Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mart '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
807
 

ABD gerçekten Türkiye'nin dostu ve müttefiki midir?

Bir de bir söz vardır; "bir insan yedisinde neyse yetmişinde de odur"

Şimdi, bize, dostumuz ve müttefikimiz olarak tanıtılan ABD'nin "yedisi"ne bir bakalım neler göreceğiz.

ABD Başkanı Wilson I.Dünya Savaşı'nın sonuna doğru, "Savaştan sonra Türkiye haritadan silinecektir"demiş. O sıradaki ABD Dış İlişkiler Başkanı Cabot Lodge ise."Türkiye uygarlığın başına bir beladır. Türkiye Avrupa'dan çıkarılmalı, Ermenistan Devleti kurulmalı, Araplar Osmanlı'dan kurtarılmalıdır"(1) şeklinde beyanda bulunmuştur.

Aynı yıllarda(1917), ABD Dışişleri Müşaviri Hause de, "Türkiye, galip devletler arasında paylaştırılmalı ve orada ırklara göre özel yönetimler kurulmalı"(2) tezini ileri sürmüştür.

Ya şu sözlere ne demeli?

"Antlaşma, Timurlenk kadar hunhar, Müthiş İvan kadar sefih ve kafatasları piramidi üstüne oturan Cengiz Han kadar kepaze olan bir diktatörün zekice yürüttüğü politikasının bir toplamıdır.Bu canavar, savaştan bıkmış bir dünyaya, bütün uygar uluslara onursuzluk getiren bir diplomatik antlaşma kabul ettirmiştir.Buna her yerde Türk zaferi dediler.Ve eski dünya parlamentolarını bunu kabule ikna ettikten sonra büyük sermaye grupları, soğukkanlı ticaret erbabı ve giderek güya bazı din temsilcileri bile Türkiye'yi uygar uluslar masasında bir konuk durumuna yücelterek Amerika'yı yüksek ülkülerinden uzaklaştırmada birleştiler"(3).

Bu sözlerde, Timurlenk, Müthiş İvan ve Cengiz Han'ın olumsuz sıfatlarıyla özdeşleştirilen kişi, empeyalizme karşı açtığı savaşın zaferi üzerine bağımsız bir "cumhuriyet devleti" kuran Mustafa Kemal; sözü edilen antlaşma da,
bu bağımsız yeni devletin tanınmasını onaylayan ve emparyalist ülkelerin temsilcilerinin terleyerek imza ettikleri Lozan Antlaşması'dır.

Peki bu sözleri söyleyen kim?...Bu sözler, bugün yetmişinde olan bizim dostumuz ve müttefikimiz ABD'nin, 18 Ocak 1927 yılındaki Temsilciler Meclisi'nde konuşan Temsilci Upshow'a aittir.

Peki, bu sözlere hedef olan Türkiye'nin suçu neymiş?..Türkiye'nin suçu, kapitülasyonların kaldırılması için Lozan'da direnmesiymiş.Bu ndenle ABD, Lozanı bir türlü içine sindirememiştir.Öylesine sindirememiştir ki, bir ay sonra bile
Türkiye'ye olan kinini, 17 Şubat 1927'de Senatör King'in ağzından şu şekilde kusmuştur:"Kapitülasyonların kaldırılması, öteki antlaşmaların da çiğnenmesidir.Türkler cahil, fanatik ve...nefret dolu
insanlardır"(4).

O sıralarda, bilimsel çevrelerde de Türkiye'ye karşı örgütlü tepkiler sergileniyordu.Harward Üniversitesi Siyasal
Bilgiler Fakültesi profesörlerinden Albert B.Hard, "Türklerin Avrupa'da ve uygar uluslar arasınada yeri yoktur" diye yazmıştı.Senatörlere ve hükümet yetkililerine gönderilen 107 imzalı bildiri ile, "Kemalist rejimin
mutlaka öleceği ve milliyetçi Türk Hükümeti'nin hedeflerine asla varamayacağı"
ileri sürülüyordu(5).

Daha çok şey yazılabilir ama, sanıyorum yukarıda yazılanlar, bugün Türkiye'nin dostu ve müttefiki olan Amerika'nın
"yedisi"nde ne olduğunu anlatmaya yeterlidir.

Peki, dostumuz ve müttefikimiz Amerika, "yetmiş"inde ne yapıyor?

* Yıllardır PKK'yı destekliyor;ona silah ve malzeme yardımı yapıyor...
* Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti kurmaya -aslında kuruldu da, tanınmasına- çalışıyor...
* Talabani ve Barzani'yi bölgede kendi özel memuru gibi çalıştırıyor...
* Ara sıra, sınır ötesi harekatına göz yumarak, PKK'ya karşı Türkiye'nin yanında olduğunu
göstermeye çalışıyor.

* PKK ile daha işinin olacağını düşünerek, onun fazla yıpranmasını istemiyor ve sınır ötesi harekatların kısa tutulmasını istiyor..
* PKK için genel af istiyor...
* Türkiye'nin, PKK ile masaya oturmasını istiyor...
* Kuzey Irak'ı, Kürdistan olarak adlandırıyor...

Dostumuz ve müttefikimiz böyle yaparsa, düşmanlarımız acaba neler yapar?


cdenizkent

______________________
(1)
Cahit Karya, Sevr Dosyası, İstanbul:Boyut yayınları, s.36
(2) Laurence Evans, Türkiye'nin Paylaşılması(1914-1924), İstanbul:Milliyet Yayınları, ss.35-36
(3) Prof.Dr.T.Ataöv, Amerika, NATO ve Türkiye, s.172'den M, Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye, Toplumsal
Dönüşüm Yayınları, s.230
(4) A.g.y.
(5) A.g.y.
s.231

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Uluslararası dünyada genel olarak ortaklık -kardeşlik gibi kavramlardan bahsedemiyoruz. Daha önce bu konuda bir yazı yazmıştım; ABD'nin stratejik ortakları İsrail, İngiltere, Kanada ve Avustralya'dır. Bizim ''İlla stratejik ortak olacağız.'' ısrarımız nedir? Stratejik ortak olmadan bişey sağlanamaz mı? Geçmişten bahsetmeyelim; ABD'nin bugün neler yaptığı ortada: İsrail'i dolaylı olarak destekliyor, İran'a saldırmayı düşünüyor, Ortadoğu'yu karıştırıyor, Kosova'nın bağımsızlığını destekliyor ve bu ülke bizim ortağımız, öyle mi? Bunların hangisini bizimle beraber yapıyorlar?

Arif Şahin 
 10.03.2008 16:30
Cevap :
Merhaba...Türkiyenin jeopolitik ve jeostratejik konumu o kadar hassas ki,böyle bir coğrafyada,Türkiye'nin güçlü olmasını kimse istemez.Osmanlı'nın çok daha önceden yıkılmamasının nedeni,İngiltere,Fransa ve Rusya'nın,bu bölgeye sahip olmak için aralarındaki çıkar çatışmalarıdır.Bunun farkında olan Osmanlı,"Denge Politikası" ile bu üç devleti idare etmiş ve yıkılmasını geciktirmiştr.Fakat,şimdi Türkiye,geçerli bir denge politikası uygulayamadığından üzerindeki baskılardan kurtulamamaktadır.Özellikle ABD güdümlü bir dış(hatta iç) politika izlediği için O'nun sözünden çıkamamaktadır.Üzerimize saldığı PKK ile de ekonomizi çökerterek,ekonomik olarak güçlenmemizin de önünü tıkamamaktadır.ABD,bizi,"Büyük Ortadoğu Projesi'ne ve bunun bir başka yanı olan "Yeşil Kuşak Projesi"ne dahil etmek istemektedir.Türkiye,bu projenin içine girdiği andan kısa bir sonra Büyük Kürdistan'ın Kurulması gündeme gelecektir. İşte,dostumuz ve müttefikimiz ABD, budur.Bu konuda yazdığım "siyasi" bloglarım var.Selamlar  10.03.2008 18:24
 

Bir söz vardır.'Beni dost bildiklerimden koru' diye. Ne güzel söylenmiş.Ülkeler arasında dostluk yoktur.Her ülke kendi menfaatini düşünür.Belirli politikaları vardır.O nu gerçekleştirmek için çalışır.Bizde ise tersi.Milli bir politika yok.(Lozan'ı deldiler.Vakıflar Yasası ile)Amerika emperyalist bir devlet.Amaç sömürmek.Irak'ta yaptıkları ortada.İran için düşünceleri belli.Türkiye'ye mi dost! Esen kalın.

yurttabirgül 
 10.03.2008 15:10
Cevap :
Merhaba...Yerden göğe kadar haklısınız.Başımıza ne geliyorsa hep dost bildiklerimizden gelmiyor mu? Bunun nedeni de,dost seçiminde fazla titiz davranmamamız değil mi? ABD,siyasi yönden bizi gütmesinin dışında,yozlaşmış kültürü ile de içimizi çürutmüyor mu?Esen kalın,sağlam dostluklar dilerim.  10.03.2008 18:31
 

ABD kime dost olmuş ki bize olsun. Bizim ayrıcalığımız nedir? Geçimi geri kalmışların kanını emmekten değil mi ki? İşbirlikçiler her zaman masallarla bizleri oyalamaya çalışılyorlar. bizlerde kanmaya devam ediyoruz.

Yapukay 
 10.03.2008 14:58
Cevap :
Doğru diyorsun kardeşim...ABD,kime dost olmuş ki,bize olsun.ABD,dünyanın sömürü makinesi...Irak'a demokrasi getireceğim dedi,kan ve kin getirdi...Bizim,kendilerine stratejist etketi yapıştıran kendi insanlarımız bile aynı şeyi söylüyordu,o günlerde...ABD'nin Irak'a getirdiği demokrasi ortada..Bunun en somut örneği de Kuzey Irak'ta,şu anda saadece tanınması kalmış bir Kürdistan devletidir.Daha dün,Başkan Bush,Kuzey Irak'ta Kürdistan diye söz etti..Ne bir devlet ve hükümet yetkilimiz ne de bizim saygın(!) medyamız bunu konu bile etmedi.Oysa ki,Kuzey Irak'ta Kürt devletinin kurulması,bizim kırmızı çizgimizdi;yani savaş nedenimizdi.10 yıl önnce Milliyet gazetesinin "okur köşesi"nde bu konuda yazdığım yazının bir bir cümlesini aktarayım:"Yakın gelecekte Kuzey Irak'ta bir Kürt Devleti kurulacak ve Türkiye,bu devletten kendisine bir zarar gelmemesi için,Eurovizyon şarkı yarışmasında,O'nun şarkıcısına tam puan vermek zorunda kalacak".Ne dersiniz,o günler yaklaştı mı?Selamlar.  10.03.2008 18:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 917
Toplam yorum
: 2414
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1346
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster