Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ekim '13

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
3139
 

ABD ile Cari Açık arasındaki Türkiye

ABD ile Cari Açık arasındaki Türkiye
 

Karşılaştırmalı veriler içeren bu görsel sanal ortamdan alınmıştır


Birkaç aydan bu yana ABD ekonomisi battı batacak, deniliyor. Çünkü ABD borçlu!

Bugün Çin’in 736 milyar dolar, Rusya’nın ise 703 milyar dolar dış borcuna karşılık ABD'nin dünyaya toplam borç tavanı Mayıs ayında '16 trilyon 699 milyar dolar' imiş!

Bir kaç gün önce ABD Bankası JP Morgan'ın patronu Jamie Dimon, 'Bu olay dünya ekonomisini öyle bir etkiler ki kimse anlamaz' açıklamasını yapmıştı.

Dünya Bankası: Anlaşma sağlanmazsa ekonomik felaket yakın

Bir habere göre 'Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim dün ABD'yi uyararak borç krizin çözülmesini istedi. Jim Yong Kim, 'Tehlikeden birkaç gün(Türkiye'de bu bir kaç gün bayram) uzaktayız. Anlaşma sağlanmazsa dünya için felaket olabilir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler etkilenecek' uyarısında bulunmuş.

Bu yılın Eylül ayı değerlendirmelerine göre Türkiye (-60)'lık cari denge oranı ile dünyada (-90)'lık cari denge oranına sahip Brezilya'dan sonra en çok Cari Açık veren ülke. Ancak Türkiye kendisi gibi ABD’nin güdümündeki Brezilya'nın (321) milyar dolarlık dış borç yüküne karşılık (350) milyar dolar borçlu. Öte yandan Türkiye Cumhuriyeti bütün borçlarına karşılık Merkez Bankası'nda (110) milyar dövize sahipken Brezilya hazinesi (373) milyar dolarlık bir dövize sahip.

Türkiye'nin ekonomik durumu için yapılan karşılaştırmalı bir değerlendirmeye göre ise '22 Mayıs’tan bu güne kadar En­do­nez­ya Ru­pia’­sı yüz­de 15.92, Hin­dis­tan Ru­pi­’si yüz­de 14.19, Bre­zil­ya Rea­li yüz­de 10.34 de­ğer kay­bet­ti. Türk Li­ra­sı yüz­de 9.00 de­ğer kay­bet­ti. Ay­nı dö­nem­de borç­lan­ma fa­iz­le­ri­ne ba­kıl­dı­ğın­da Bre­zil­ya­’da yüz­de 1.2, Gü­ney Af­ri­ka Cum­hu­ri­ye­ti­’n­de yüz­de 1.2, En­do­nez­ya­’da yüz­de 1.6, Tür­ki­ye­’de de yüz­de 1.6 art­tı.

Tür­ki­ye­’nin en so­run­lu ül­ke­ler ara­sın­da gös­te­ril­me­sin­de ca­ri açık fak­tö­rü önem­li bir rol oy­nu­yor. Tür­ki­ye­’nin eko­no­mik den­ge­le­ri kon­trol al­tın­da tu­ta­bil­mek için her ay or­ta­la­ma 5 mil­yar do­lar­lık sı­cak pa­ra­ya ih­ti­ya­cı var. Ca­ri açı­ğın yılso­nun­da 60 mil­yar do­la­ra ulaş­ma­sı bek­le­ni­yor. Bu ra­kam ay­nı za­man­da mil­li ge­li­rin yüz­de 6’sı­na te­ka­bül edi­yor.'(Recep Genel: Cari açık Türkiye’yi yakacak! 11 Eylül 2013)

İki gün önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayınlanan bir veride 'Türkiye'nin ağustos ayında cari işlemler açığı 1 milyar 995 milyon dolar olurken, yıllıklandırılmış bazda cari işlemler açığı 56 milyar 694 milyon dolar oldu' açıklaması yaklaşmakta olan ekonomik tehlikenin büyüklüğünü göstermektedir sanırım.

Kemal Derviş: Türkiye'de cari açık çok yüksek

Ekim ayı başında Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi'nde 'Türkiye, Avrupa ve Dünya'  başlıklı panelde eski Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, Türkiye'de cari açığın çok fazla olduğunu belirterek,  'Büyüme düşünce cari açık da düşüyor. Ama cari açığı az büyüyerek kapatmak ya da azaltmak sevindirici bir olgu değil. Türkiye'nin belki de en önemli yapısal sorunu bu büyümeyi hızlandırmak ama aynı zamanda cari açığı küçültmek cari açığın finansman kalitesini yükseltmek' gerekir uyarısında bulunması AKP iktidarını uyarıcı bir içerik taşıyor.

Konuşmasında, 'Türkiye'nin son 12 yılda çok iyi gelişmeler kaydettiğini söyledi. 2010 ve 2011 yıllarında Türkiye'nin yüzde 9 ile Çin'den sonra en hızlı büyüyen ülke olduğunu belirten Derviş, "Ama ondan sonra büyüme çok düştü. Geçen sene yüzde 2,5'in altındaydı. Dalgalı bir performansımız var ama buna rağmen Türkiye'nin ürettiği ürünlerin kalitesi yükseldi. Birçok konuda insanları sevindiren olaylarla karşı karşıya geliyoruz' açıklamasında bulunan Kemal Derviş'e göre, 'Türkiye'de cari açık çok yüksek' bir düzeyde bulunuyor.

Cari Açık nedir?

Bilindiği gibi Cari Açık mal ve hizmet üretmek için dış alım ve satım işleri ile uğraşan bir şirket 'devamlılığını sağlamak için belli mallar (örneğin ham madde, makine, hizmetler) satın alır. Bunun karşılığında da üretim yaptığı ürünleri satarak gelir elde eder. Şirketin ürün yapmak için satın aldığı malların masrafı, sattıklarından fazla olursa bu şirket için tehlike yaratır. Şirket aradaki açığı borçlanarak, kaynak yaratarak kapatmak zorunda kalır.

Şirketin sattığı ürünler, bir ülkenin yaptığı ihracatı simgelerken, alınan mallar da ithalatı simgeler. Ülkeler ihracatın ithalattan az olduğu durumlarda aradaki farkı fonlama bularak kapatmak zorundadır. Bunu tahvil satıp borçlanarak, yabancı yatırımcı çekerek, özelleştirmeyle vs. gibi yöntemlere sağlayabilir.(Fercan Yalınkılıç: Bütün boyutlarıyla Türkiye ekonomisinin kronik hastalığı “Cari açık” - Temmuz 30, 2013)

CIA: Türkiye’nin Cari Açığı 193 ülke içinde 189. sırada

Öte yandan 'Uzmanlar tarafından Türkiye’nin en kırılgan noktası gösterilen cari açık son 10 yılda 76 kat arttı. En son cari fazla verilen 2001’den sonra dış ticaret dengesindeki bozulmayla birlikte hızlı bir artış gösterdi.

Türkiye’nin cari açığı Mayıs’ta bir önceki yıla göre yüzde 41 artarak 7,5 milyar dolara ulaşırken, yıllıklandırılmış bazda da 53,6 milyar dolara ulaştı. Türkiye, CIA’in yayınladığı The World Factbook’una göre 2012’de cari açık miktarı olarak 193 ülke içinde 189. sırada yer aldı.' (Fercan Yalınkılıç a.g.m.)

Cari Açık yaratan borç ‘yiğidin kamçısı’ olamaz

Çoğumuzun gözlemlerine de yansıdığı gibi Türk Ekonomisindeki iç tasarruf kaynaklarının azlığı, lüks mallara düşkünlük, yatırım mallarında dış alımlara bağımlılığı ve iç piyasadaki kârlılığın yüksekliği gibi nedenlerden dolayı Yabancı Sermaye girişine de açık, çarpık ve şeffaf olmayan yapılanması yıllardan beri dizginlenemeyen bir Cari Açık sorunu yaşanılmasına yol açmaktadır. Bu yapıdan dolayı ekonominin dışa bağımlılığı artmış, yıllık kalkınma hızı yıldan yıla gerileyerek geçtiğimiz yıl (3)'e kadar gerilemiş ve resmi verilerdeki tutarsızlıklar nedeni ile gerçekliği tam olarak bilinemeyen işsizlik oranı da daha önceki yıllara göre yükselmiştir.

Kısaca, geçmişteki DP ile ANAP iktidarları gibi ‘ayağını yorganına göre uzatmamak’, ‘Batı malları satın almak’ ve ‘fabrika yapan fabrikalar’ kurmadan ‘montaj sanayi’ ile günü kurtarmaya çalışmak eğilimi son olarak yoğun bir Özelleştirme teslimiyeti içerisinde bütün kapıları Yabancı Sermayeye açmak bakımından Türkiye son bunalımlı günlerine doğru sürüklenmeye başlamış görünüyor. Bu gidiş ise bütün kesimleri ancak özellikle d a r gelirliler ile emeklileri, besiciler ile çiftçileri etkileyen hayat pahalılığı demektir. Kimi şirketler ile devletin savurganlıkları yüzünden bütün topluma yansıtılmakta olan vergiler ile birlikte herkesin gırtlağına kadar b o r ç l u olması demektir.

Son gelişmeler ışığında diyebiliriz ki atalarımızın ‘borç yiğidin kamçısıdır’ sözü eğer o borçlar yabancılardan alınıyor ve elde edilen kazançlar borçların birazını ödemek yanında yabancı kaynaklı binlerce lüks mallara harcanıyor ise günden güne ‘açık vermek’ ya da ‘borç batağında’ boğulmaya başlamak kaçınılmazdır.  

2012 başındaki bir habere göre, 'Merkez Bankası verilerine göre, cari açık 2011'in tamamında bir önceki yıla göre yüzde 65.3 artarak, 77 milyar 89 milyon dolar oldu. Cari açığın milli gelire oranı yüzde 10'a yaklaştı.Merkez Bankası verilerine göre cari açık 2010'un tamamında ise 46.64 milyar dolar' olmuştu.(Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25321589/)

ABD'deki son ekonomik ve siyasi çalkantının Türkiye'ye olası büyük etkilerinin olabileceği de göz önüne alınacak olur ise önlenemeyen Cari Açığın bu yılsonuna kadar en az altmış (60) milyar dolar olması bekleniyor.

ABD’den gelecek etkileri ile birlikte yerli ve yabancı eski iktidar zenginleri kadar AKP iktidarı zenginlerini de vuracak olan son ekonomik gelişmelere bağlı olarak Türk toplumun çok büyük bir kesimini yıllardan beri değişik içerikli mutsuzluklara iten hayat pahalılığı bakalım daha ne gibi ekonomik ve toplumsal sonuçlar yaratacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

abd deki durum aslinda yetki krizi. Muhalefete ragmen adim mumkun degildir. (sizler alisik degilsinizdir muhalefeletin bu denli guclu olmasina) Biraz karisik ve teknik sistemdir dolarin dunyadaki yeri. Parayi basar borclanir sirkile edilen kadar borclu gibi gozukur. Aslinda abd kaynaklari itibariyle cok guclu politika olarak ic kaynagi kullanmaz. Ulkede (bizdeki kanun kuvvetindeki kararname) bill'lerle isi idare ediyorlar,tum bunlar taktik manevra dunyaya ders anlaminda !sanirim 17-20 sinden once cozecekler.

Newyorker 
 15.10.2013 19:59
Cevap :
Sevgili Newyorker / Sade Vatandaş yazım için göndermiş olduğunuz açıklamalar için teşekkürü bir borç bilirim. ABD'nin devlet ya da hükümet etme konusunda, bizde iktidara gelenlerin Yargıyı ve Muhalefeti devre dışı bırakarak saçma sapan uygulamalara göre ç o k üstün olduğunu az da olsa biliyorum. Sistem karışık da olsa sıkı bir denetim, yargılama, çekiştirme ve uzlaşma içerikli olduğunu ise bazı uygulamalar yüzünden biliyorum. Geçen yıllarda AKP’nin dayatması ile tartışılmaya başlanan ‘başkanlık’ sorunu nedeni ile okuduğum ABD Anayasasındaki hükümlerin en az yirmi kadarı TBMM’de kabul edilse hiçbir iktidar çok sık gördüğümüz gibi istediği biçimde her alanda at koşturamaz. Böylece hiçbir iktidar ne ben yaptım oldu ne ben harcadım ne var ne de benim adamım haklıdır sıkıysa yargılattırın bakalım diyebilir. ABD’deki uygulamalardaki incelikleri günlük dille bize yazdığım için de var ol kardeş. Her şey gönlünüzce olsun.  15.10.2013 23:16
 

Herkesin okuması gereken çok önemli bir yazı.

Kerim Korkut 
 14.10.2013 15:22
Cevap :
İlginiz için teşekkürler Kerim Bey. O güzelim yazılarınız için ben de böyle güzel bir kaç cümle yazabilsem! İyi ki varsınız kardeş. Sağlık esnelik içerisinde nice bayramlar dilerim. Şimdiden Bayramınız kutlu olsun.  14.10.2013 16:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 987
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster