Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
7673
 

''Gündem, GDO'lu ürünlerin fayda veya zararları''

''Gündem, GDO'lu ürünlerin fayda veya zararları''
 

Ne Yediğiniz Bilin..


Ülkemizde gündem oldukca hızlı bir şekilde değişiyor. Kürt açılımı derken, birden gündeme DOMUZ GRİBİ oturdu. Aşı olma konusunda Başbakanla, Sağlık Bakanı ters düştü, Başbakanın da aşı olacağını söyliyen bakan, Başbakandan fırça yedi, istifa edeceği söylenen bakanın gönlünü yine Başbakan aldı. Bu seferde gündemi halen meşgul eden GDO'lu ürünlerin tartışması aldı.

Bu GDO nedir? 26 Ekim 2009 tarihinde yürürlüğe giren ve kamuoyunda tartışmalara neden olan '' Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin, ithalatı, işlenmesi, ihracatı, kontrol ve denetimine dair'' yönetmelik büyük tepki çekti. Bunun nedeni olarak ileri sürülen insan ve hayvan sağlığı, bitki örtüsü ve ekolojik dengelerin bozulması gösterildi.

Biyoteknolojik yöntemlerle kendi türü dışındaki bir türden GEN aktarılarak belirli özellikleri değiştirilen bitki, hayvan yada mikroorganizmalara ''Transgenik'' veya ''genetiği değiştirilmiş organizma'' denilmektedir. Kısaca GDO olarak adlandırılmaktadr. Verilen örneklerin başında akrebe ait gen domatese, patates geni kavuna, bakteri veya virüse ait gen de bitkilere verilebilmektedir.

GDO'lu üretimden amaç; dünyadaki açlık sorununa çözüm bulabilmek için üretilen, verimi arttırılmış gıdaların bollaşmasıyla 800 milyon aç insanın doyurulması, diğer bir amaç ise, hammaddeden işlenmiş maddeye kadar olan zincirde çevreye daha az zararlı, besleyici değeri daha yüksek, raf ömrü daha uzun ürünler elde etmek.

Karşı görüş olarak bilim insanlarının bir kısmının ileri sürdüğü sakıncalar; bağışıklık sistemimizi olumsuz etkilediği, başta alerjik hastalıklar, hipertansiyon, kanser gibi hastalıkları tetiklediği, antibiyotiklere karşı direnç sağladığını söylüyorlar.

Dünya'da GDO'lu ürünlerin %99'nu soya, mısır, kanola ve pamuk oluşturmaktadır. Bunların dışında patates, domates, pirinç, buğday, ayçiçeği, balkabağı, yer fıstığıda GDO'lu üretilmektedir. Ayrıca muz, çilek, kiraz, ahududu, ananas, kavun, karpuz gibi ürünler üzerindede çalışmalar yapılmaktadır.

Yılda 2 milyon ton GDO'lu ürünler, başta soya, mısır olmak üzere, mısırözü yağından, soya yağına, pastadan baklavaya, koladan meyva suyuna ve unlu yiyeceklere kadar 800 çeşit gıda maddesinde kullanılabilmektedir.

GDO'lu ürünlerin ekiminin %99'u ABD, Kanada, Çin, Arjantin ve Berezilya'da yapılmaktadır.

GDO'lu ürünler insan sağlığının yanında, çevre ve ekolojik dengenin bozulmasındada etkili olmaktadır. Şöyleki, Avrupa Kıtası'nın tamamında buluna bitki türlerinin sayısı 12 bin civarında olurken Türkiye'de saptanmış bitki türü sayısı 9 bin dir. Bunun %33 yani 3 bini ülkemize özgü bitki türleridir. Böyle bir Flora eksenine GDO'lu ürünleri soktuğunuzda GENETİK çeşitlilik kaybolmakta, bir kez GEN aktarması başlamışsa, genetiği değiştirilmiş ürünün, değiştirilmemiş ürünlere bulaşması önlenemez hale gelmektedir. Bir süre sonra, zengin bitki örtüsünün yerini GDO'lu homojen ürünler almaktadır.

GDO'lu ürünlerde tohumlar, kendisini yeniden üretmemektedir. (Tohum alınabildiği söylemine karşı, alınan tohumların verimsiz ve düşük oranda olduğu, rekoltesinin azlığından bahsedilmektedir) Dolayısiylede çiftçi ürettiği ürünlerden TOHUM ayıramaz hale gelmektedir. Buda çiftçiyi GDO teknolojisine sahip devletlerin ve firmalarının UYDUSU haline getirmektedir.

Ülkemizin, GDO'lu ürünlere ihtiyacı bir dünya sıralaması yapılmasında ancak en son sıralarda yer alması mümkündür. Önemli olan doğru tarım politikalarını geliştirmek gündeme sokmak ve uygulamaktır.

AB Ülkelerinden Fransa, Almanya başta olmak üzere birçok ülke GDO'lu ürünlerin ülkelerine girmesini önliyecek tedbirlere başvurmaktadırlar.

GDO'lu ürün ve tohumun Küresel Kontrolü elinde bulunan ABD'deki, Dupont, Monsento, Colgene İnc. Aventis, Crop Sicence, Florigenepty ltd. Asgrow, Seminiy İnc.gibi Uluslararası Yahudi şirketleri tarafından ÜLKELERİN, DOĞAL TOHUMLARINI KULLANIMINDAN KALDIRABİLMEK İÇİN BÜYÜK CABA SARFETMEKTEDİRLER..

Kısaca değinmeye çalıştığımız GDO'lu ürünlere karşı duyarlı olmak ülke insanının yararına olacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çiftçilerimizin gözlerini bu konuda iyice bir açmalıyız,ziraat mühendisleri koltuklarında oturmamlılar..köy köy gezip anlatmalılar..seralarda yetişen ürünlerin tohumları takip altına alınmalı.. ihtiyaçlarını yine kendi ülkelerinde bulmalılar..velhasıl arz olmayınca talep de olmaz..Artık aldığım her paketli ürünü okuyup alıyorum..modifiye yazıyorsa almıyorum..

Gülden Işık 
 12.11.2009 16:18
Cevap :
Gülden hn, merhabalar, yazıya vermiş olduğunuz katgılardan dolaya teşekkür ederim. Haklısınız kendi kendine yeten ülkeyi, dışarıya bağlı hale getirmek için her türlü gayreti gösterenler, bunu hangi çıkarlar adına yapıyorlar acaba? Bu milletin gözünü açma zamanı geldi de geçiyor.. Sevgi ve saygılarımla..  12.11.2009 22:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 442
Toplam yorum
: 676
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 977
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Çevreye saygı, insanlık görevi olarak algılanmalıdır. Bankacılık ve finans yöneticiliği  uğraşım ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster