Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '11

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1082
 

ABD, Atatürk ölünce ne yaptı?

ABD,  Atatürk ölünce ne yaptı?
 

Mustafa Kemal kuşkusuz dost düşman bütün dünyanın saygısını kazanmıştı. Onunla kıyasıya savaşanlar bile ona olan saygılarını yeri geldiğinde en içten şekilde göstermişlerdir. Bu saygı sadece Mustafa Kemal’in şahsına değil aynı zamanda küllerinden yeniden doğmuş bir ülke olan Türkiye Cumhuriyetinedir. Yalnızca bir ülkeyi hariç tutabiliriz.

Tarih: Şubat 1923
Yani; Kurtuluş Savaşından dört ay sonra,
Yani; Cumhuriyetin ilanından dokuz ay önce.
 
Mustafa Kemal, Amerikan milletine hitaben, Lozan Konferansının kesintiye uğramasının ardından, ABD Senatosuna aşağıdaki mektubu göndermiştir:

 Büyük Amerikan Milletine,
Siz zulüm ve zorbalığı kendi vatanınızdan uzaklaştırdınız. Siz, uzun ve kanlı bir mücadeleden sonra kendi özgürlük ve bağımsızlığınızı kazanarak halk egemenliğine dayanan demokratik bir devlet ve güçlü bir uygarlık kurdunuz. Yer kürenin diğer tarafında diğer bir ulus var ki, o da aynı özgürlük, aynı bağımsızlık ve aynı demokrasi uğrunda mücadele ediyor, kan döküyor. Bu ülkünün arılık ve yüceliğine karşı düşüncelerinizi yanıltmak istiyorlar. Bu propagandayı yapanlar, ya birtakım cahil tutucular veya yeni kazandığımız özgürlüğü kaldırmak ve bizi ondan mahrum etmek isteyen gizli ve açık düşmanlarımıza alet oluyorlar. Yalanlara ve iftiralara inanmayınız.Özgürlük ve bağımsızlık uğrunda savaşan ve tıpkı siz ler gibi dünyada ilerleme ve adaleti sağlamak için samimi bir surette mücadele eden Türk halkına kalbinizi açık bulun durunuz.”Gazi Mustafa Kemal

 Bu mektup, Amerikan Senatosu'nun 26 Şubat 1923 günkü oturumunda, Senatör Mr. Oven'in önerisi üzerine, okunarak zapta geçirilmiştir. Bundan dört hafta sonra, Mustafa Kemal, ünlü 'TIME' dergisine kapak olmuştu.. Bu 'Dostluk eli'ne, en anlamlı cevap, tam onbeş buçuk yıl sonra geldi. 10 Kasım 1938'de, Türk Milleti, acıların en büyüğünü yaşıyordu, Atatürk ölmüştü. Durum, bütün ülkelere resmen bildirildi. Afganistan'dan Finlandiya'ya, Japonya'dan Letonya'ya kadar bütün ülkeler cenazeye en üst seviyede heyetlerle katılacaklarını bildirdiler. Atatürk'ün en çok savaştığı ülke İngiltere, özel bir zırhlı ile gönderilen ve başında, onun Anafartalar'da denize döktüğü kıtaların komutanı Mareşal Lord Birdwood
ve İngiltere'nin Akdeniz Filosu Başkomutanı Oramiral Dudley Pound olmak üzere kalabalık bir heyet ve12 subay 160 erlik bir tören kıtası ve 56 mevcutlu bir bando ile katılırken, düşman Yunanistan, başında Başbakan Metaxas olmak üzere, 12 kişilik yüksek bir heyetle cenaze töreninde bulunacağını açıkladı. ABD'den ise, uzun süre cevap gelmedi. Sonunda, Amerikan Dışişleri Bakanlığı Protokol Dairesi, 18 Kasım 1938'de, Ankara'daki Büyükelçiliği'ne gönderdiği yazıda, törende ABD'yi, sadece Büyükelçi'nin temsil edeceğini bildiriyordu.

 Yazıda, asıl enteresan olan ifade, şöyle idi: “ABD büyükelçiliği'nden alınan bir telgrafta Amerikan hükümeti adına cenaze töreninde kullanılmak üzere, 300 dolarlık bir çelenk yaptırılması için büyükelçiliğe yetki verilmesi önerilmiş, ancak ABD dışişleri bakanlığı bu bedeli yüksek bulduğundan, büyükelçiliğe 200 dolar harcama yetkisi verilmiştir.”

Günümüzde Mustafa Kemal Atatürk’ü alçaltmaya, hor görmeye, küçük düşürmeye çalışanların çok sıkı bir ABD dostu olması bu anlamda hiç de şaşırtıcı gelmiyor. Öyle ülkenin böyle dostları olacaktır.

 Not: ABD, Lozan Antlaşması'nı tanımayan ilk ve tek ülkedir...

İzmir 2011

Ahmet Elden bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın İzmirli muhteşem ders verici nitelikteki bu blog yazınızı kaçırmışım ancak okuduğumda sizin gibi düşünce niteliği olan bir üst düzey bir kalemden beklenecek bir yazıyı keyifle övünçle bilgilenerek okudum eline sağlık, selam ve sevgiler

Nizamettin BİBER 
 16.10.2013 12:07
Cevap :
Merhaba Selam ve saygı benden. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Saygılar...  16.10.2013 17:30
 

Güçlü kaleminiz ile yine çok güzel bir yazı yazmışsınız. Bütün arkadaşlarıma tavsiye ettim. Tebrik ederim Ahmet Elden

Ahmet Elden 
 06.12.2011 20:03
Cevap :
Merhaba, Sağ olunuz çok teşekkür ederim. Saygı ve selamlar...  06.12.2011 23:23
 

Değerli İzmirli97, (2) (4) Savaş boyunca kullanılamayan imtiyazların eşit süreyle uzatılması. Haziranın ortasına doğru İstanbul Telefon Şirketi (İngiliz), Türk Hükümeti ile bir anlaşmaya vardı. Temmuzun başında İzmir Aydın Demiryolu (İngiliz) ve Mudanya – Bursa Demiryolu (Fransız) şirketleri de benzeri anlaşmalara vardılar. Musul ve Kerkük, Lozan Antlaşması’nda Türkiye’nin sınırları dışında kalınca asıl ilgisi bu bölgelerdeki petrol yataklarına yönelik olan (ABD’li) şirket, projeyi yürürlüğe koyamadı ve Türk Hükümeti, imtiyaz sözleşmelerini 18 Aralık 1923 tarihinde feshetti. (*)Çevirenin notu; "Kitap, bu tarihten önce kaleme alındığından dolayı yazar, doğal olarak bu son gelişmeyi aktarmamıştır." Ve tarih bir ilimdir. iddia ve karşı iddiasını istemektedir. Karşı tarafın susturulmasını değil. Tarihte duygularımıza değil, ancak gerçeklere yer vardır.Güneşin balçıklarla sıvanamayacağı misalinde olduğu gibi güneş (gerçekler) çıktığında gölgeler kaybolmaktadır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 03.12.2011 11:12
Cevap :
Merhaba, Dikkatimi çeken durum sırf tek kaynaktan, üstelik ABD li bir yazardan yararlanıyorsunuz. Kaynaklarınızı çoğaltırsanız düşünceleriniz de farklılaşacaktır. Lütfen dikkat edin. Lozanı hala tanımayan bir ülkeden söz ediyoruz. Saygı ve selamlar...  03.12.2011 15:57
 

Değerli İzmirli97, (1) Bilirsiniz, yazı ve yorumlarımızda olayları ve olanları temennilerimizle değil, olayı birinci dereceden yaşayanların kaleminden aktarırız. Bu örnekte olduğu gibi. Bakalım bahse konu antlaşmanın sonrasında neler olmuştur? Kaynak; “Türkiye’nin Yeniden doğuşu” Yazar; Clair Price, Amerikalı bayan gazeteci, Atatürk’le de görüşmüştür. Sahife, 247; ABD’li şirketlere, “Chester imtiyazının(*) verilmesinden bir ay sonra İtilaf Devletleri’nden imtiyaz sahibi olan kişi ve kuruluşların temsilcileri, Lozan’da yavaş yavaş bir sona doğru yaklaşan politik görüşmelerle aynı anda Türk Hükümeti ile ekonomik görüşmeleri başlatmak için İstanbul’dan Ankara’ya grup grup gelmeye başladılar. Bu ekonomik görüşmeler, dört konuyu kapsıyordu: (1)Savaş öncesi imtiyaz anlaşmalarının durumu; (2)Mondros mütarekesinden sonra Osmanlı Hükümeti tarafından onaylanan değişikliklerin durumu;(3)Savaş nedeniyle imtiyaz sahiplerinin mallarında meydana gelen zararlar için tazminat ödenmesi ve...

Canmehmet 
 03.12.2011 11:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1608
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster