Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
398
 

A ha İstanbul!

A ha İstanbul!
 

A ha İstanbul..


Haziran ayında ablamla birlikte bizi İstanbul'a götürecek otobüsle yola çıktık. Yalova'dan feribota bindik, zamanı daha çabuk geçirelim diye üst kata çıkıp çay içelim istedik. Hava oldukça güzel deniz muhteşem, yolcuların çoğu yol yorgunu ama onlar da mutlu, denizi seyrediyor ve sohbet ediyorlar.

Ben de ablamla bir köşede oturmuş çayımı içiyorum. İstanbul'da kaç gün kalacağımızı konuşuyoruz daha sonraki haftalık turumuzun iyi geçmesini diliyoruz birbirimize. Hafifçe yan dönerek oturduğum yerden, bir anda irkilerek fırlıyorum. Sağ ayağıma bir şey çarptı! Neye uğradığımı anlamaya çalışırken, önden giden "muhtemelen doğulu" uzun boylu bir erkeğin ayağıma çarptığını farkediyorum. Hemen arkasından gelen başka bir erkek ve üç kadına dönerek "A ha Istanbull" diye bağırdı elleri ve kollarıyla karşı yakayı gösterirken, bana çarptığını bile farketmedi.

Kadınlar; utanıp uzun eteklerini eşarplarını çekiştirdi ve önümüzden seke seke seğirttiler. Onları, kimbilir nereden getiren ve İstanbul'u "bir iyi bilen" erkekle gurur duydular. Dişleriyle dudaklarının kenarını hafifçe ısırırken birbirleriyle bakışıp gülüştüler. İçlerinden geçenleri çok merak ettim belki de "aç kollarını kucakla bizi de" demişlerdir kimbilir? Erkeklerden kısa boylu daha genç olanı, yaklaşmakta olduğumuz İstanbul'a bakıyordu. Hiçbiri bizi görmedi ama biz onlardan çok gördük. Geldikleri yerde yaşananları, ne yaşayacaklarını! iyi biliyoruz.

Benim önce sağ ayağım acıdı, sonra sol yanımda yukarılarda bir yerlerim çok daha fazla acıdı.

Aha İstanbul! Taşı toprağı altın İstanbul!

Seni katlattiler, ağlattılar inlettiler canım İstanbul. Taşın toprağın "altın'dı" çamur ! ettiler ey koca İstanbul. Adına şarkılar yapılmış şiirler yazılmış güzel İstanbul. Şimdi "a ha İstanbul" diyenlerle doldu bağrın. Taşıyamaz oldun bunca yükü bunca "hafif" yükü! ağırlığı. Senin kaderinle oynayanlar sana bu kalabalığı yaşatanlar utansın.

Her gün her yerden yorganını omuzuna bağlayıp gelenlere artık "durun gelmeyin" demenin vakti çoktan geçti canım İstanbul. Dualarla senalarla yağdırılan yağmur, bağrına üç damla aktığında sende intikamını alıyorsun ama "aklı ermeyenlerden".. Aklı erenleri (!) bağrından silkeleyip atsan ya. Ne iyi olurdu ahh İstanbul..

Gülriz Yiğit

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba...Her şeye rağmen İstanbul yine de güzeldir. Çocukluğumdan beri aklımda olan dizeleri,aktarayım. "Yedi nazlı tepeye serpilmişsin / Kainata göz kırpar eğlenirsin / Müstesna bir varlıksın mücheversin / her gönülde bir arzusun İstanbu. İstanbul ile ilgili bloglarımı okumanızı isterim. Selamlar.

cdenizkent 
 18.09.2008 18:10
Cevap :
Sevgili arkadaşım cdenizkent, İstanbul herşeye! rağmen hala güzel ne varki, o güzelliği yok etmek için elbirilği ile uğraşan o güzelliği yok etmeye adeta "and" içmişler de var. Benim isyanım buna. Yeter artık, kaldırma gücü kalmamış kenti böylesine tahrip etmeye O'nu isyan ettirmeye hiçbirimizin hakkı yok. Bence "vize" uygulaması getirilmeli. Yorganını kapan gelmemeli artık yeter. Sevgilerimle..  18.09.2008 19:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 258
Toplam yorum
: 701
Toplam mesaj
: 109
Ort. okunma sayısı
: 1014
Kayıt tarihi
: 10.08.08
 
 

Ankara'da doğdum. Balıkesir'in  ilçesi Ayvalık'ta yaşıyorum. TSM ve  tiyatronun biraz da olsa toz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster