Avrupa’da durum bizden çok farklı. Onların evlerinde devasa boyutlarda bulunan televizyon neredeyse ayda iki ya da üç kere çalışıyor. Neden mi? Onlar sadece merak ettiklerini görmek ya da film seyretmek için kullanıyorlar. Üstelik onların dizileri bizimkilere oranla fazlaca kısa – 40 dakika – ve eğlence programları da gerçekten öğretici sohbetler ve eğlenceler ile dolu…

Peki onlar gibi olmamız için ne yapmamız gerekli? 120 dakikalık dizilerden, ne konuşulduğu belli olmayan programlardan uzak durulmalı… Böylelikle izlenmediği sürece onlarında yok oluşları yakın olacaktır. Geleceğimizi düşleyin ve bizden sonraki nesili hayal edin…

İçler acısı olmasın, iç açıcı olsun.

Sinema, Tiyatro ve Gösteriler

Ülkemiz etkinlik açısından o kadar zengin ki farkında bile değiliz. Çünkü evlerimize en güzel köşeye koyduğumuz televizyonlarımız bizi körleştiriyor. Diziler yerine sinema ve tiyatro varken, gereksiz programlar yerine konserler ve gösteriler varken eve kapanmanın ve zihninizi dondurmanın anlamı yoktur.

Sinema oyuncularının ve tiyatrocuların ne kadar fazla emek verip bizlere ömür boyu unutamayacağımız gerçekçi hikayeler ortaya çıkardığını hatırlayın. Saatlerce sahnede kalıp bizleri eğlendirmeye çalışan sanatçıları düşünün ya da opera sanatçılarını, balerinleri ve nicelerini düşünün. Bizler için aylarca emek verip görsel hafıza oluşturmaya çalışıyorlar ve karşılığında biz dizileri tercih diyoruz.

Emeğe saygı bizim en önemli özelliğimiz, unutmayın.

Çocuklarınızı Televizyondan Uzak Tutun

Çizgi film, reklam ve benzeri oyalayıcı gösterilerden çocuklarınızı uzak tutun. Eski çizgi filmlerin yerini şimdilerde çocukların geç konuşmasına sebep olacak yapaylığa getirdiler. Eğlenmeleri yerine dikkatle ekrana bakıp anlamsız kelimeleri hafızalarına yerleştirmekten başka bir şeye yaramamaktadır. Yemek yemeleri, oylanmaları ya da uyumaları için televizyon doğru bir yol değil. Onun yerine masal dinleyebilir, hafızasını kuvvetlendirecek oyuncaklar ile oynamalı ya da sadece sizi dinlemelidir.

Çocuklarınız ile iletişim halinde olduğunuz sürece zaten televizyona ihtiyaç duymayacaklardır. Onların doğru yetişebilmeleri ve görsel anlamda uygun hafızaya sahip olabilmeleri için televizyonları kapatın.

Arkadaşlarınız ve Sevdiğiniz ile Geçireceğiniz Zamanı Düşünün

Televizyon açık ve ekranda yine benzer hikayede bir dizi var. Kumandayı alın ve hemen kapatın, üzerinizi değiştirin ve eşinize dönün. Onu da kolundan tutup kaldırın ve hemen kendinizi dışarı atın. Akşam ya da gece ne yapacağız demeyin. Bir yerlere gidin, öylesine ve bir şeyler içerek sohbet edin. Sonra arkadaşlarınızı arayın ve ortamı kalabalıklaştırın.

Sohbet ederken anlayacaksınız ki zaman aslında böyle de çabuk geçiyor ve keyifle boşa gitmeden… Dertleşiyorsunuz, birbirinizi anlıyorsunuz ve sonunda mutlu oluyorsunuz. Şimdi en başa dönelim, televizyon karşısındaki halinize… Bir kaç kelime konuşup, dizi bittikten sonra uyuyacaktınız ve güzel bir akşam geçirebilecekken bir sürü saati çöpe attınız.

Hayat Güzel ve Kutulara Sığmaz

Ne televizyona, ne bilgisayar ne de telefon… Hiç birine sığmayacak kadar güzel hayat, hiç bir yerde bulamayacağınız kadar keyifli… Bütün teknolojiyi kapatın ve sadece havanın ritmini dinleyin…

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 51
Kayıt tarihi
: 30.03.18
 
 

Merhaba sebneminkalemi.com olarak buradayım :)  Herkesin yazmaya olan isteği ve hayranlığı ile bu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster