Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Eylül '16

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
817
 

ABD, Türkiye'yi oyalıyor...Sınırlı bir "güvenlikli bölge" ile ağzına bir parmak bal çalıyor...

ABD, Türkiye'yi oyalıyor...Sınırlı bir "güvenlikli bölge" ile ağzına bir parmak bal çalıyor...
 

Türkiye'nin tesis etmeye çalıştığı "güvenlikli bölge" PYD/YPG tarafından güneyden kuşatılabilir...


SINIRIMIZ BİTİŞİK "AFRİN" VE FIRAT'IN BATISINDAKİ "MENBİÇ", PYD/YPG'DEN TEMİZLENMEDEN, IŞİD'TEN TEMZİLENMİŞ BİR BÖLGEDE ABD TARAFINDAN LÜTFEDİLEN (ihsan edilen) BİR "GÜVENLİKLİ BÖLGE", TÜRKİYE'YE, AĞZINA ÇALINAN BİR PARMAK BALDAN DAHA FAZLA TAT VERMEZ....

Uyanık olunmazsa, TSK'nın tesis etmeye çalıştığı "güvenlikli bölge", PYD/YPG tarafından güneyden kuşatılabilir...Türkiye için stratejik bir konumu olan Halep istikameti tıkanmış olur. Bu da, Türkiye'nin bölge ile olan irtibatını keser...

*

Bugün, Fırat-Kalkan Harekatı'nın 14. günü içindeyiz... Harekat devam ediyor...

Meşhur Fırtına obüsleri ile bilmen kaç yüz kere IŞİD üzerine top mermileri gönderiliyor; bilmem kaç kere de havadan hedeflere bomba yağdırılıyor... Ama, benim medyadan izlediğim kadarı ile IŞİD ise, fazla zayiat vermeden sanki planlı bir şekilde çekiliyor...

Bölgeyi IŞİD'ten temizlemek, harekatın birinci safhasıdır.. .İkinci safhası, temizlenen bölgede tertiplenmek ve gerekirse bir sonraki harekat için hazırlık yapmaktır...

Bana göre, bu harekatın ikinci safhası, Fırat'ın batısında Menbiç ve Hatay sınırımız bitişik Afrin kantonu'nun PYD/YPG'den temizlenmesi olmalıdır.

Üçüncü safha ise, Fırat'ın batısında Hatay sınırına, genişliğine; ve güneye doğru Halep'in kuzeyine kadar derinliğine bir bölgenin kontrol altına alınması olmalıdır.

*

Bu konuyu işleyen bundan önceki bloglarımın birkaçında, "Fırat'ın batısından, Hatay'a kadar bölge, IŞİD ve PYD/YPG'den temizlenmeden harekatın sona erdirilmesinin fazla bir işe yaramayacağını; bu gerçekleştirilmediği takdirde tekrar başa dönmek durumu ile karşılaşılabileceğini" yazmıştım...

Şimdi, bakıyorum... Fırat'ın batısında Cerablus'tan Azez'e dar bir şerit IŞİD'ten temizlenmiş veTürkiye'nin güneyinde "yeni tabiri" ile, oluşması muhtemel bir "terör koridoru"nun tesis edilmesinin önüne geçilmiş...

Fakat, Hatay sınırımıza hemen bitişik, PYD/YPG'nin kontrolünde bulunan Afrin kantonu ile --Cerablus'un güneyinde-- Fırat'ın batısındaki Menbiç'i kontrol altında tutan PYD/YPG güçleri hala yerinde, yani Fırat'ın doğusuna geçmemişler... Bu konuda Amerika'nın söz vermesine rağmen...

Daha da fazlası, bu güçler, şu anda ABD'nin bayrağı altında güvenliklerini sağlamlaştırmışlar. TSK, harekatını güneye, Menbiç'e doğru yönlendirirse karşılarına ilk çıkan Ameraikan bayrağı olacak...(1)

Bloğumun başındaki haritaya bir bakın lütfen... Cerablus ile Azez arasını dar bir koridor ile birleştirilsin... Buraya, Özgür Suriye Ordusu yerleştirilsin..TSK'nın yardımı ile bölge tahkim edilsin ve IŞİD'ın etkisinden korunmuş bir hale getirilsin... Ne olacak? Hiç... 

Şimdi bir de, PYD/YPG kontrolündeki ve ABD korumalı, sarı renkli Afrin ve Menbiç'e bakın... Bu iki bölge birleştiği zaman --ki, biz bu iki bölgeyi ortadan kaldırmadığımız takdirde bu birleşme olasıdır-- tesis edilen, ama şimdilerde adı pek kullanılmayan "Kürt Koridoru" ya da "petrol koridoru"nun oluşmasından kaçınılmaz...

Bir parmak bal için--daha fazlasının elde edilmesi imkanı varken-- doğusu ve batısı PYD/YPG ile kuşatılmış "güvenlikli bölge" olsun diye "dar bir koridor" ile yetinmek ne kadar doğrudur?

* * *

Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı, konu ile ilgili olarak yaptıkları açıklamalarda şöyle demişlerdir :

- Cumhurbaşkanı Erdoğan : Operasyon, DAEŞ, PKK ve onun Suriye uzantısı YPG vatandaşlarımız için tehdit olmaktan çıkıncaya kadar devam edecektir(2).

- Genelkurmay Başkanı Akar : Asıl tehdit PYD'den geliyor. Fırat'ın batısına mutlaka çekileceklerdir. Eğer çekilmezlerse gereği yapılır(3).

Bu açıklamalar, ABD ve PYD/YPG'ye yoruma ve değerlendirmeye gerek duyulmayacak kadar, biraz da "tehdit" anlamı taşıyan "açık ve net" bir mesajdır...

Umarım bu sözler, boşuna söylenmiş sözler değildir... Takipçisi olacağım...

*

Benim düşüncemde, yapılan bu harekatın kesin sonuca ulaşması için, PYD/YPG kontrolünde olan Menbiç ile birlikte, sınırımıza hemen bitişik Afrin kantonu'nun da YPG güçlerinden temizlenmesidir...

Aksi halde, yapılan bu harekat boşa gidebilir ve tekrar başa dönülebilir... Daha önceki zamanlarda Kuzey Irak'a yapılan sayısını unuttuğum operasyonlar gibi...

 

cdenizkent

 

-------------------- :

(1) "ABD'den, 'PYD-Bayrak' açıklaması", TİMETURK Haber, 5 Eylül 2016

(2) HABERTURK, 30 Ağustos 2016

(3) A. g. y.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her şey güzel de savaş sadece savaş olarak kalmıyor...

Kerim Korkut 
 19.10.2016 17:31
Cevap :
Merhaba Kerim Bey..Evet, savaş olup bitiyor; insanlar ölüyor...Ama savaş öncesi duruma gelmek için yıllar geçiyor; derken yeni bir savaş...Savaş kötü. Ama olmadan da olmuyor; istemesek de oluyor...Teşekkürler ve selamlar.  19.10.2016 22:11
 

Denizkent bey merhaba, görünenle perde arkası paralel mi, yoksa ortada yerde diplomatik tiyatro mu oynanıyor?

Kadri KANPAK 
 15.09.2016 20:25
Cevap :
Merhaba Kadri Bey...Önce, geçmiş bayramınızı kutlar;(annemin deyişi ile) "nice nice bayramlar dilerim)...Kurduğunuz iki cümle de bana doğru geliyor. Daha önceki bloglarımda da belirttiğim gibi, ABD,Rusya ve Türkiye "danışıklı dövüş" yapıyorlar...Hatta, biraz daha ileri gideyim; "aptalca planlanmış" darbe girişiminin daha ilk gecesinden aklıma takılan şey "bu işte bir bit yeniği var" düşüncesi oldu..."Fırat'ın doğusunda, dün 'ne oldu", bugün 'ne oluyor', yarın 'ne olacak?" başlıklı bir blog dizisine başlamıştım; 22'ncisine geldiğimde bıraktım. Ortalık biraz yatıştıktan sonra devam edeceğim. Bu oyunun sonunda "ne olacağı" konusundaki düşüncemi de yazacağım...Doğru ya da yanlış; ama şimdiden bunun işaretlerini görüyorum....Bana göre, durum zaman zaman aleyhimize görünse de, sonuç lehimize olacaktır...Teşekkürler ve selamlar.  16.09.2016 12:26
 

Ya hiç girmemeliydik veya madem girdik, dediğiniz gibi bütün bölge PKK/YPG'den temizlenmelidir. Şuur dolu bir tahlil. Tebrik ederim. Öneriyorum, Twitter'da paylaşıyorum. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 07.09.2016 9:52
Cevap :
Merhaba İsmail Bey...Tam üç yıl önce(2013) yine böyle kızışık bir dönemde bir blog yazmıştım...Bu blogda, "Suriye'ye girmek için Ankara'nın tepesine bir füze düşmesini mi bekleyeceğiz" demiştim...Kuzey Irak için de aynı öneriyi yapmıştım...Bir işi sürüncemede bırakmamak lazım. Kökten halletmek lazım...Yorumunuz ve desteğiniz için teşekkür ederim.  07.09.2016 16:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 916
Toplam yorum
: 2414
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1336
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster