Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '06

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
328
 

Abalı sopalı bir yazı

Türkiye’den uzakta, okumak için geldiğim Avrupa’nın bir ülkesinin küçük kasabasına da eninde sonunda deve bayıltan cinsinden dediğimiz yaz sıcaklari geldi. Güneş ışınlarını birkaç saniyeligine kesmeye çalısan kaçamak bir-iki bulutun bunu başarabildiği ise aşikar. Sıcağa karşı koyamayan beyaz tenli insanlar, kah Akdeniz’in inci sularına kendilerini bırakmak için kaçıyor oralara kacamayanlar da bir ağaç gölgesi bulup soluklanmaya çalışıyorlar.

Mayolarını giymiş kızlar, kısa pantolonlu çocuklar serinlemek için en ufak fırsattta kendilerini su birikintilerine bıraktıkları şu sıralarda, Türkiye’de Avrupa Birliğine giriş için ödün veremeyeceği konuları tekrarlıyor olursa olsun, olmazsa biz yolumuza kendimiz devam ederiz kabadayılıkları gazete mansetlerinde yerini alıyordu.

Kıbrıs Rum tarafının vetosu uzun uğraşlardan sonra aşılmış, bir avuc insanın yaşadığı Rum kesiminin istekleri ve buna karsı 70 milyonluk Türkiye’nin diretmeleri, yine Türkiye-Avrupa arasında karşılıklı, küçük ölçekli aba altından sopa göstermelere bırakmıştı.

Bendeniz, önümdeki birkaç ayı nasıl iyi değerlendirir de, sınavlarımı geçerim ve okulumu bitirip, hayatın tangırtısı ve şamatası icine kendimi bırakırım diye düşünüyorum şu sıralar.

Alacağım tez calısması için de Avrupa’lı asistan ile aramda küçük ölçekli kabadayılanma ve pısma potporileri vuku buldu.

Türkiye adına şimdilik iyi gidiyor, diyebilirimiyiz. Bilmiyorum...

Bunu en iyi, kumsalda şu anda sereserpe güneslenen veya bir lokma ekmek bulup karnını doyurabilmek icin çırpınan insanlara sormak gerekir.

Su anda, elimde şarap kadehi, önümde ızgaradan çıkmış hafif nar kırmızımsı renkte balıklar eşliğinde, dalgalanan döviz kurunu ve Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini konuşmak isterdim.

Kişi başına gelir dağılımında benim payıma düşen ortalama miktarın, neden yanımda oturan esmer Ispanyol’dan kat be kat aşağıda olduğunu ayrıca.

Bir de sıcaktan pişmiş ayaklarımı, ayakkabımdan dışarı çıkarıp rüzgara doğru tutup, onları serinletmek.

Jean Paul SARTRE’nin dedigi gibi

"Insanin özgürlügü, kendisine yapılanlara karşı takındığı tavırda gizlidir."

Ülkemin tavrını sonuna kadar koruması dileği ile.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 504
Kayıt tarihi
: 13.06.06
 
 

Adana doğumlu Almanya'da okumuş ve şu an İstanbul'da çalışan birisiyim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster