Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '11

 
Kategori
Ayakkabı / Çanta
Okunma Sayısı
14693
 

A… Didas! Adidas ve garanti aldatmacası

A… Didas! Adidas ve garanti aldatmacası
 

Alıntı


Okullar açıldıktan bir süre sonra 166 TL vererek oğluma Manavgat Adidas mağazasından bir ayakkabı satın aldım. O kadar para verip Adidas’ı tercih etmemin nedeni yıllar önce Adidas’ dan almış olduğum bir ayakkabı idi. Üstelik oldukça yoğun bir tempo ile günde en az oniki saat ayakta çalışıyordum. Günde oniki saat çalışmama, diğer deyişle koşturmama rağmen, tamı tamına dört yıl aralıksız giymiştim. Ayak dostu, ayağımı vurmayan tek ayakkabı idi… Oldukça hatırı sayılır bir para vermiştim ama karşılığını da almıştım. 

İşte bu deneyimin verdiği güvenle çalmıştım Adidas’ ın kapısını. Çalmaz olaydım! Ayakkabıyı aldıktan 50 gün sonra üç yerinden açıldı. Aslında açılmadı. Tam anlamı ile patladı. İlginç olanı ise her ikisinde de, özellikle burunlarda da deforme olmasına rağmen patlamanın ayakkabının yalnızca bir tekinde olması idi... Diğerinde bir şey yok. 

Patlayan ayakkabıyı alıp satın aldığım mağazanın yolunu tuttum ve durumu anlattım. 

“Bize “Fişini getirmeniz lazım” dediler. Eve geldim aradım taradım ama iki üç yıl önceki fişler bile var o yok, bulamadım. (Fişleri o kadar küçülttüler ki zaten kaybetmemenin de imkanı yok.) 

Tekrar mağazaya döndüm ve fişi bulamadığımı söyledim. Fişi bulamadım ama kredi kartıyla almıştım onun ekstresi var demeye kalmadı “Tamam hanımefendi biz hallettik, sorun yok” dediler. “Fabrikaya göndereceğiz, haber gelince biz sizi haberdar ederiz” diyerek telefonumu alıp, ayakkabıyı teslim aldılar. 

Peki, ne zaman gelir ayakkabı dedim. 

“Bir ay sonra” dediler. 

E, peki biz ne yapacağız bu arada? Çocuk okula nasıl gidecek? Otomobil fabrikası bile bu denli uzun süren tamirlerde yerine yedek otomobil veriyor diyerek espriyle karışık takıldım ve mağazadan çıkarak fabrikadan gelecek haberi beklemeye koyuldum. Bu arada çocuğa bir ayakkabı daha satın aldım mecburen. İki ay oldu, iki kere yıkadım ama hala bir şey yok. Üstelik 50 lira! 

Aradan bir aydan fazla geçmişti ama hala haber yoktu. Lafta telefonumu almışlardı beni arayacaklardı. Haber gelmeyince bizzat gidip sordum. Düzenleyip vermiş oldukları tutanağı istediler yine… Bugün yanımda değil ama yarın getiriyim diyerek çıktım. İki ya da üç gün sonra uğrayabildim. Tutanak numarasını girerek baktılar ve sorunun yıkama hatasından kaynaklı olduğundan dolayı "fabrikanın ayakkabıyı değiştirmediğini” ifade ettiler. 

Nasıl yani dedim. Biz ilk defa mı ayakkabı alıyoruz, ilk defa mı ayakkabı yıkıyoruz? Bir şey yapamayacaklarını ifade eden bakışları gördükten sonra fazla yüz göz olmaya gerek görmeden mağazadan çıktım. Anlamıştım. Bu iş böyle çözülmeyecekti… 

Ne kadar ilginç değil mi? Ayakkabının teki patlamıştı ama diğer tekinde bir şey yoktu. Oysa ikisi de aynı makinede, aynı derece de, aynı sürede yıkanmış, aynı tarihte alınmış, aynı çocuk giymişti. Yani aynı yaştaydılar. Aynı yaşta demişken… 

Yaşlı amcanın biri doktora gidiyor. Doktor “neyin var” diyor. “Bacaklarım çok ağrıyor doktor bey” diyor. Doktor rutin kontrolleri, tedavileri yapıyor ama amcanın ağrıları geçmiyor, sorun çözülmüyor. Tekrar doktora gidiyor, “doktor bey diyor, geçmedi ağrılarım. Ne olacak, nedir bunun nedeni? Doktor diyor ki… “Yaşlılıktandır amca yaşlılıktan” Yaşlı adam doktora dönerek diyor ki… “Doktor bey, her iki ayağımda aynı yaşta ama sadece biri ağrıyor.” O hesap. 

Bir kere biz tüketici olarak şunu anlamış bulunuyoruz. Satın aldığımız ve garanti kapsamında olduğunu söyledikleri hiçbir ürünü gönül rahatlığı ile değiştiremeyeceğimizi. Böylesi sorunlarda mutlaka ama mutlaka kullanım hatası çıkıyor karşımıza. Bu da demek oluyor ki… Garanti, maranti! Hepsi hava cıva. Biz bir markaya güvenerek o kadar para vermeyi göze alıyoruz ama maalesef markalar marka olmaktan çıkmış. 

Oysa o paraya yuvarlak hesap, 20 TL’ den 8, 30 TL’ den 5 çeyrek, 40 TL’ den 3 çift bir de tek ayakkabı satın alabilirdim. En kötüsü bile 2 ay dayansa ederdi 16 ay. Örneğin geçen yaz başı 50 TL’ ye bir ayakkabı aldım. Aynı çocuk aynı hoyratlıkla giyiyor, aynı yöntemle yıkıyor, aynı yöntemle ütülüyorum ama hala giyiyor. Şaka, şaka. Ütü işin şakası tabii… Demem o ki; en kötü Çin malı bile 2 ay dayanıyor. O kadar para verip aldığımız Adidas iki ay bile dayanmadığına göre demek ki çin malı bile değil, çin-çin malıymış. Çin, çin! Şerefe yani… Diğer deyişle genelde hüsrana uğradıktan sonra meyhanenin yolunu tutup içmenin de adı. Hele ki üstüne, aynı mağazanın aynı vitrininde, bir alana bir bedava ilanları varsa %100 kazıklanmış olmanın verdiği hüsran ile içmeyip de ne yapacaksın? 

Ne mi yapacağım? Sabah ola hayrola. Hadi çin-çin. Şerefe… 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Adidas kaliteden ödün vermeye başladı ama fiyatları yükseltmeye de başladı, nasıl olcak bu iş anlamadım :) Nike bu konuda tek ya. Bir sorun çıkınca sen daha demeden değiştiriyolar, yıllardır kullanıcısıyım, haaa bu arada bir kere defolu çıktı .

Mustafa Tunç 
 09.04.2011 16:25
Cevap :
Şanslımıyşınız. Şikayet var com kayıtları hiç öyle demiyor ama... Benimkine benzer onlarca şikayet almış. Selamlar  10.04.2011 23:00
 

Senin başına gelen benim de geldi. Adi-das'tan sözde iyidir diye paraya kıyıp bir spor ayakkabı aldım. Sözde sabahları koşarım diye... Üç ay dayanmadı.. Ki halı sahada ancak iki kez kullanmıştım... Uğraşmadım, gittim tanesi 15 TL' den nasılsa gider üç beş gün içinde diye iki tane markasız spor ayakkabısı aldım... İki yıl geçti, birincisi eskimediğinden ikincisini giyme fırsatı bulamadım. Komşunun oğluna hediye ettim... Ha bir de 2007 de yazın giyerim diye bir yazlık ayakkabı aldım 10TL'ye... Hâlâ yıkayıp yıkayıp kullanıyorum... :)))) "Ucuz etin yahnisi..." lafı tersine mi döndü ne?

UFUK KESİCİ 
 29.03.2011 10:08
Cevap :
Sanırım öyle oldu. Oğlumun ayakkabısı da dershane arakadaşları ile gittiği halı saha maçında 50. gününde patlamıştı. Sanırım spor ayakkabılar ile futbol oynamak uygun değil. Ev içi terliği gibi halı sahada değil halı üstünde giyilmek için yapılmış sanırım. Selamlar  29.03.2011 13:10
 

Das ın başına ADİ yi almasından belli oluyor.....:)))) SEVGİLERİMLE.

Şerife Mutlu 
 24.02.2011 19:32
Cevap :
:)) Haklısın. Ben de cümleyi bölecektim öyle ama dedim biraz cool takılım. Sen önemli bir eksiği doldurmuş, boşluğu tamamlamışsın. Teşekkür ederim. Sevgilerimle  25.02.2011 1:29
 

AIslında tüketicinin aldatılmasından başka birşey değil. Tüketiciyi koruma derneklerine başvursanızda bir sonuç alınmıyor. Geçmiş olsun. Selamlar...

Mesut KARİP 
 22.02.2011 15:39
Cevap :
Haklısınız. Müşteri her durumda aldatılıyor. Markaların kalite kontrolünün devletçe ele alınması gerekiyor. Bu konu başıma geldi geleli konuşmuş olduğumuz birçok insan marka olmuş bazı markaların marka olma özelliğini özelliğini çoktan kaybetmiş olduğu konusunda hemfikir. Buna benzer birçok hikaye internet sitelerinde yer alan şikayetlerle dile getiriliyor. Bu demektir ki artık markaya güvenmenin hiç bir anlamı yok. Geçen yıl Müigros' dan almış olduğum 23 TL' lik ayakkabı yaklaşık bir yıl dayanmıştı... Markalı ya da markasız kandırılıyor, soyuluyoruz. Şu an devam eden birçok kampanyada "tek ürün fiyatına üç ürün, bir alana bir bedava gibi" tüketici olarak ne denli kandırıldığımızın en önemli kanıtı. Selamlar, saygılar.  22.02.2011 20:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1448
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster