Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
249
 

Aba altından sopa göstermek

Sevgili MB yazarları ve okurları,

Ülkemizde giderek ısınan gelişmeler, tarafların birbirlerine karşı tavır ve üslublarının sertleşmesine, tabiri caiz ise, alışılmışın dışında, çığrından çıkmasına yol açtı.

Barış Süreci ve Akil adamların girişimleri, AKP'nin ve BDP'nin bu süreçteki tavır ve açıklamaları, ortaya konulan görüş ve argümanlar, toplumun hangi kesimini ikna edebilmektedir? Realist bir tavır ve tarafsız bir gözle gelişmelere bakıldığında, Akil Adamların, münazaradaki anti tezi savunma pozisyonunda oluşları, çoğusunun bilgi ve donanımlarının, toplumu ikna etmeye, topluma yön ve yol göstermeye yeterli olmadığı kanısını yaratıyor. Nitekim, toplantılarda, söz alanların, konferans için gelen iknacılara gösterdiği tepkiler ve kullandığı ifadeler, akil adamlar, BDP ve AKP kanadındaki oluşumların, beklentilerin dışında geliştiği endişesinin yaşandığını ortaya çıkarmaktadır.

Ancak, gerek Bursa, gerek İzmir mitinginde MHP başkan Sayın BAHÇELİ'nin siyasi tavır ve açıklamalarını destekleyen taraftarca kullanılan ifadeler (vur de vuralım, öl de ölelim), (sayın Bahçeli'nin ise, bilahere yaptığı açıklamalara göre, eğer ülkenin bölünmesine yönelik bir gelişme yaşanırsa, MERAK ETMEYİN O ZAMAN DA GELECEK sözlerinin) MHP'yi yasal zeminde zora soktuğu rivayet ediliyor.

Oysa, normal atmosferde suç unsuru olarak telakki edilen bu ifadelerin, daha önce ağır ve düşündürücü bir biçimde BDP'li milletvekillerince kullanıldığı, tehdit içeriği bulunan cümlelerin TV ekranlarından ve gazetelerden halkımıza yansıtılmış olduğu bilinmektedir. BDP'li vekillerin "BARIŞ SAĞLANMADIĞI TAKDİRDE, TÜRKİYE'DE HUZUR ESKİSİNDEN ÇOK  AĞIR BİR KONUMA SÜRÜKLENECEKTİR."

Abdullah Öcalan'ın ise, "GÖNDERİLECEK 5000  PKK' LININ DAHA BASKIN BİR GÜÇLE, 50.000 KİŞİ OLARAK DÖNECEĞİNİ UNUTMAYIN" sözleri,

Akil adam olarak kendisine rol verilen Ege Bölgesi Heyet Üyesi Profesör Baskın ORAN ise, 13 Nisan tarihinde İzmir Toplantısında yaptığı konuşmada (22 Nisan Sözcü Gazetesi haberine dayanılarak), "ABDULLAH ÖCALAN CESUR BİRİ. EYALET SİSTEMİNE GEÇİLMELİDİR. KÜRTLERE ÖZERKLİK VERİLMEZSE, METRO İSTASYONLARI,  ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ HERGÜN PATLAR. CESET PARÇALARI ÜZERİMİZE SIÇRAR" söylemiyle, Barış Sürecinde rol alanların adeta ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERDİĞİNİ ANIMSATMAKTADIR. 

Bir bilim adamının, özgür düşünceyi savunan bir ikna üyesinin üslubu bu olmamalıdır. Bu millet terör tehditi ile mi barışa zorlanmaktadır. Topluma bu korkuların salınmasını, etik bir girişim olarak değerlendirmek mümkün değildir.

Hükümetimizce "ÖZERKLİK" ifadesinin bugüne kadar terennüm edilmemesine karşın, sayın AKİLİMİZİN, bu ifade ile toplumun karşısına çıkması, infial yaratmaz mı? Toplumun gerilmesine ve tepkisine yol açmaz mı? 

Kanaatimce bu süreçte, en nitelikli AKİL ADAMIN dahi, toplumu ikna etmek bir yana, rikkate getirme, huzursuz etme, öfke yaratma gibi zararlı bir gelişmeye sebebiyet verdiği görülüyor.

Barış için yapılacak girişimlerin ve kullanılacak üslupların, hangi taraftan gelirse gelsin, toplumun güvenini sarsacak, endişe ve umutsuzluklarına vesile oluşturacak bir konumda bulunmamasını temin etmek, en akılcı ve yapıcı, siyasi bir yaklaşım olarak değerlendirilmelidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerçekten ibret verici.

Kerim Korkut 
 29.04.2013 18:56
Cevap :
Değerli Kerim bey, son zamanlarda MB sayfasında oluşan bir hata sonucu mudur, bilemiyorum, gönderdiğim yorumlar muhatabına ulaşmadığı gibi, sizin yazdığınız yorumun meseajı da bana gelmemişti. Şimdi, tesadüfen yorumlarım sayfasını açtığımda, sizin yorumunuzu gördüm. İlginiz ve ayırdığınız zaman için teşekkürlerim eşliğinde selam ve saygılarımı gönderiyorum. Refik Başdere   08.05.2013 10:41
 

Refik Bey açıklamanız için teşekkürü bir borç bilirim. 'Devlet adamı olmak' Osmanlı'nın çöküş yüzyıllarında olduğu gibi 'idare-i maslahatçılık' olmamalıdır.Gazi Mustafa Kemal ile Ecevit-Erbakan Ortaklığının Kıbrıs Çıkartmasından sonra çektiğimiz özlemler artık başımıza dert oldu kardeş.Devleti kuran irade evrensel anlamda ortak değerleri pekiştirmek, sınırlarını korumak,adaleti sağlamak,kalkınmayı yaygınlaştırmak,iç güvenliği sağlamak,trafik kazaları ile terör saldırılarını en aza indirmek değil midir?İşte bizdeki noksanlıkların başlıcaları bunlar bence.Ne yazık ki AB Haçlı Ruhu ile değilse bile Petrol Alanlarına ulaşabilmek iştihası ile mahut terör örgütü dahil her türlü aracı kullanmaktan ve kendisine uygun düşmese bile terörist kavramını 'aktivist' olarak dayatmayı bile göze alacak kadar bir gözü dönmüşlük içindedir.Ki onların bu açılımları içerideki sözde Açılım ve Barış Süreçleri ile ne kadar da atbaşı gidiyor değil mi? Sanki körüz, görmüyoruz!Sanki sağırız, duymuyoruz!Teşekkürler

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 27.04.2013 21:02
Cevap :
Değerli ve sevgili Ömer Faruk bey,yorumunuzdaki mükemmel tasvir, ülkemizin sorunlarını ve nedenlerini öylesine ayan beyan ortaya koyuyor ki, ilave edilecek bir şey kalmamış. Görüşlerinize tamamen katıldığımı ve diğer okuyanlar gibi benim de irşat olduğumu eklemek isterim. Selam, sevgi ve saygılarımla. Refik BAŞDERE  28.04.2013 2:38
 

Elli iki yıllık yaşamımda ülkemde bu denli karmaşık bir durum görmedim. Yazınızı okurken bir konu tekrar aklıma geldi. Allah(c.c) katında dilerim şehitlik mertebesine ulaşmışlardır, bugüne kadar ölen 30 bin vatan evladından şehitlik payelerini de almaya kalkarlarsa hiç şaşmam. Önce devleti yönetenler bu ana kuzularının o zaman neden öldüğünü açıklaması lazım. Yoksa bunun Allah'ın katında cevabını veremezler.Saygılar...

hssensoz 
 27.04.2013 15:55
Cevap :
Sayın Şensöz, duygu ve erdem dolu bu mükemmel açıklamalarınız karşısında ne diyebilirim ki! Verdiğiniz desteğe ve emeğe şükranlarımı sunarım. Bu yerinde sorunuzun cevabını da akiller vermeliler, diye düşünüyor, selam, sevgi ve saygılar sunuyorum. Refik BAŞDERE   28.04.2013 2:43
 

Hakikatler bunlar... Akl-ı selim cümleler... Elinize sağlık. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 26.04.2013 17:25
Cevap :
Değerli İsmail hakkı bey, Akil'den değil ama, aklı selimden gelen sesler, yüreğimizi soğutuyor, sıkışmış gönlümüzün karanlıklarını aydınlatmakta, ışık oluyor. Teşekkürlerim eşliğinde selam, saygı ve sevgiler gönderiyorum. Refik BAŞDERE  27.04.2013 1:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 303
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 523
Kayıt tarihi
: 30.12.12
 
 

1947 yılında Erzurum'da doğdu. Başak burcundadır. Eğitimini  Ankara'da sürdürdü. DTCF Alman Filol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster