Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Mustafa Nevruz SINACI

http://blog.milliyet.com.tr/mns

08 Ağustos '15

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
66
 

A. J. Toynbee’nin kayıp “Furya ve İftira Projesi”

A. J. Toynbee’nin kayıp “Furya ve İftira Projesi”
 

O, Büyük Türk Milletine "TİRAN" diyecek kadar gözü dönmüş bir insanlık düşmanı idi..


A. J. Toynbee’nin Kayıp “Furya ve İftira Projesi”

Mustafa Nevruz SINACI

Bu kitap (veya bilgi notu) University of California kütüphanesinde, bir tesadüf eseri bulunmuştur. Enteresandır, çalışmada 100’e yakın kitaba atıf yapılmaktadır. Atıfların tamamı Osmanlı Devleti, Türkiye ve Türk milleti ile alâkalı olmasına rağmen, bilgi çalışmanın hâlâ dilimize çevrilmemiş olması çok tuhaf!. Toynbee’nin, yine kurgulu Türk karşıtlığı ve yalana dayalı senaryolarla Türk düşmanlığı yaratma çabaları ile tescilli, Ermeni soykırım iddia ve iftiralarının bir numaralı başucu kitabı.“Mavi Kitap” aynı dönemde tasarlanmış olmasına rağmen, Türk Milleti hakkında yönlendirici yalanları, Osmanlı-İslâm Ümmeti’ni yok etmek için üretilen ütopik senaryoları içermektedir. Adeta ısmarlama tarih yazmak için (muhtemelen Osmanlı Tokadı yemiş ihanet şebekeleri tarafından tutulmuş kirli bir beyinsiz olan) tahayyül edilen kurgu, menfur emel ve kirli oyunları senaryoya dönüştürmek için kiralanmış bir gafil.

Bu yönüyle Arnold Joseph Toynbee, ısmarlama tarih yazarlığı denilen tarih felsefesi kuramının hatırı sayılır üstatlarındandır. Yönlendirici yalanları, medeniyetleri yok etmek için üretilen bahaneleri, adeta istenilen/ısmarlanan tarihi yazmak için güdümlenmiş; Kurgulanmış bir oyunun senaryosunu, en insanlık dışı ve utanç verici bir aşağılık tenezzülle yazmıştır. Bu lânetli işlevle ortaya konulan rezilliğin adı “Tarih Felsefesi”dir. Orijinal ve objektif anlamda Tarihçilik: Tam bir dürüstlük, bire bir tespit ve hakkı hak sahibine teslim iken, bu menfurlar sayesinde yalancılık, düzmecilik ve adeta bir tasarımcılık, yerine göre de “ısmarlama” olmak gibi aşağılık, insanlık dışı ve iğrenç durumlara düşürülmüştür.   

BAZI TESPİTLER VE MENFUR MAKSATLAR  

Örneğin, tıpkı İzmir’i işgale gelen bütün palikaryayı Amerikan gemilerin taşıdığı gibi; 1918’de İstanbul işgaline gelen donanma içerisinde, kamufle edilmiş ABD gemileri de vardı. Türk Milleti’nin gözünden özenle gizlenen bu Amerikan filosu Komutanı Amiral Bristol’un adı, 1920’de kuruluşuna çok emek verdiği sanılan Amerikan Hastanesine verilmiştir. Lâkin Boğazda işgal gemilerini gösteren fotoğraflardan hiçbirinde Amerikan gemisi göremezsiniz. Gelmediler mi? Hayır, hepsi yerinde. Sadece fotoğraflardan silindiler.

Bu, Amerikalıyı sevdirtmek için yapılan bir algı operasyonuydu.

İşte Arnold Joseph Toynbee’nin bilgi notunu, yıllar sonra alıp, tercüme eden ve büyük bir dikkatle inceleyen; Balkan Üniversiteleri Mütevelli Heyet Başkanı ve 18. Dönem Sakarya Milletvekili Yalçın Koçak ‘EKİN’ adlı bir kitapta yayımladı. Bu kitapta, bahse konu bilgi not veya mezkür tasarım’ın ‘Türklere İngiliz’i sevdirtmek ve lânetli yüzlerini gizlemek için yok farz edilerek çevrilmemiş bir eser’ olduğu, bütün sebep ve gerekçeleri ile birlikte işlenmekte ve “Arnold Joseph Toynbee’nin Türk ve Türkiye karşıtı; “Azılı Türk ve Müslüman düşmanı” sıfatıyla yazdığı bir kitap denilmektedir. Dostluk zamanım dediği dönemde yazdıkları hatırat gibi yazıtlarken bu okuduğumuz tamamen bir siyasetname; Bir yol haritası ve çağımızı dizayn etmeyi amaçlayan karanlık bir harita, lânetli/kanlı-kinli, canice bir proje çalışmasıdır.

Unutmayalım 33 yıl Karanlık masa’nın (Chatham House 1. Dünya Savaşı’nın sonunda imzalanan Versay Anlaşması’yla, büyük ölçekli bir dünya savaşını önlemek için “uluslararası diyalog sağlamayı amaçlayan” sözde bir düşünce kuruluşu. Uluslararası İlişkiler Enstitüsü adı altında faaliyet gösterir.) başkanlığını yapan bir adamın bizim hakkımızdaki kitabıdır. Kendisi her ne kadar Ateist, dinsiz, imansız ve kitapsızsa da, yazdığı Kitaplar takipçilerince, büyük bir dikkatle uygulanmaktadır” denilmektedir.

O, istihbaratta Enigmatik çağın başlangıç taşıdır.

Toynbee’den sonra, hiçbir olayın göründüğü gibi olmadığı, olayların bilindiği gibi gelişmediği, her saha uygulaması için; bir üst tasarıma ihtiyaç olduğu, Bu üst tasarımın güneş batmayan İmparatorluğun varlığının devamlılığını düşünürken Dünyanın karanlık tarafının da dizaynı konusunda Yükselen ve Alçalan Medeniyetler teorisinde vaziyet alması gerekliliğinin mucidi, fikir babası işte bu olup; Sonuçta: Medeniyetin banisi Büyük Türk Milleti’ne ‘Tiran’ diyecek kadar, insanlıktan nasipsiz bir kan emici, kazıklı voyvoda artığı, iğrenç yok edici...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 391
Kayıt tarihi
: 02.03.11
 
 

Siyaset Bilimci- Hukukçu, Araştırmacı- Yazar. 7. ve 9. dönem Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster