Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '19

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
41
 

ABD'nin Açık Kapı Siyaseti -2

AMERİKA'NIN CHESTER PROJESİ (İmtiyazı) VE DOLAYLI EMPERYALİZM...

Bir önceki bloğumda, ABD'nin "açık kapı" siyaseti hakkında yeteri kadar bilgi aktarmadığımı düşünerek, bu konuyu biraz daha açmak istiyorum...

- Açık Kapı Politikası (Open Door Policy), özetle; ABD'nin Çin'in toprak ve yönetim bütünlüğünün sağlanması, Çin'le ticari ilişkileri olan ülkeler arasında eşit ayrıcalıkların korunması için ilan ettiği bir bildirgedir...Bu bildirge, ABD Dışişleri John Hay tarafından, Büyük Britanya, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya ve Rusya'ya, bir sirküler mektup biçiminde gönderilmiştir (1899-1900)...Açık Kapı Politikası, ABD'de yaygın olarak benimsenmiş ve 40 yılı aşkın bir süre ABD'nin dış politikasının temeli olmuştur(1).

Ancak, İkinci Dünya Savaşı'nda Japonya'nın yenilgiye uğraması ve Çin İç Savaşı'nda komünistlerin kazandığı zaferle (1949) bu ülkede yabancılara tanınan tüm ayrıcalıkların sona ermesi, Açık Kapı Politikasının sonunu getirdi...Öyle deniyor...

Ama, bence öyle olmadı, yani bu politikanın sonu gelmedi... Bana göre, ABD'nin bu politikası zamana uyduruldu ve içeriğindeki gizli olan "emperyalist" düşünce biraz yumuşatıldı ve günümüze kadar devam etti ve hala da ediyor...

ABD'nin bu politikası,  az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere, "dostluk ve yardım anlaşmalarıyla" gelmiştir. Hem de, geldiği ülkelerin "tüm alanlarını denetlemenin yol ve yöntemlerini" anlaşmalarla sağlayarak..."(2).

Bir önceki bloğumda da vurguladığım şekilde, Türkiye de -ve de kimi bazı ülkeler gibi- kendi çıkarlarını da gözeterek ABD'nin bu "emperyalizm" kokan bu politikasına katılmış ve onunla işbirliği yapmıştır.

Şimdi, ABD'nin, günümüzde de, bir şekilde devam eden bu politikasına  bir "proje" ve "imtiyaz" örneği vermek istiyorum...

*

CHESTER PROJESİ (İMTİYAZI)...

ABD'nin bu "projesi" ya da "imtiyazı", kısaca Ortadoğu'daki emperyalist akımlarına paralel bir girişimdir.

İlk kez, 1910 yılında Osmanlı Meclisi'nde gündeme gelmiş ve yoğun tartışmalara neden olmuş bu proje, Osmanlı topraklarında demiryolu imtiyazı almak için yapılan bir girişimdi.

Projeye göre, demiryolu Sivas'tan başlayacak, Harput, Diyarbakır, Bitlis ve Van Gölü'nün güneyinden geçirilecek; buradan ayrılarak, bir bölümü Kerkük ve Süleymaniye'ye varacaktı. Bir bölümü de, Ceyhan Vadisi'nden geçerek Yumurtalık Körfezi'ne ve İskenderun'a uzatılacaktı.

Projenin sözleşme süresi 99 yıldı. 2000 km. uzunluğunda olacağı tasarlanan demiryolunun iki yanındaki 20 km'lik bölge, "imtiyazı" isteyen şirketin olacaktı. Demiryolu boyunca iki şerit olarak  verilen arazi 80 bin kilometre karelik bir alandı; ve bu alan içinde işletmeye açılacak, "Ergani kurşun ve bakır, Keban gümüş ve Van arsenik madenleri" ile, "Musul ve Kerkük petrolleri" vardı(3).

- Bu projenin bir de siyasi yanı vardı. Bu da, geleceğin bağımsız Ermenistan'ını hazırlamaktı. Osmanlı Meclisi'ndeki Ermeni kökenli Erzurum milletvekili (Karakin Pastırmacıyan), bir broşür yayınlayarak "Doğu Anadolu'nun, lokomotif ışıkları görülmeden kalkınamayacağını" ileri sürmüştür.

- Ermenilerin desteklediği bu demiryolu projesi (Chestir İmtiyazı), şirketin, devleti (Osmanlı) zarara sokacak bazı değişiklikler yapınca, proje, Meclis-i Vukela'da (Bakanlar Kurulu'nda) incelenmek üzere şirketten geri istendi...Amerikan şirketi de teklifi geri çekti(4).

*

Lozan Görüşmeleri sırasında, Chester Projesi tekrar gündeme geldi..

Amerikan sermayesi Musul petrollerinden bir pay koparmak; Ankara Hükümeti ise, batıya çeşitli mesajlar vermek istiyordu. Bunların başında da, "yabancı sermayeye açıklık" geliyordu... Chester Projesi'ni, bu anlamda bir fırsat olarak görüyordu.

İktisat Vekili (Ekonomi Bakanı) Mahmut Esat, İzmir İktisat Kongresi'nde (17 Şubat 1923), Chester Projesi için, "Türkiye'nin yabancı sermayeye ne kadar izin vermiş olduğunu ifade edecek bir şahittir" demiş ve arkasından da, Anadolu Ajansına verdiği bir demeçte de, "Chester Projesi ile ülkeye 400 milyon liralık bir yabancı sermayenin gireceğini ve halkımızın, hukuka ve ülkemizin kanunlarına uygun olan yabancı sermayeye düşman olmadığını" bildirmiştir(5).

Bu düşünce ya da bu yaklaşım ile TBMM'de yeni bir Chester Projesi imzalandı. Bu yeni proje iki "imtiyaz anlaşması" içeriyordu:

- Birinci aşamada, Türkiye'nin doğusunda Musul ve Kerkük'e uzanan; bir ucu Karadeniz, öteki ucu bir Akdeniz limanına bağlanacak olan 4400 kilometrelik bir şerit içinde petrol dahil her türlü yer altı kaynağının işletilmesini 99 yıl için bir Amerikan Grubuna bırakıyordu...

- İkinci aşamada ise, Türkiye'ye tarım makineleri ve gereçleri ithalatının Amerika Grubu'nun tekeline verilmesiyle ilgiliydi(6).

Bu proje de, Lozan görüşmelerinde Musul ve Kerkük bölgesinin Türkiye sınırları dışında kalacağının anlaşılması ve Ermeni sorununun da, Ermeniler lehine sonuçlanmaması nedeniyle gerçekleşemedi...

SONUÇTA,

Ne Amerika'nın ne de Türkiye'nin istediği oldu... Ama, ABD ve Türkiye ilişkileri bir şekilde ağır-aksak, zorlama ile de olsa devam ediyor... Ne, ABD ile olan müttefikliğimizi bırakıyoruz; ne de NATO'dan çıkıyoruz...

Yani, Amerika'nın, bulunduğumuz coğrafyadaki (Ortadoğu'da) "Açık Kapı Siyaseti" bir şekilde devam ediyor; içeriğinde, "dolaylı" da olsa bir "emperyalizm" düşüncesi taşımasına rağmen..

 

cdenizkent

 

----------------------- :

  • (1) AnaBritannica, Genel Kültür Ansiklopedisi, Hürriyet Gazetesi Yayını, 1993, Cilt-1
  • (2) M. Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye, "Türkiye Gerçeği -I", İstanbul: 1998, s.85
  • (3) Tarık Zafer Tunaya,Türkiye'deki Siyasi Partiler, İstanbul: 1989, s.358
  • (4) Niyazi Berkes, İki Yüz Yıldır Neden Bocalıyoruz, 2.b. İstanbul: 1965, s. 91
  • (5) A. Gündüz Ökçün, Türkiye İktisat Kongresi-1923, 2.b. Ankara: 1971, ss.11:17
  • (6) Raif Karadağ, Petrol Fırtınası, İstanbul: 1979, s.244

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Okudukça gerçekleri öğreniyoruz.

Kerim Korkut 
 14.09.2019 12:00
Cevap :
Merhaba Kerim Bey...Evet, aynen öyle...Biz de araştırdıkça yeni şeyler öğreniyoruz ve öğrendiklerimiz yalnızca bizde kalmasın diye de paylaşıyoruz...Mevlana'nın bir sözünü tornistan ederek ben de şöyle diyeyim. "öğrendiklerimiz, güncelliğini yitiriyor cancağızım; şimdi yeni şeyler öğrenmek lazım"...Teşekkürler ve selamlar.  14.09.2019 18:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 917
Toplam yorum
: 2414
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1372
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster