Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
296
 

Türkiye bildiğiniz gibi;üç tarafı denizlerle dört tarafı düşmanlarla çevrili...

Türkiye bildiğiniz gibi;üç tarafı denizlerle dört tarafı düşmanlarla çevrili...
 

Devlet aygıtı sahibi değişse de toplumsal olaylar karşısında o bildiğimiz tutumundan asla vazgeçmiyor. AKP her ne kadar siyasi söylemlerinde devlete karşı bireyin haklarını savunmaktan söz ediyor olsa da Gezi Parkı Direnişi’ne karşı aldığı tutum ile iktidar/muktedir olarak; devletin kendisi olduğunu dünyaya ilan etti.

AKM’ye pankart asan yasal siyasi partilerin, derneklerin adeta “yasadışı, marjinal” olduğunun altını çizerek toplumun kendisine inanmaya zaten hazır olan hafızasına, genlerine oynamayı yeğledi.

Günümüzde medyayı doğru okuma/izlemenin bilgi/beceri gerektirdiği haber kirliliğinin oluşturduğu iklimde;  manipülasyonun, provokasyonun 21. YY’ da iş görmesi kuşkusuz gelecek adına kaygı duymamızı sağlıyor.

Türkiye’nin demokratik, katılımcı çağdaş bir demokrasiyi hayata geçirmeyi bir türlü başaramadığı bir yana en demokratik talepleri bile görmezden gelen iktidar yaklaşımı toplumu, ülkeyi geriyor.

Türkiye’de oluşan haklı algıya göre; Tayyip Erdoğan’ın ‘her şeye karar veren, her şeyi ben bilirim’ ine ve dolayısıyla tek adamlığına yükselen itiraz iktidar tarafından hala doğru okunmuyor.

Daha bir ay önce Erdoğan’a övgü düzen Swoboda şimdi Erdoğan’ı Putin’e benzeterek eleştiriyor. Swoboda herhalde Putin’in sadece siyasi rakiplerini bertaraf ettiğini, halkının yaşam tarzına müdahale etmediğini de biliyordur. Türkiye’de asıl sorunun halkın hayat tarzına müdahale edilerek yapılan ‘Toplum Mühendisliği’nden kaynaklandığının altını çizmek gerekiyor.

Gezi Parkı Direnişi sürecinde Erdoğan iktidarının aldığı tutum üzerine; ABD, AB tarafından yöneltilen eleştirilerin de haklılığı ortada. İktidar bu eleştirilerden ders çıkaracağına aklını komplo teorileri ile  bozarak tepkilerini “paranoya” düzeyine çıkarmış durumda. Oysa bugün AKP’yi eleştiren batı geçmişte Türkiye’ye egemen olan “askeri vesayete” karşı görülmemiş bir biçimde Erdoğan’ı desteklemişlerdi.

Ankara’ya egemen olan siyasi iklim öyle bir noktaya geldi ki, iktidar geçmişte devlete egemen olan“üç tarafı denizlerle, dört tarafı da düşmanlarla çevrili” ezbere geri döndü. Ortalık toz duman iken hazırlanan MİT Yasa Tasarısı bunun en önemli kanıtı.(İlgili haber için BURAYA tıklayınız.)

Gezi Park’ı Direnişi’nin ısrarla üç ağaç meselesi olmadığını, iktidarın geri adım atmayacağını çokça yazdım. İktidar yandaşı kalemlerin ve medyasının söylemini dikkatle izleyenlerin gözünden kaçmayacağına eminim; AKP’yi eleştirenlerin, muhalefet edenlerin “marjinal” hatta “Hükümeti devirmeye çalışmaktan yargılanmaları, muhalefet eden gazetecilerin, hukukçuların hapse atılması gerektiği” gibi  bir sürü zırvayı yazıp söylemekten geri durmuyorlar. Toplumu sürekli geren, ayrıştıran; iktidarı desteklemeyenleri ötekileştiren en asgari demokratik kültürden nasip almayan tehlikeli dil nefret kusuyor. Varsayalım hapishanelere doldurdunuz muhalif insanları, her akşam sokağa çıkan halkı, tencere tava ile protesto edenleri de hapishaneleriniz yetmeyeceği için soykırım mı uygulayacaksınız?...

Gezi Park’ı Direnişi’nin 6. Gününde yazdığım “Eyvah Ankara’nın tanıdık paranoya hali!” yazıda yaptığım tespitler eylemin 17. Gününde hala geçerliliğini koruyor; iktidara da medyasına da sirayet ederek.

İktidar ve medyası,  (Polat Alemdar) Necati Şaşmaz Türkçesi konuştuğu için hala alanlara çıkıp direniş gösterenleri anlamamakta ısrar ediyor.  (Akla ziyan açıklamalar için BURAYA tıklayınız.)

Yargı sürecindeki Gezi Parkı için referandum olasılığından söz ediyor. Taksim Platformu Hüseyin Çelik’in referandumu gündeme getirmesi üzerine açıklama yaptı. Sürecin başından beri referandum seçeneğini kabul etmeyen Taksim Platformu, Topçu Kışlası projesi tamamen iptal edilmedikçe, Taksim Meydanı'ndan ayrılmayacaklarını duyurdu. Yapılan açıklamada, “Bu yolda yaralılarımız ölülerimiz oldu. Referandumu kabul etmiyoruz. Bizimle kimse görüşmedi. Biz bu sabaha kadar süren polis zulmünü reddettiğimiz için baş kaldırdık. Çelik, ‘Kalanlar marjinaldir’ diyor. Bu kadar insan mı marjinal. Bu gece buradan bir kişi bile ayrılmasın. Buradan yükselen sloganlar bu akşam Başbakan’a kadar gidecek. Sinirlerimiz gergin ama birbirimizin elinden tutup direne direne kazanacağız...”denildi.

Geldiğimiz noktada Gezi Park’ı Direnişi çerçevesinde gelişen süreci yönetemeyen AKP, siyasi istikbalini gerilimi tırmandırmaya, halkı kutuplaştırmaya bağladı.Yazık.

Olayların bu denli büyüyeceğini hesap edemedik” itirafı yapan iktidarın, demokrasi kültüründen yoksun kadrolarının süreci iyi yönetememesi sonucunda biri polis olmak üzere dört yurttaş hayatını kaybetti. Onlarca yaralı var.

Özetin özeti, devlet o bildiğimiz devlet ve Polat Alemdar Türkçesi’nin faturası giderek çoğalıyor…

Not: Yazının sonuna vicdanları isyan ettiren Gezi Parkı’na yapılan ilk müdahalenin görüntülerini ekledim.

http://www.youtube.com/watch?v=4wmoMwv-AwA&feature=endscreen&NR=1

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazının içeriği tamam da, başlık çık şey ifade ediyor, anlayana... Saygı ve selamlarımla...

İBRAHİM PEKBAY 
 14.06.2013 11:55
Cevap :
Çok haklısın üstat,ülke gerçeğinin özeti...saygı selam bizden.Görüşmek üzere.  14.06.2013 12:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1318
Toplam yorum
: 2276
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 716
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster