Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Haziran '17

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
50
 

Ülkemizde eğitim

Ülkemizde eğitim
 

1. Eğitim, davranış değişikliği ortaya çıkarmak için insana yapılan planlı, programlı ve sistemli bir müdahaledir. Farklı sosyal sistemlerde farklı eğitim anlayışları vardır. Günümüz kapitalist dünyasında eğitimin amacı, dayanıklı tüketiciler elde etmektir. Böylece insanlara, çeşitli noktalardan, onları dayanıklı tüketiciye çevirecek tarzda müdahele edilir.

2. Dayanıklı tüketici, kapitalizmin işlemesi için gerekli insan modelidir ve bu yüzden istenir.  İnsanlar dayanıklı tüketiciye dönüşünce, hırsla istemeye başlarlar ve bu isteklerini gidermelerini sağlayacak parayı elde etmek için, kapitalist çalışma düzenine teslim olurlar. Böylece çalışarak ve tüketerek, sistemin çarklarını çevirir, onu sırtlarında taşırlar. Bu tüketicilerin felsefesi hedonizmdir, bu felsefe onları hırsla çalışan ve kazandığını saçıp savuran biri haline getirmiştir.  Daha çocukken insan zevkçi, bencil ve dediğim dediktir aslında ve kapitalizmin yaptığı şey temel olarak, insanın bu tarafını iyice baskın kılarak onu Firavunlaştırmaktır.

3. Kapitalist eğitimde, insanlara gerçeği öğretmek gibi bir endişe yoktur. Okullarda verilenler, öncelikle, ülkedeki zenginlikten pay kapma mücadelesinde, bir öne geçme aracı olarak kullanılır. Öğretilen şeylerden insanlar sınavlara tabi tutulurlar ve başarılı olanlar, daha yüksek bir yaşam standardına kavuşurlar. Ve bu yarışta avantaj, iyi okullarda okuma olanağı bulan zenginlerin çocuklarındadır. Bunun dışında, öğrenilen şeyler, efendilere nasıl hizmet edeceğimizin bilgisidir. Böylece birimiz idareci, bir diğerimiz muhasebeci falan olarak onlara hizmet ederiz. Peki, burada ilmin amacı olan gerçeğe ulaşmak nerede kalmıştır?

4. Kapitalist çevre ülkelerden biri olarak gerçeğimiz, kukla devlet oluşumuz ve pazar olarak sömürüldüğümüzdür. Gerçeğimiz diyorum, çünkü görünüşte bağımsız ve kendine yeten zengin bir devletiz. Ama aslolan, gerçeğimiz dediğim şeydir. Öyleyse kim bu gerçeğin gizlenmesine çalışıyorsa, o bize düşmandır.

5. Gizli sömürgeliğimiz bilgisinden hareket eden ve bunu değiştirmek ve ekonomik ve politik bağımsızlığımıza ulaşmak isteyen kimseler, en başta eğitimde bir değişiklik isteyeceklerdir. Bu değişiklik yapıldığında, okullardan verilen bilgi, Kur'anileştirilmiş olacaktır. Kur'an'a ters ve onunla çelişen hiçbir şeye okullarda izin verilmeyecektir. İlhamını Kur'an'dan almış kimselerin eserleri okutulacaktır okullarda. Örneğin Mehmet Akif'in yaptığı tefsirler, Muhammed İkbal'in Müslümanlara ortak bir benlik kazandırmaya çalışan ve Ali Şeriati'nin Müslüman toplumda sosyal bilinci uyandırmayı amaçlayan, ikisinin Batı'nın ve Batılılarla ilişkilerimizin içyüzünü ortaya koyan yazıları, Erbakan Hocanın gerçek düşmanımız olan Siyonizme dikkat çeken ve İslam birliği isteyen konuşmaları ders olarak okutulacaktır. Bu bilinci vermek bir fizik, bir matematik dersi vermekten çok daha önemlidir. Bu dersler önemsiz değillerse de, Müslümanlar olarak içinde bulunduğumuz durumu, dünyadaki görevimizi bilmek ve evrensel davamızı öğrenip buna başkoymak yanında ikincil önemdedirler. Allah'ın kulu olduğunu, imtihan için dünyada bulunduğunu bilmedikten sonra, bilim ve teknolojide ileri olsan kaç yazar. Hatta bu durumda bu ilerilikle ancak dünyanın başına bela olursun, modern Batı medeniyeti gibi. Ama Allah'a inanmışsan, bilim ve tekniğin dünyanın imarı için olduğunu bilir, bu amaçla bunlardan yararlanırsın. İlimleri amaç ve araç ilimler olarak ikiye bölersek, amaç ilim, Kur'an ilmi iken, araç ilim geri kalan ilimlerdir ve bunları, Kur'an'dan öğrendiklerimizi yaşamak ve uygulamakta kullanmamız gerekir.

6. Okullarımızda Cemil Meriç, Mehmet Akif, Muhammed İkbal, Ali Şeriati, Seyid Kutup, Aliya İzzet Begoviç, Necmettin Erbakan gibilerinin öğrettikleri öğretilmiyorsa bugün, hala büyük bir problemimiz var demektir. Bu isteniyor da yapılamıyorsa, bu politik dışa bağımlılığımızla alakalı bir durum olsa gerektir. Yok eğer istendiği iddia ediliyorsa ve yapılabilecekken bir şey yapılmıyorsa, her yerin düşman unsurlarca tutulduğuna bir delil olacaktır bu durum ve bu düşman unsurları temizlemek gerekecektir. Bu ise Sabetaylarla, Kripto Ermenilerle falan alakalı bir konudur.

7. Sultan Abdulhamid ile ilgili bir dizi filim gösterilirken, reklam arasında, erkeğin şehvetini ve kadının dünyalık tutkusunu gizliden gizliye kaşımaya çalışmaktan amaç nedir? Ya hiç böyle dizi filmler çekmesinler, ya da bunları göstereceklerse, televizyondan ve başka yerlerden verilenlere buna uygun bir içerik kazandırsınlar. Yoksa bu yapılan, durumu fark edenlerde ancak nefret ve tiksinti uyandırır. 

8. Hasılı, yeniden politik tam bağımsızlık kazanmak isteyenlerimiz eğitimin İslamileştirlmesini isteyecektir. Ama burada öncelikle, politik bağımlılığımızın bilinmesi lazım. Bunun bilinmesine engel olan, medyadan ve okullardan verilen aksi bilgilerdir ve ahali duyduğunu, gördüğünü gerçek sanır, işlerin içyüzünü araştırmaz, ve bunu isteyecek olsa, yöntemini bilmez.

9. Okullarda genç beyinler, Kur'an'ın nuruyla ışıklandırılmalı, onlara mantık ilmi aracılığıyla doğru düşünmenin yolu öğretilmeli, ayrıca nasıl araştırma yapılır konusu da öğretilmeli. Hazır bilgiyle yetinmeyip kendileri de bilgiye ulaşabilmeliler. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 82
Kayıt tarihi
: 20.05.15
 
 

Aslen Sivas/Zaralı olmakla birlikte, 1977 Abana doğumluyum. Uludağ Üniversitesi'nde Kamu Yönetimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster