Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1248
 

A.Kocaman'ın sinsi inadı ve Demir Özer'in Facebook bombaları

A.Kocaman'ın sinsi inadı ve Demir Özer'in Facebook bombaları
 

Aykut Kocaman'ın sinsi inadı.


Fenerbahçe’nin Atatürk Olimpiyat stadında İ.B.Belediyespor’u 1-0 da olsa ilk kez yenmesinin hemen ardından DEMİR ÖZER, Facebook’ta yine Aykut Kocaman’ı Niang’da ısrar ettiği gerekçesiyle tek cümle ile eleştirmiş…

Demir Özer bir spor yazarı değil. 59-60 yaşlarında futbolu tarafsız seyreden, haklıyı haksızı, iyiyi kötüyü ayırt edebilen bir sporsever arkadaşımız. Fenerbahçe’li. Aykut Kocaman’ın hocalağına bir türlü ısınamayanlardan. Hatalarını hiç affetmiyor. Facebook’ta sade bir dille tek cümleyle bomba gibi eleştirirsini yapıştırıveriyor. Fenerbahçe’nin Ankara’da Ziraat Türkiye kupası maçında takım 2. devrede 4 gol yiyince, birçok as futbolcu gibi takımda olmayan Alex için bir cümle yerleştirivermişti. O sıralar bazı spor yazarları Alex’i eleştiriyorlardı.

Demir Özer, ''siz yatın kalkın, Alex’in ayakkabılarını öpün'' diyor, birilerine mesaj gönderiyordu. Sakatlıktan bir türlü kurtulamayan ve geldiği günden beri kendini bir türlü gösteremeyen Özer için, başarısız Avrupa maçlarından sonra da ''Aykut kOcaman, Özeri de al git'' diye tepki koyuyordu. Sonuna Kadar her eleştirisinde haklı Demir. Vatandaşın da taraftarın da sesi o.

Nitekim 3000. golü kim atacak diye sorulurken Alex daha 2 gol vardı. Alex önce ligde 100. golünü attı. Sonra 2999, sonra 3000 ve hala Alex devam ediyor. 3001-3002-3003-3004.

Demir Özer’in Niang eleştirisi üzerine kısa bir analiz yaptım kendimde. ‘’Biz ekranda Niang’ın bir sakatlığı, bir bitkinliği olduğunu fark ederken, Aykut Kocaman, niye maçın sonuna kadar bunu görmek istemedi’’ diyor ya!..

Aykut Kocaman’ın futbolculuğunu bilenler hatırlar. Efendiydi. Tepkisizdi ama ruhsuz değildi. Sahada kendini kaybettirir, golle beraber ortaya çıkardı ve asla sevinç gösterisi yapmaz veya abartmazdı.

Aykut Kocaman, Fenerbahçe tarihinde sevilen hiçbir futbolcusuna nasip olmayan yetki ve destekle futbol takımının her şeyi. Yaptığı, doğru sayılabilecek şeyler yanında yapılmaması gereken şeyler de yapıyor. Sinsi bir inatçılığı var gibi. Demir’in gördüğünü, Rıdvan’ın Tv de devre arası işaretlediğini fark etmeyeceğini sanmıyorum. Bu sinsi inatçılık her iki yönde de etkili oluyor.

Geçen sezon Burak Yılmaz’ı istemedi, Önce Eskişehir’e sonra da Gökhan Ünal karşılığı bedavadan Trabzon’a verildi. Gökhan için giden milyon eoru ile kalmadı iş. Fenerbahçe’de Semih ile ara sıra oynarken, Gökhan kulübeye nahkum oldu. Buna karşılık Burak Yılmaz son maçta orta yapmak amacı ile şandelleği topla Fenerbahçe’ye gol attı. Oldu mu Şampiyonlar ligine girememekten Fener’in zararı 15 milyon euro?.

Bir iyi yedek kaleci almamakta direndi. Mert gibi tecrübesiz bir kaleciyi Trabzon’da oynatmak zorunda kaldı. O Mert 5 dakikada 2 gol, bir devrede 3 gol yedi. Sonra Serkan’ı aldı.

Bir ara Alex’siz oynamayı denedi. . Baktı ki olmuyor. Bir onu çabuk anladı. Bilica’da ısrar etti. Ararlı çıktı. Üstüne bir yanlış daha yaptı. Kayseri’ye 3 santrafor 1 stoperle gitti. Bu kez götürmesi gerekirken Bilica’yı götürmedi, Selçuk hayatında ilk kez stoper oymak zorunda kaldı. Şimdi de Dia’yı bir türlü ilk 11 e sürmüyor ki, o Dia’nın takıma Stoc’dan daha fazla katkı sağladığı açıkca gözleniyor.

Semih’i son 5 dakikada oyuna sokuyor. Bu hamle taktiksel değil. Hakaret gibi. Anlaşılmaz. O halde?.. İnat… Niang’ın kulübede bile oturacak dermanı kalmamış çünkü. Soyunma odasına doğru yatmaya.

Aykut Kocaman’ın tuhaf inatçılığının yararlı tarafları da yok değil belki. Örneğin, taraftarın, geriye oynuyor, koşmuyor dediği Critian Baroni dün müthişti. Israrında haklı çıkmış gibi. Gökay diye bir genç çocukta ısrar etti. İlk 11 e sürdü. Çelik Bilek’in Rodisine benziyor ama dinamo gibi. Heryerde ve sahanın kesin en iyisi. Bir Okan buldu genç. Süper. Şanssızlığı önünde Gökhan Gönül olması. Mehmet Topu geçen yıl bir varlık gösterememişti. Bu yıl ve son maçlarda bilhassa, güzel futbolu ile dikkat çekiyor. Gereksiz kartların iflah olmaz sahibi Lugano’yu tehdit ediyor, Bekir’de ısrar ediyor, yerine hazırlıyor. Bekir gittikçe yerini sağlamlaştırıyor.

Fenerbahçe kim ne derse desin B.Belediye maçında iyi bir futbol oynadı. İlk 15 dakikayı kazasız belasız atlattıktan sonra müthiş bir pres koydu. Rakibin bildik oyununu bozdu. O çok tenkit edilen orta saha bu kez çok farklıydı.

Bir de şu Demir Özer’in sinirini bozan Niang’ın öle gebere maçı tamamlaması, üstüne üstlük, takımın o gole en çok ihtiyacı olduğu dakikalarda penaltıyı kaçırmasa olmasa, belki biz de bu yazıyı yazmak zorunda kalıp, Aykut hocanın sinsi inatçılığını ifşa etmek zorunda kalmayacaktık.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnat bazen fayda gibi gözükse de çoğu zaman yanlışta ısrar edildiğinden sonuç hüsran oluyor.Gaziantep,Kayseri,Trabzon maçları gibi.Niang beni değiştirin diyor,seyirci görüyor bugün benden fayda yok diyor ama inat yok mu inat!Son saniyeye kadar taraftar ecel terleri döküyor,rahat maç izleyemiyor.Bir sol bek nasıl bulunamaz?Kaç haftadır aynı sıkıntı.Caner niye ileri gidip orada kalır?Görevi gol atmak mı?Kaç golü var futbol hayatı boyunca?Gökhan Ünal dan neden son 5 dakikada faydalanılmak istenir?70 ten sonra girmesi ayıp mı yoksa!Boşuna mı paracıklar ve Burak verildi???Dia dan neden son dakikalarda görev istenir?Ne zaman ilk 11 de sahaya çıkacak?Aykut tabi ki performansı en iyi bilendir de seyirci de gördüğüne bakıyor,haksız da değil.

Fikri TANRIÖVER 
 30.11.2010 20:57
 

Kocaman'a Figerin kontratı bulunan brezilyalı oyunculara bakacaksın denilip onların içindede sadece Baroni ve Santos alınabilenecek oyuncular mıydı?Zicoya 1,2 milyon euro vermeyip ona kapris yapıp Madrid'e evinde emeklilik günlerini geçirecek Aragonese fahiş maaş önerip getirenlere niye bir çift söz yazamıyorsunuz?Çeyrek Final oynamış takıma 1,2 akıllıca transfer yapıp Zico'nun çalışma ortamını rahatlatıp,kuvvetlendirip devam edeceğine Aragones'i getirenlere,Denizli faciasını MHK,federasyona yükleyenlerin Daum'u niye kovduğunu soramayıp bizim çocuk Kocamanı eleştirmeleri haksız ve yersizdir.Daum Köln altyapısında oynayan Serdar Kesimal gibi gurbetçi yetenekleri niye aldırmamıştır.Çünkü Daum sadece maç kazanacağı kadro ister.Okan ,gökay nçleri ihtiyacı bile varken kullanmamış.Sağ beki,sol bek yapmış.Rotasyonla sadece hazır oyuncuları oynatmıştır.Devre arası Bir Sol Bek,Baroniden daha yırtıcı daha sert bir Ön libero,Emrenin genç olanı bulabilirsek bu kadro super oynar

mehmet binlik 
 29.11.2010 23:48
Cevap :
Fenerbahçe deneme tahtası değildir. Yazdıklarınızın hiç birine katılmıyorum. Alex için yazdıklarınızın mantıkla, istatistikle hiç bir şeyle ifade etmek mümkün değil. Kimi akırsanız alın, o almadan maç kazanamıyorlar. Fenerbahçe çapsız teknik direktörlerle başarılı olmaz. Önce vizyon sahibi olmalıdır.  30.11.2010 14:11
 

Totti Roma da 10 numaralı formayı giyen yıldız Forvet oyuncusudur.17 yaşından beri Roma Formasını giymektedir.Şampiyonlar liginde dakika 75 oyuna girmiştir.Yüzünde Alex'in Buca maçnıda ki ve 75 dakikada ki yüz ifadesi değil.oyuna girmekten mutlu Oyuncu ifadesi vardı.Eğer Futbol Takım Oyunu ise kimisi 5.dakika da oyuna girebilir kimisi 90.dakika da bunu sorun yapan 1970 de ki Futbol anlayışında takılı kalan Taraftardır.Alex 33 yaşında Günümüz Futbol anlayışına uygun olmayan bir Futbolcu tipidir.Fenerbahçe de istatistik rekoru kırarken 1 tane Avrupa Takımından Transfer teklifi alamaması düşündürücüdür.Zaten Fenerbahçeden kazandığı parayı hiç bir Avrupalı vermez.Trabzon maçında yedek kaleci ye şans vermesi cesarettir.Ama Cesaretini kıran sizin gibi popülist taraftarın eleştiri oklarıdır.Fenerbahçe adım adım zirveye yaklaşırken Siz hala Kayseri haftasındasınız.Risk alabilenler büyür alamayanlar yerinde sayar.Burak'ı gönderip Gökhan'ı aldırdığını biliyorsanız demek ki Klübün içindensiniz?!

mehmet binlik 
 29.11.2010 23:16
 

Bana ne mutlu ki, Nadir Kalbinur'u, H.Demir Özer'i tanıdım.Çim sahalar daha hayal iken, kramponların çivilerini taşla ezerek çamurlu, batak sahalarda futbol oynadılar, duş hayal bile etmek lükstü.Su birikintilerinde kramponlarını temizler, evlerine banyo almağa giderlerdi, tabii ki tüm yorgunluk ve ter ile.Şimdi neden yazdım bunları, Aykut gibi politikaya sahip olanlar, çamurlu sahalardan gelen, futbolu iyi bilen futbolcuları kandıramazlar. Demir çıkar teşhis koyar, Nadir raporunu yazar, ben de acizane düşüncelerimin doğru olduğunu görür mutlu olurum.Takım yöneticileri birbirini vuran, kulüpten beslenen, maaş bağlanan bir takım fanatikleri korumağa yaptıkları özeni, takım çalıştırıcılarına ve transfer komitelerine de göstermek zorundadırlar.

FERDI KARAN 
 29.11.2010 18:47
Cevap :
Çok değerli ve güzel yorum için teşekkürler. Gerçekten de o dediğiniz şartlarda top oynadık biz. Bir de aile muhalefeti vardı. Hiç unutmam amatör kümede Yeldeğirmeninde oynarken. sezon öncesi bir hazırlık maçı vardı. Çamlıca sahasında. Sulu kar yağıyordu. Buz gibi bir hava ve biz maçtan sonra, sahanın kenarındaki bi bidondan su alıp üstümüze dökerek yıkanmıştık. Krmğonlardan tırnakların yarası 40 senede geçmedi. Şimdi hem büyük paralar alıyorlar, hem çok bahane üretiyorlar. İnanılmaz.  29.11.2010 22:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 455
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 927
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster