Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '17

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
787
 

ABD, Barzani / Referandum Konusunda Türkiye’yi Hangi Gerekçe İle Satmış Olabilir (3)

ABD, Barzani / Referandum Konusunda Türkiye’yi Hangi Gerekçe İle Satmış Olabilir (3)
 

Muhtaçlık acizliktir.


ABD’nin, “Müttefikimiz Türkiye (!)” ifadesini, “Bağımlımız Türkiye (!) olarak okuyabilirseniz, mesele bir anda aydınlığa kavuşacaktır.

ABD, bu bölgede çıkarlarına ortak “Müttefik” değil; çıkarlarını koruyacak bir “Paralı asker”, yani "Bağımlı” aramaktadır.

Müttefik nedir?

Akraba, birlik olan, bağlaşık, aynı fikirde, dost, konfederasyona bağlı kimse, “suç ortağı (!)”.

“II. Dünya Savaşı sonuna kadar, genelde savaşların kazanan tarafına ve bu tarafın üyelerine verilen ad olagelmiştir… II.Dünya Savaşı sonrası(nda), A.B.D ile ve onun yanında yeralan ülke ve ülkeciklere verilen addır”. (1)

Bağımlılık Nedir? (siyasi manâda)

Bir ulusun, diğer bir ulusa ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel alanlarda tabi olması durumudur. Genellikle gelişmiş, zengin ve güçlü ülkeler, daha zayıf olan ülkeleri gerek teknolojik, gerekse de ekonomik gelişmişlik seviyelerini kullanarak, kendilerine bağımlı hale getirmektedirler. (2)

Yukarıdaki tanımlara göre biz, (“halên” demeyelim de), yakın zaman kadar, ABD’nin nesi oluyorduk ?

a) Akrabası,

b) Aynı fikirde olanı, (fikirdaş!)

c) Dostu,

d) Bağlı kimsesi,

e) Ekonomik, Siyasi, Askeri ve Kültürel alanlardaki destekçisi (!).

**

"Erdoğan’ın Türkiye’sini NATO’dan atma zamanı geldi"

ABD gazetesi Huffington Post, ‘Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidara gelmesinin ardından, Türkiye’nin NATO’dan giderek uzaklaştığını ve ittifakın Türkiye’yi ihraç etme zamanının geldiğini belirtti...

‘KÜRDİSTAN, TÜRKİYE’NİN YERİNİ ALABİLİR’

Batı’nın müttefikleri 2 yıl önce IŞİD savaşçılarını Kobani’den atmaya çalışırken, Türk tanklarının sınırda sessizce beklediği kaydedilen yazıda, Türkiye’nin IŞİD’le savaşırmış gibi görünürken, Suriye’de YPG mevzilerini bombaladığı kaydedilerek şu ifadelere yer verildi:

'YPG, İslamcı teröristlere karşı ABD ile çok yakın çalıştı… Artık ABD’nin, Erdoğan’ın Türkiye’si yerine Kürtleri seçme zamanı geldi. ABD’nin desteğiyle bir Kürt devleti bölgeyi istikrara kavuşturacak değerli bir bölgesel müttefik olabilir. Başka bir deyişle Kürdistan, Türkiye’nin eskiden oynadığı rolü üstlenebilir.'

Yazının sonunda, 'NATO, Aşil’in topuğu olmadan da yapabilir, kendi yararı için Türkiye’yi ittifaktan atma zamanı geldi' denildi." (3)

**

Paralı Askerlik bir meslek midir?

"Ünlü ABD’li darbe finansörü spekülatör George Soros, Türkiye’nin en iyi ihraç ürünün ordusu olduğunu söyleyerek, emperyalist ülkelerin ülkemizden beklentisinin ne olduğunu ortaya koymuştu… Kore’ye Türk askeri gönderildiği dönemde, zamanın ABD Dışişleri Bakanı Dulles, Türk askerinin kendilerine maliyetinin '23 sent' olduğunu söylemişti." (4)

**

“İsrail, modern çağımızın en az masraflı paralı askeri olmuştur…

Roger Garaudy’ye göre ise,  İsrail’in, 'Vadedilmiş Topraklar (!)' iddiası da doğru değildir.

'Efsanelerle örülü bir politikanın ortaya çıkışı ve tesiri…'

Garaudy, 'İsrail Politikasının Kurucu Efsaneleri' kitabında, ‘İsrail’in Allah’ı yerine, İsrail devletini koyan" politik Siyonizm’in sapmasına işaret etmişti.

Bu görüşünü, 'İsrail, Mitler ve Terör' adlı kitabında da sık sık dile getirmektedir.

Bunun yanında, Amerika açısından İsrail, Ortadoğu petrollerine sahip çıkma gayesine hizmet eden en önemli istinat noktasıdır. Ve 'kendisinin olmayan bir ülkeyi Siyonistlere teslim ederken', en önemli amaçları petrolü elde tutmaktı. NATO eski Genel Sekreteri Joseph Luns: 'İsrail, modern çağımızın en az masraflı paralı askeri olmuştur' sözleriyle menfaat birliğini göstermek istemiştir. " (5)

**

"İstemeseniz de büyük güç olacaksınız"

Dünyaca ünlü stratejist Dr. George Friedman, Türkiye ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

04 Mart 2009

İş Yatırım Menkul Değerler’in düzenlediği "Geniş Açı" toplantısına konuk olan (Uluslararası ilişkiler uzmanı ve jeo-stratejist) Dr. George Friedman, İş Kuleleri’nde "Yeni dünya düzeni ve yeni dönemde Türkiye’nin ekonomik ve politik konumu" konulu konferans verdi.

…Friedman, Almanya’nın Rusya’nın enerji kaynaklarına yüksek oranda bağımlı olduğuna dikkati çekerek, "Almanya, ulusal çıkarını takip ederek yapılacak bir hareketi engelledi. Bu olaylar 2 büyük uluslararası kurumun çöküşüydü. Birine siz üyesiniz (NATO), ötekine (AB'ye) ise niye üye olmak istiyorsunuz, anlamıyorum. Bu iki olay krizle ilgili önemli olaylardı ve Türkiye’yi de etkilemiştir. Türkiye AB üyeliğini kendisini daha güçlü hale getireceğini düşünerek istemiştir. Bugün artık bütün ülkeler olduğu gibi, Türkiye de kendi başınadır. Ben Türkiye’nin son 5 yılda ekonomideki değişimine bakınca, AB’ye üye olsaydı, bu kadar başarılı olacağını düşünmüyorum. Bütün bunların sonunda, AB’ye üye olmak istemenin faydasının ne olacağını çok net göremiyorum" dedi.
"Türkiye kim ?" sorusunu soran Friedman, Türkiye’nin dünyanın 17. büyük ekonomisi olduğunu, çok önemli bir askeri gücünün bulunduğunu, konuştuğu pek çok kimsenin "laik-dinci mücadelesinin bölebileceği" düşüncesine karşın, birlik halinde bir ülke olduğunu söyledi.

Friedman, "Türkiye istikrarsız bir bölgede, büyük bir istikrar adası ve olağanüstü büyük bir ticari, askeri ve güvenli güç. Türkiye’nin gücünün, nereye bakarsak oraya doğru arttığına da şahit oluyoruz. Türkiye’nin faal olduğu 4 alan var : Arap bölgesi, Balkanlar, Kafkasya ve Kuzey Afrika. Birçok bölgede Türkiye’nin daha faal, kendini ifade eden ve olayların içinde olduğunu gördüm" diye konuştu.
ABD ve Türkiye’nin bu bölgede karşılıklı çıkarlarının bulunduğunu vurgulayan Friedman, odaklanılması gereken yerin Arap yarımadası olduğunu, ABD’nin bölgeden çekileceğini ve burada başka bir maceraya girmeyeceğini söyledi.

"TÜRKİYE KRİZDEN DAHA GÜÇLÜ ÇIKACAK"

George Friedman, şöyle devam etti :

"Bölge zayıf, kırılgan ve Türkiye’nin arka bahçesi. Irak’taki gelişmeler Türkiye’yi ilgilendiriyor, çünkü güney sınırının nasıl şekilleneceğini belirleyecek. Zaten yaptıklarınızla da şu anda bölgesel güçsünüz. Bu gücü sınırlı, akıllı, mantıklı şekilde kullanıyorsunuz.

Siz kimsiniz ? Türkiye kim ? Türkiye, bu ekonomik krizde gayet iyi gitti. Özellikle (de) bazı ülkelere göre. Avrupa ülkeleriyle kıyas bile kabul etmez. Bankacılık sisteminiz güçlü. Siz krizden daha güçlü çıkacaksınız. Halen çok büyük bir askeri gücünüz var. Ekonomik açıdan hem kendi gücünüz var, hem de ticari ilişkileriniz güçleniyor."

Türkiye’nin siyasi, askeri ve diplomatik açıdan son derece önemli kararlar alması gerektiğini savunan Friedman, "Türkiye bununla yüzleşmek istemiyor ama yüzleşmek zorunda. Irak’taki boşluk, Suriye, bunların geleceği, relatif zayıflığı, bunlar doğrudan Türkiye’nin güvenliğini ve ticari geleceğini etkiliyor. Özellikle Irak, aynı zamanda çözüm de üretiyor. Türkiye son derece ciddi biçimde Rusya’ya enerjide bağımlı. Türkiye çok dikkatli bir biçimde güney petrolüne bağımlı olmamayı tercih etti. Çünkü diğerleri daha istikrarlı görünüyordu. Ama Türkiye, Almanya’nın konumuna geldi" diye konuştu.

Güney petrollerine erişimin Türkiye için zorunluluk olduğunu vurgulayan Friedman, şunları kaydetti:

"Güneye gitmek için ekonomik ve siyasi nedenleriniz var. Bir sefer bölge zaten sizin arka bahçeniz. Türkiye hükümetinin politikası nedir bilemem, ama siz güneye gideceksiniz çünkü buna mecbursunuz. Bunu yapmazsanız Rusya’ya bağımlı olacaksınız. Kendi çıkarlarınız güneye gitmeye sizi itecek.
Ben Türkiye’ye baktığımda, bölgesinde büyük bir oyuncu görüyorum. Siz bu bölgeyi şekillendirebilecek ama bunu istemeyen bir güçsünüz. Ama artık bu Türkiye’nin direnebileceğinin ötesine geçmiş durumda. Etrafınızda oluşmuş güçler, güç dengeleri Türkiye’yi buna zorlayacak ve Türkiye bu yönde hareket edecektir. Türkiye’nin büyük bir güç olacağını söylüyorum kitabımda da. … Zaten şu anda bir güçsünüz, 30-40 yıl sonrasına baktığımızda (da) çok önemli bir güç olacağınızı tahmin etmek güç değil.
Söylediklerimin çoğunu Osmanlı İmparatorluğundan hareketle söyledim. Türkiye her yöne genişliyor ve etrafında çok zayıf güçler var. Bu güçler bu genişlemeyi engelleyemiyorlar. Osmanlı İmparatorluğu tarihi, bir pragmatizm tarihidir.

Gelecek yıllarda stratejik kararlar almalı Türkiye,

-Irak ne yapacak ?’,

-’Türkiye petrolü nereden bulacak ?’,

-’Kafkasya’daki ilişkilerimiz ne olacak ?’.

Bütün bu soruların beklemeye tahammülü yok. Böyle bir lüksünüz yok. Bunları yanıtlamak zorundasınız.

Burada görüştüğüm bütün gazeteciler güldüler, Türkiye’nin bu kadar güçlü olacağı fikri onlara komik geldi.

Ancak ben bunları dışarıda konuştuğumda kimse gülmüyor. 2003’ten, ABD’ye ’hayır’ dediğinizden beri, herkes gayet iyi biliyor ki Türkiye hem son derece önemlidir hem de sadece bir uydu gibi görülebilecek bir ülke değil.

Türkiye, dünyaya kendi açılımını yapıyor. ABD açısından Türkiye ile uyumlu olmak çok önemli. Irak’a, Afganistan’a, Kafkaslar’a lojistik destek, İranlılar’ın Irak’a etkisini engellemek, Suriye’ye yeni bir kapı açmak.

ABD’nin bir ülkeden yardım istemesi her ülkeye nasip olmaz, ancak çok güçlü pozisyondaki ülkelerde olur. En büyük paradoks, bu güce inanmakta en çok zorlananlar (da) Türklerin kendileri. Ama bu da geçer; liderlikle, ortamın ilişkileriyle bu da değişir.
Önümüzdeki yıllarda zorlu kararlar alacaksınız ve buna direnemeyeceksiniz. Bir ABD’li olarak ben, bu büyük bölgesel güçle ittifaka çok sıcak bakıyorum. ’Türkiye değilse kim ?’ diye sormak istiyorum. Biz buraya yakın bir gelecekte tekrar gelmek istemiyoruz." (6)

...

Yukarıdaki açıklamalardan sonra, konu ile ilgili bir yoruma ihtiyaç kalmış mıdır?

Sonsöz : Muhtaçlık, acizliktir.

www.canmehmet.com

Resim: Web ortamından alınmış, yazısı tarafımızca eklenmiştir.

Kaynaklar:

(1) https://www.turkcebilgi.com/m%C3%BCttefik

(2) https://tr.wikipedia.org/wiki/Bağımlılık

(3) Daha fazlası için bakınız: https://tr.sputniknews.com/analiz/201602241021092949-turkiye-erdogan-nato-kurdistan/

(4) http://www.yenicaggazetesi.com.tr/soros-en-iyi-ihrac-maliniz-askeriniz-64870h.htm

(5) Medeniyetlerin ruhu, Sahife:131 (Daha fazlası için bakınız: http://www.canmehmet.com/israil-ve-kurdistan-pkk-dosyasi-israil-en-az-masrafli-parali-asker-peki-pkk-1.html

(6) Yazıdaki vurgulama ve alt çizgiler tarafımızdan yapılmıştır. Daha fazlası için bakınız: http://www.milliyet.com.tr/-istemeseniz-de-buyuk-guc-olacaksiniz-/dunya/sondakikaarsiv/24.06.2010/1066908/default.htm

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Frideman, gerçeği söylüyor elbette...Ama adam bizim içimizdeki ayak bağlarını bilmiyor ki...Varlığını müstevlilerin menfaatleriyle tevhit etmiş kesimler var bizde...(Bu arada yeni profil resminiz güzel olmuş Mehmet Bey...Sağlık ve afiyet üzre) Selamlarımla

ali açıköz 
 30.09.2017 11:34
Cevap :
Değerli Ali Bey, Öncelikle nezaketinize teşekkür ediyorum. Ve "İçimizdeki ayak bağları!" hakkında:"Türkiye'deki Amerikan Yardım Teşkilatı"nın (AID), Türkiye'deki çalışmalarında elde ettiği "verimi" saptamak üzere 1968’de Ankara'ya gönderilen Richard Podol, üstlerine verdiği raporda şunları yazıyordu: "Yirmi yıldan beri Türkiye'de faaliyette bulunan yardım programı, bir zamandan beri meyvelerini vermeye başlamıştır. Önemli mevkilerde Amerikan eğitimi görmüş bir Türk'ün bulunmadığı bir bakanlık ya da İktisadi Devlet Teşekkülü hemen hemen kalmamıştır. Genel Müdür ve Müsteşarlık mevkilerinden daha büyük görevlere kısa zamanda geçmeleri beklenir…Burada özellikle orta kademe yöneticiler üzerinde de durmak yerindedir…Bu grubun yakın gelecekte, yüksek sorumluluk mevkilerine geçecekleri düşünülürse, bütün gayretlerin bu kimseler üzerinde toplanması doğru bir karardır." (Alıntı:http://acan.home.uludag.edu.tr/BOOK/turkiye53dolayliisgal.html) Her şey ne kadar açık değil mi? Sağlıcakla kalınız.   30.09.2017 21:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 898
Toplam yorum
: 2538
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1640
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster