Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '19

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
51
 

ABD, Türkiye'yi Yine Oyalıyor

Hatta, "OYALAMANIN ÖTESİNDE ALDATIYOR" bile denenebilir...

Amerika, Türkiye'yi önce(2017 yılında) Münbiç'te aldattı; şimdi de(8 Eylül 2019) sıra Fırat'ın doğusuna geldi...ABD ve Türkiye'nin, "ikişer helikopter" havadan; daha sonra da, "3-5 zırhlı araçları" ile karadan yaptıkları "devriye" işi, ABD'nin icat ettiği bir "oyalama" hareketidir...Ve, ABD'nin bu taktiği, 2017 yılında Fırat'ın doğusunda Münbiç'deki benzer tavrından farklı değildir...ABD, yine oyalıyor.

*

ABD, MÜNBİÇ'TE VERDİĞİ SÖZÜ TUTMADI..

ABD'nin, Münbiç'teki tavrı, "verdiği sözü tutmamasının" ötesinde bir "OYALAMA"; nihayet bir "ALDATMA" olmuştur.

Önce, bu konuyu, özet olarak bir hatırlatmak istiyorum...

Türkiye ve Özgür Suriye Ordusu(ÖSO), 2017 yılında  İdlib'e yönelik müşterek bir harekat(Fırat Kalkanı Harekatı) yapmışlardı...Bu harekat sırasında, Türkiye, ABD'de Münbiç'teki PYD/YPG unsurlarının Fırat'ın doğusuna çekilmesin istemişti.

Türkiye'nin bunu istemesinin nedeni, o sırada Afrin ve Münbiç'i kontrol altında tutan, PYD/YPG unsurlarının Fırat Kalkanı Harekatına engel olmalarını önlemekti. 

ABD, önce, Türkiye'nin bu isteğini kabul etti ve Münbiç'teki PYD/YPG unsurlarının Fırat'ın doğusuna çekileceği sözünü  verdi...Ama, ABD, sözünde durmadı...Bunu yapmadığı gibi, üstelik, Türkiye'nin Münbiç'e müdahale etmesini önlemek için buraya ABD askerlerini göndermiş ve bölgede Amerikan bayrağını göstermişti(1).

ABD'nin verdiği sözü tutmamasının nedeni de, Afrin ve Münbiç'teki PYD/YPG unsurlarını karşılıklı harekatı ile TSK ve ÖSO'nun İdlip'e yönelik Fırat Kalkanı Harekatı'nın önünü kesmek ve harekatın İdlib'e ulaşmasını engellemekti.

O sıralarda yazdığım bir blogda, Fırat Kalkanı Harekatının, Afrin ve Münbiç'teki PYD/YPG unsurlarından temizlenmeden bitirilmemesini yazmıştım...Türkiye, bunu yapmadı...

*

ŞANLIURFADA KURULAN "MÜŞTEREK HAREKAT MERKEZİ"...

Bu merkezin, bana göre açığa vurulmamış amacı,, ABD'nin, aynen Münbiç'te olduğu gibi, Türkiye'nin istediği  "Güvenli Bölge" oluşumunu geciktirmek ve bu arada da, bölgeyi kontrolü altında tutan PYD/YPG'yi yaptığı "araç, gereç, silah ve mühimmat" yardımı ve yaptırdığı eğitim ile giderek güçlendirmek ve bölgede kalıcı hale getirmektir...

Bu merkez kurulduktan sonra bile, bölgeye, ABD tarafından 60 Tır'lık bir "silah, mühimmat, araç ve gereç" sevkiyatı yapıldığı ve de 700 Arap'ın eğiterek, silahlandırıp bölgeye sevk ettiği yazılıp çizilmiştir.

Türkiye ise, "güvenli bölge" hayaliyle, yukarıda da değindiğim gibi, ikişer helikopter ile havadan ve 3-5 zırhlı araçla karadan ABD ile yaptığı "devriye" işlerinden bu konuda olumlu gelişmeler beklemektedir...Umarım, Münbiç konusunda olduğu gibi hayal kırıklığın uğramaz.

Bugün, Suriye'nin, Fırat'ın doğusu bölgesinde, hemen Türkiye'nin sınırına bitişik bölgesinde eğitilmiş ve silahlarla donatılmış 60 bin kadar PYD/YPG gücü vardır...

Hadi diyelim, "Güvenli bölge" tesis edildi...Bu kadar, şimdilik 60 bin(hedef 120 bindir) PYD/YPG gücü ne olacak, silahlarını bırakıp gidecekler mi?... ABD'nin, 1500-2000 Tır dolusu yaptığı, silahlar ve bunların yardımcı malzemeleri ne olacak?...Türkiye'ye mi bırakılacak; yoksa bunları bölgeye getiren Amerika, aynı sayıdaki Tır araçlarına yükleyip bölgeden çıkarılıp nereye götürülecek?

*

S O N U Ç...

Hem Türkiye'yi hem de ABD'yi, belki ikna edilecek bir "Güvenli Bölge", iki şeritli olabilir. Hemen sınırımıza bitişik 30-35 kilometre derinliği olan(bu derinlik Başkan Trump'un da önerisidir) Birinci Şerit, tamamen Türkiye'nin kontrolünde olmalı, Türkiyde'deki Suriyeli mültecilerin büyük bölümü bu bölgeye yerleştirilmelidir...

İkinci Şerit, ABD'nin kontrolünde olsun, PYD/YPG unsurlarını silahları ile birlikte bu bölgeye çeksin; buraya, ister "petrol koridoru"; isterse "Kürt Koridoru" desin; ne derse desin, ne yaparsa yapsın...

Aksi halde, Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın,"Güvenli Bölge olmazsa, bu bölgeyi kendimiz kurarız; gerekirse kapıları açarız" çıkışı haklılık kazanır...

 

cdenizkent

 

Yorum Dükkanı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazılanlar doğru maalesef...

Kerim Korkut 
 14.09.2019 11:51
Cevap :
Merhaba Kerim Bey...Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan belliydi...Şanlıurfa'da "Amerika-Türkiye Müşterek Harekat Merkezi" kurulduğunda yazdığım önceki bir bloğumda, bu merkezin bir "oyalama merkezi" olacağını ifade etmiştim... Ne yazık ki, haklı çıktım. Karargahın kurulması sırasında bile, Amerika, Tırlarla silah, mühimmat, araç ve gereçleri PYD/YPG mevzilerine taşımaya devam ediyordu... İşin tuhafı, "Müşterek Karargahın" ABD'li subayları, "terkedilmiş bir kaç YPG mevzilerini" bizimkilere göstererek "bakın çekiliyorlar" diyerek, oyalamayı gerçek gibi gösteriyorlar...Teşekkürler ve selamlar.  14.09.2019 19:00
 

Değerli cdenizkent, ABD başkanı Truman (1945) bakınız ne demektedir? :– “Öyle bir zaman gelecek ki, Birleşik Devletler’in ihtiyaç duyduğu pek çok şeyi dışarıdan elde etmemiz gerekecek. Labrador’a ve Liberya’ya gidip, çelik fabrikalarımızın iyi işlemesi için gerekli madeni almalıyız. Bakırımızı dışardan getirtmeliyiz. Arizona’da ve Utah’ta var ama Şili’ninkinden vazgeçemeyiz. Bolivya’da kalay, Endonezya’da kauçuk vardır tabii. Dünyanın diğer kısımlarında ihtiyacımız olan şeylerin bütün listesini de çıkarabilirim”. Bu ülkeler, oligarşik hükümetlerin aracılığıyla ya da doğrudan alttan idareyle Washington’a elverişli, Amerikan şirketlerinin yoğun olarak yerleştiği, Amerikan finansının ulusal ekonomiyi az çok gizli bir şekilde denetlediği ülkelerdir. Kapitalistler/Emperyalistler: Bugün Irak petrolü alacak, yarın bizdeki Bor madenini isteyecektir. Ya güçlenir önleminizi alırsınız, ya da sömürge olursunuz. Tarih "aptallar için tekrar eder." Bizde aptal değiliz. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 09.09.2019 18:10
Cevap :
Merhaba Canmehmet Bey...Size katılıyorum. ABD'nin petrol konusun ihtiyacını ve sevdasını anlatan birkaç blog yazmıştım. Sanırım bunlardan birinde, ABD'nin "petrol stoklarının azaldığını ve 20 yıl içinde tükeneceğini yazmıştım Son yazdığım yine petrol konusunu işleyen bloğumu da Ajda Pekkan'ın, "Aman petrol canım petrol, sana sana muhtacım petrol" şarkısının bu sözleri ile süslemiştim..."Bor" konusunda da, 2009 yılında, ayrıntılı bir blog yazmıştım(okumanızı öneririm)...ABD bir ada ülkesi, bana göre kendi kendine yetecek bir ülke olmaktan çok uzak. Bu zayıflığı, onun "emperyalist" bir ülke olmasına neden oluyor...Teşekkürler ve selamlar.  10.09.2019 22:46
 

Benim anlamadığım; abd veya mbd ne yapmalı? Hadi elbirliği verelim, T.C. yi evrenin hakimi yapalım mı demeli?. Her koyun kendi bacağınfan asılır, gerisi bahane.. selâmlâr..

Kemal Alkan 
 08.09.2019 16:11
Cevap :
Merhaba Kemal Bey...Önce, ABD'ye şu soruyu sormak lazım: "Suriye ve Irak'ta ne işin var?"...Cevap bellidir; "Petrol"...Bunun için de, bölgede kendi kontrolünde bir siyasi yapılanma(devlet) istemektedir. Bunu gerçekleştirmek için de PYD/YPG terör unsurlarını kullanmaktadır... Bu unsurlar Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit etmektedir. ABD'nin ne yapması gerektiğini, bloğumun sonunda açıklamaya çalıştım...Türkiye'nin evren ya da cihan devleti olmak gibi bir hayali yok. Ama, ABD'nin Türkiye'nin güneydoğu Anadolu'yu da içine alan bir Kürt devleti kurmak istemesi, daha Birinci Dünya Savaşı'ndan beri vardır; ve bu düşüncesi hala devam etmektedir.Ayrıca, şunu da hatırlatmak isterim. Bugün, siyasi ve askeri olayların yaşandığı bölge, Mondros Mütarekesi sonrasında haksız ve hukuksuz olarak elimizden alınan topraklarımızdır.Bu nedenle, bu bölgede Türkiye'nin güvenliği için düşman siyasi yapılanmalara izin veremeyiz...Bilmem anlatabildim mi.Bu konuda çok sayıda bloğum var...Teşekkür ve selamlar  09.09.2019 8:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 913
Toplam yorum
: 2413
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1316
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster