Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
622
 

ABD giderek sıkışıyor, tabii yandaşları da…

ABD giderek sıkışıyor, tabii yandaşları da…
 

Bu sabah gazetelere düşen haber gerçekten çok büyük kesimde şok etkisi yarattı. “Moskova 3 savaş gemisini Akdeniz’e göndererek Batı’ya gözdağı verdi. Şam yönetimi, ‘Rus savaş gemileri koruyucu devriye görevi yapacak’ dedi. ABD ve ona bel bağlayanların saçlarının dikildiği, kâbuslar görmeye başladığı kesindir. Yandaş olmayan gözle neler olduğuna bir bakalım.

ABD nin, SSCB nin dağılması ile elde ettiği büyük güçten artık eser kalmadığı gören her gözün saptayabileceği bir gerçek. Afganistan ve Irak maceraları hüsranla biten ABD, Libya için büyük çaba harcayarak NATO yu devreye soktu. Ordusu ve yönetimi tamamen kendine bağlı olan Tunus ve Mısırdaki olaylar için ABD nin başarısı diyemeyeceğiz. ABD nin gücünün sınanacağı gerçek yer Suriye idi. Malum Rusya ve Çin karşı çıkınca artık NATO ordularını oraya yollamanın imkânı kalmadı. Yeni plan bölgesel bir savaş çıkarmak ve dolaylı olarak Suriye’yi bertaraf etmekti. Çıkarılacak savaşın karşı aktörü de Türkiye olarak belirlenmişti. Plan tıkır tıkır işler, savaş tamtamları her gün daha yüksek perdeden çalarken Rusya’nın üç savaş gemisini yollaması ve ben buradayım demesi, malum planın sahiplerini de maşalarını da çok şaşırttığı kesin. Onlar Rusya’nın aynen Libya’da olduğu gibi sessiz kalacağını düşünmüşlerdi.

Bilindiği üzere Çin, büyüyen gücünü Asya’da Rusya ile çatışmaya girmektense, Afrika’ya kanalize etmeye, ekonomik olarak oraları işgal etmeye adadı. Maden ve enerji yatakları bakımından Afrika’nın ne kadar zengin olduğu biliniyor. Göz göre göre Çin’e kaptırılmamalıydı. Başta Fransa ve ABD olmak üzere bu kimsenin, hatta Rusya’nın bile işine gelmezdi. Bu yüzden sessiz kaldı.  Bu yöntemle Afrika’da Çin ile batıyı karşı karşıya getirdi. Kuzey Afrika ülkelerindeki Arap baharı veya halk ayaklanmaları, o ülkelerin zavallı halkının ve batının uyuyan halkının egolarını okşamak için kullanılmış bir yalandan başka bir şey değildi. Libya’nın işgalinin üzerinden daha çok az bir zaman geçmiş olmasına rağmen daha evvel ulusal olan enerji kaynaklarının büyük çoğunluğu Fransa olmak üzere paylaşılmış olması bizi teyit ediyor. Neden başta Fransa, ona daha sonra değineceğiz.

Daha evvel Rusya’dan ayrılarak bağımsız devletler oluşturan orta Asya halkları, emperyalistlerin tepelerinde güreşmesinden, bu güreşten sürekli kendilerinin ezilmesinden bıktılar. Çoğu bir federasyon çatısı altında tekrar Rusya ile birleşmek istiyor. Görüşmeler hızlı bir şekilde ilerliyor. ABD nin bilinen amacı ise ulusal devlet olan Suriye ve İran’ı bertaraf edip, orta Asya’nın verimli enerji kaynaklarını Ortadoğu’ya bağlamak, istediği gibi sömürmek.  Rusya buna izin vermek istemiyor. Başka bir deyişle kendi etki alanına başkasını sokmak istemiyor. Bu yüzden savaş gemileri şu an Suriye’de.

Kaldı ki  son dönemde uyguladığı yayılımcı olmayan, işbirliğine dayalı politikalar Rusya’nın o sevimsiz imajını büyük ölçüde sildi. Güçlü AB ülkeleri, özellikle Almanya ile yapılan anlaşmalar sonucu Avrupa’nım kullandığı enerji doğrudan Rusya’dan temin edilir oldu ki, bu da AB ülkelerinin Rusya’ya hayır diyemeyecek duruma gelmiş olduğunu gösterir.

Giderek yaşlanan, halkının hayat standardını ayakta tutacak üretim alanlarını elinden kaptıran AB ülkelerinin değişik alternatiflere gitmesi doğaldır. İşte Almanya. Rusya ile yaptığı ortaklıklar ile AB ülkelerinin en zengini ve en akıllısı olduğunu göstermiştir. Fransa ise giderek daha pahalılaşan enerji ihtiyacını gidermek adına kimseyi beklemeden Libya ya saldırmıştır. Orada yaptığı anlaşmalar kendini ne kadar ayakta tutar bilinmez ama gün be gün kötüye giden ABD nin o alanı uzun müddet Fransızlara bırakmak istemeyeceği kesindir.

Bu gün için kendini kurtarmış görünen Fransa ile artık koşulsuz lider olan Almanya yaşlı kıtadaki sarsıntıları dindirebilmek adına zayıf halkalar olan Yunanistan, İtalya, İspanya, Portekiz gibi ülkeleri birlik dışı bırakacak formüller peşindeler.

Her birisi uzun bir inceleme konusu olacak birçok konuyu bir yazıda topladık. Bundan amaç, körü körüne biat edenlerin, baktığını göremeyenlerin, savaş baltaları ellerinde anlamsız çığlıklar atanların biraz durup düşünmesine sebep olabilmektir.

İzmir 2011

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

1111.blogunuz hayırlı olsun.ABD ve İngiltere Suriye için Türkiye'yi kullanmak istiyor.Taşeron gibi.Ama bizim sandıkları kadar etkinliğimiz yok.Ben sonuç ne olursa olsun Suriye'nin bir an önce demokratikleşmesi taraftarıyım.Yönetimi ilerici ve laik de olsa, saltanat gibi 40 yıllık bir aile yönetiminden yana olmak zor.Selam ve saygılar.

Turbest 
 24.11.2011 18:17
Cevap :
Merhaba, Tabii ki haklısınız. Ancak bunu halk istemeli ve yapmalı. Yoksa yabancı güçler bir ülke için hiçbir zaman hayır düşünmez. Saygı ve selamlar...  24.11.2011 21:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1670
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster