Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
224
 

ABD Bizden Ne İstiyor?

Amerika müttefikimiz, stratejik ortağımız, insanlarımızın dil öğrenmek için, eğitim için milyarlarca dolar ödediği ülkelerden birisi. Hatta bazı aileler Conilerin çocuklarına bakmak, evinde hizmetçi olmaya bile razı. Yeter ki dil öğrensin. Filmleri ve politikasıyla dünyayı abluka altına alan Amerika bizim gibi bir ülkeden almak istediği her şeyi aldığı ve hiçbir şey vermediği halde başımıza IŞİD, El Kaide, PKK gibi terör örgütlerini neden doğrudan veya dolaylı olarak ister? Yıllarca ödediğimiz onca haraca, onların çıkarı için ödediğimiz onca cana rağmen bu intikam duygusunun nedeni ne olabilir?

Nato’ya katıldık. İlk etapta Kore’ye Amerika’nın çıkarları doğrultusunda kimi belgelerde 718 şehit ve çok daha fazla gazi verdik. (Türk Tugayı ve Kunu-ri Muharebesi: Türkiye, TBMM'nin onayını almaksızın Kore'ye asker gönderdi. Geçerli hükümetin politikası gereği, NATO'ya üye olabilmek için bir fırsat olarak görüldü. Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasındaki 259 subay, 18 askeri memur, 4 sivil memur, 395 astsubay, 4414 erbaş ve er olmak üzere 5090 kişilik 1. Türk tugayı, 17 Eylül 1950'de İskenderun limanından hareket ederek 12 Ekim 1950'de öncü takım Pusan limanına ulaştı ve 17 Ekim'de ana birliği de Pusan'dan karaya çıktı. Aynı gün Pusan'dan hareket ederek 20 Ekim'de Taeg'a varıp, süratle kuzeye doğru ilerleyen Birleşmiş Milletler ordularına iştirak etti. 10 Kasım'da Taeg'dan hareket ederek 21 Kasım'da Kunuri'ye vararak Amerikan 9. Kolordusu'nun sağ kanadında konuşlandırıldı. 24 Kasım 1950 sabahı kuzeye Çin sınırına doğru ilerleme emrini alan tugay Kunuri'den hareket ederek Kaechon, Sinnimni, Wawon boyunca Tokchon'a doğru yola çıktı. Ancak Çin Halk Gönüllü birlikleri cephenin arkasına sızmaya başladı. Durumu fark eden Amerika ve Güney Kore birlikleri ricat etmeye başladılar. Ancak Türk tugayına ricat emri geç ulaştı. 1. Taburun etrafı kuşatılıp süngülü çatışmaya girmek zorunda kaldı. Ricat harekâtını sağlamak için sonuna kadar direnen 3. Tabur 9. Bölük imha edildi. Geri kalan Türk birlikleri ise Chongchon nehri boyunca geri çekildi.)(1)   İlk olarak bu tarihte başlayan esaretimizle sorgulanması gereken bu tarihten itibaren neler kazandık neler kaybettik belli olmaz ama bünyemizde kalıcı hasarlar bıraktığı kesin!

Ne dedilerse yaptık, ne yaptılarsa çok fazla itiraz etmedik. Sanayimizi yok ettiler. Milyarlarca dolarlık Türk şirketini ve Türk varlığına kondular. Türkleri Türkiye’de çalıştırıp köşeyi döndüler. Amerika’ya İngiltere’ye giden insanlarımız onların sömürge acımasızlığını görmezlikten gelip, çakma medeniyetine inandılar. Dizilerle, basın yayınla, filmlerle, internetle bizimle beraber dünyanın ahlakını bozdular. Anneyi oğla, babayı kıza yabancı edip canı cana düşman eylediler. İnsanımızı birbirine kırdırdılar ve aleni olarak ortaya çıkmadan bizi bize kırdırarak yaptılar ve açıkçası yeni ve bitmeyen savaş stratejisi olan düşük yoğunluklu ve sürekli savaş stratejisini tüm dünyaya yaydılar. Sağa da sola da yeni fikirler yaydılar. Birbirine düşürdüler, Ermenileri, Kürtleri kullandılar. Rumları kullandılar. Zannedilmesin ki kullandıklarına da krallıklar verdiler ve güzellikler göstediler, onlara da ömür boyu fakirlik ve zulüm getirdiler. Onları açlığa mahkûm ettiler. İçinden birkaç adamı ihya edip, onlar vasıtasıyla bu milletleri kandırdılar. Kan ve gözyaşından başka bir şey getirmedikleri Osmanlı coğrafyasının üzerine ölü toprağı ektiler, ölüm ektiler. Sahte dinler, sahte mezhepler, sahte âlimler ürettiler. Dini kurumlara, adalete eğitime, orduya, sanayiye kısacası kanımıza kadar sızdılar. İnsanları birbirine, halkına, adaletine, devletine güvenmez ettiler. Adaleti tarumar edip, her şeyi bozdular.  Amerika yüzlerce yıldır Güney Amerika'dan ne istediyse, İspanyollar Azteklerden, İnkalardan, Mayalardan ne istediyse Amerika da bizden aynısını istiyor. O istemese Almanya, Fransa, İngiltere veya Rusya isteyecek.  (2)

Düşman tam canımıza yerleşmiş ve bizim ülkemizi kullanıyor, ülkemizden bize terörist ihraç ediyor ve biz ulus olarak hala bu saçmalıklara katlanıyoruz. Bu haliyle Türkiye’deki Amerikan askeri üsleri, NATO Askeri üsleri resmen bize karşı kullanılacak savaşın provasının ülkemizde yapıldığı yerler olarak algılıyorum. Tabiri caizse, eli silahlı gangsterler evimize girmiş de biz onların izniyle evimize girip, çıkıyormuşuz hissi yaşıyorum ya siz?

Ciddi ilk savaş tehdidinde bize ambargo koyan Amerika bu Amerika değil midir?

Alenen ülkemizde siyaseti dizayn eden Amerika bu Amerika değil midir?

Sırf Çin üzerindeki emperyal amaçlarına ulaşsın diye 718 genç canımızı verdiğimiz Amerika bu Amerika değil midir?

Uçak fabrikalarımızı uğruna kapattığımız, otomobilimizi ağır preslerle ezen (devrim) Amerika bu Amerika değil midir?

Her on yılda bir askeri darbe yaparak bu ülkeyi soyup soğana çeviren Amerika bu Amerika değil midir?

12 Eylül öncesinde sağı solu silahlandıran ve ihtilal yaptırdıktan sonra da binlerce genci astıran bu Amerika değil midir?

Tren taşımacılığından karayolu, otobüs ve kamyon taşımacılığına dönmemize sebep bu Amerika değil midir?

Eğitim sistemimizi hallaç pamuğuna çeviren, bilim ve bilim adamı yetiştirmemizin önündeki engel bu Amerika değil midir?

Ekonomik krizlere sebep bu Amerika değil midir?

Pkk'yı yıllarca desteklemediklerini kim iddia edebilir? Amerika'ya rağmen hangi terör örgütü yaşayabilir, devletler yaşayamıyorken?

Bizi askeri darbelerle, ekonomik krizlerle döven en son cemaat sopasıyla döven bu Amerika değil midir? İncirlikle ilgili planlarımızda bir değişiklik yok diyorlar utanmadan, Çin’i tehdit ediyorlar Çin sınırlarına çok yakın bir noktadan.

Görünen o ki, çok yakında çok büyük bir enerji birikmesi ciddi bir savaşın çok uzakta olmadığını gösteriyor. Belki de savaşa hazırlık olarak bize vurulan darbe silahlı kuvvetlerin savaş direncini kırmaktı ve bunu da cemaat sopasıyla yaptılar. Bakanımız açıkladı: “Adım kadar eminim ki, Amerika’nın darbeye hem katkısı hem de etkisi var” Bu zaten onca Amerikancı kanala, onca uyutma projelerine karşın herkesin inandığı ve bildiği tek gerçek. Hipnozdan çıkınca anlayacak olanların dahi…

Bizim milletin kullandığı "eşek torba" deyiminin Amerika'daki karşılığı nedir bilemem ama bundan daha sertinin orda olduğundan eminim. Ne de olsa orası "vahşi batı". Bu son kalkışma bir milat, bir başlangıç olabilir. Her şeye yeniden başlayabiliriz. Doğru şekilde olması umuduyla.

ABD kurt kuzudan ne istiyorsa o da aynı şeyi istiyor. Bu kadar basit ve net!

 

(1) https://tr.wikipedia.org/wiki/Kore_Sava%C5%9F%C4%B1  

(2) http://www.21yyte.org/tr/arastirma/amerika-arastirmalari-merkezi/2012/05/08/6598/latin-amerikada-neler-oldu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1887
Toplam yorum
: 298
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 170
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster