Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1558
 

ABD’nin has adamı Barzani Diyarbakır’da

ABD’nin has adamı Barzani Diyarbakır’da
 

M. Barzani ile G. W. Bush Beyaz Saray'da 25.10.2005


Basından öğrendiğimize göre Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, bugün (21) yıl sonra yeniden Diyarbakır'a gelmiş. Barzani ile birlikte yola çıkan sanatçı Şivan Perver, Diyarbakır'da yer yar 'Biji Kürdistan' (Yaşasın Kürdistan) sloganları’ da atan kalabalık bir konvoy eşliğinde kente girmiş.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki’nin Barzani'nin ziyaretiyle ilgili olarak, ‘Türkiye ve Irak'ın son dönemdeki karşılıklı ziyaretler de dahil olmak üzere ilişkilerini geliştirme yolunda gösterdikleri son çabalarından memnuniyet duyduklarını’ belirttiğine göre Ortadoğu’daki bütün çatışmalar ile uzlaşmaların arkasında yine ABD vardır.

M. Barzani kimdir?

İran’da bulunan Mahabat kentinde 1946 doğumlu Mesut Barzani IRAK'ı paramparça eden G. W. Bush'a göre 'özgürlük savaşçısı' bir aşiret reisidir.

Başta ABD olmak üzere Batı'nın Ortadoğu’da yıllarca deneyerek yetiştirdiği en has adamlarından biridir. Çünkü K. Irak’ın bulunduğu konumu bakımından Güney Türkiye ile Kuzey Suriye’nin M. Barzani’nin düşlerinde yer al(dırtıl)an ‘Büyük Kürdistan’ İsrail ile Yunanistan dahil Batı’nın petrol, doğal gaz ve çeşitli madenler bakımından iştihasını kabartmaya başlamıştır.

‘Molla Mustafa Barzani'nin bölgede bağımsız Kürt devleti kurma girişimi başarısızlıkla sonuçlandı ve İran ordusunun bölgeye giriş yapmasıyla Molla Mustafa Barzani SSCB'ye, küçük yaşlarda olan oğlu Mesut Barzani ise Irak'a gitmek zorunda kalmıştır. Ocak 1946'daSovyetler Birliği'nin desteğiyle kurulan ve Sovyetler Birliği'nin çekilişiyle aynı yıl içinde yıkılan, Birleşmiş Milletler tarafından tanınmamış Kürt devleti’ ilgili anlaşmalara bağlı kalınmadığı için Mayıs 1947’de İran Ordusunca ortadan kaldırılır. Babası Molla Mustafa Barzani'nin bölgede bağımsız Kürt devleti kurma girişimi başarısızlıkla sonuçlandı ve İran ordusunun bölgeye giriş yapmasıyla Molla Mustafa Barzani SSCB'ye, küçük yaşlarda olan oğlu Mesut Barzani ise Irak'a gitmek zorunda kalmıştır. 1970'lerin ilk yıllarında Molla Mesut Barzani, babası ve kardeşi İdris Barzani ile birlikte Kürtlerin siyasi ve askeri meseleleri üzerine çalışmaya başladılar. Ancak 1975 sonunda babasının ABD'ye iltica etmesinin ardından yine kardeşi İdris ile birlikte Kürdistan Demokratik Partisi'ne başkanlık etmeye başladı.

1992 yılının Mayıs ayında batılı güçler denetiminde Kuzey Irak'ta yapılan seçimlerde Kürdistan Demokratik Partisi lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani bölgesel liderler olarak seçilmişlerdir. Ancak 1994 yılında KDP-KYB koalisyonu arasında çıkan anlaşmazlıklardan dolayı iki parti arasında çatışma (Kuzey Irak İç Savaşı) başlamıştır.’ ( Alıntıdır)

Kuzey Irak'taki Kürdistan Yurtseverler Birliği(KYB)'nin lideri 1933 doğumlu Celal Talabani ile M. Barzani kendi aralarında olduğu kadar yakınlarındaki aşiretlere ve bazen barışık olsalar da Saddam Hüseyin'e karşı yaklaşık otuz yıl 'silahlı mücadele' vererek ABD'nin2003’teki Irak İşgali ile birlikte bugünkü makamlarına gelebilmişlerdir.

Eğer 'tarihin tekerrürü' durdurulamaz ise önce içinden ve sonra da Moğollar tarafından Beylikler ve Atabeklikler türü parçalara ayrılan Selçuklular gibi çağımızda önce Irak sonra Suriye ve çok yakında da Türkiye benzeri bir parçalanma tasarımı neden olmasın, değil mi?

İşte bu süreçte ABD'nin Saddam'ı devirmesindeki en güçlü dayanaklarından M. Barzani’nin Diyarbakır'da karşılanılması enine boyuna çok tartışılması gereken bir içerik taşımaktadır.

Bu gidişle çok yakında Diyarbakır'ın Altın Anahtarı da kendisine verilebilir diyebiliriz.

Türkiye için 'Kürt Federe Devleti ' oluşumu bir tehdit değil midir?

K. Irak Bölgesel Yönetimi Bşk. M. Barzani'nin bugünkü Diyarbakır çıkartması için adı bende saklı iktisatçı genç bir yazar diyor ki:

‘Koskoca Türkiye'nin bölgedeki tek müttefikinin Barzani olması bir dış politika kepazeliğidir… AKP, sonunu hazırlarken Türkiye'nin de canına okuyor…’

AKP’nin gözünde yıllardan beri M. Barzani ile diğer kimi yeni yetme yöneticilerin baş tacı olunması Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü tehdit eden Amerikancı siyasetin yüz karasıdır bence.

ABD'nin 2005'te yazarak yürürlüğe koydurttuğu Irak Anayasası ile üçe bölünen eski vatan toprağımız ve başta SAMARRA kentimiz olmak üzere bin yıllık Türk Anıt eserleri ile dolu IRAK bugün ne yazık ki ABD'nin böl ve yönet siyasetinin bir enkazıdır.

Yaklaşık yüz yıl öncesine gidecek olursak öncelikle İngiltere’nin Ortadoğu’daki Osmanlı egemenliğini kaldırmak için yerli işbirlikçiler ile ne kadar yoğun bir çalışma içerisinde bulunduğunu görürüz. Amaç Osmanlı’nın kurduğu Türk İslam Birliğinin uzantıları olarak bölgedeki dayanışmayı ortadan kaldırarak kendisine uydu birkaç devletçikle bölgenin petrol kaynaklarını sömürmektir.

Son gelişmeler bağlamında düşünecek olursak 1916'da İngilizlerle savaşırken Kut'ül Ammare'de şehit düşen Türk ve Arap kardeşlerimizin torunlarının yüzüne Yeni Osmanlıcı olarak yaftalanan Amerikancılar kim bilir hangi suratla bakıyorlardır yılışık yılışık.

2010 yılı başındaki Erbil Anlaşması ile Türkiye, Irak, Suriye ve İran'da Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı toprakların türlü desiseler ve gizli örgütler kurarak bir an önce koparılarak 'Kürt Federe Devleti' gibi çok yönlü bir oluşuma doğru yelken açıldığını kim bilmiyor? Hiç kimse bilmese bile eğer olay saklanmadı ise Başbakan Erdoğan da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de Erbil Anlaşması'nın nelere gebe olduğunu sanırım çok iyi bilmektedirler.

AKP’nin iç siyaseti de çökmüştür

Öte yandan K. Suriye'nin PKK ile Barzani güdümündeki ayrılıkçı ve hayali haritacı bir avuç teröristin egemenliğine bırakılması ve en az iki milyon Arap'ın göçmen durumuna düşürülmesinin de müsebbibi terör örgütleri ile bölücülük akımlarına ivme kazandırarak İslamsız Dünya kurmak isteyen ABD'nin dümen suyundaki sözde siyasetçilerin kapalı kapılar adında kotardıkları işler değil midir?

Görülen o ki AKP'nin kendinden menkul iç ve dış siyaset açılımları iflas etmiş olduğundan İmralı-Kandil-Oslo-Erbil ve Diyarbakır beşgeninde batağa saplanarak yola devam etmektedir. Bu gelişmeler sırasında anlaşılmıştır ki M. Barzani gibi PKK-BDP-KCK gibi oluşumlar gizli ya da açık bir biçimde Birlşik Kürdistan için çok yönlü bir çalışma içerisindedirler.

Bana göre Batı’nın dayatmakta olduğu İnsan Hakları ile Demokrasi yanında ‘Milli Birlik ve Kardeşlik’ gibi bir öze dayanabileceğini sandığım ancak bu konuda İmralı-Oslo-Kandil ve Erbil hattındaki siyasete teslim olduğu anlaşılan AKP’nin bütüncül iç siyaseti geniş toplumun yoğun bir propaganda ile Batı’nın yıllardan beri dayattığı olduğu ‘bölünerek parçalanma’ düşüncesine de yol açarak çökmüştür. (Ankara 16.11.2013 15:22)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

MOSHE BARZANE YAHUDİ DÖNMESİDİR BİR BAŞKA İSEVİ VE MUSEVİ DEVŞİRMESİ İLE BÜYÜK İSRAİLİ VAADEDİLMİŞ TOPRAKLARADA ABD Lİ ŞEREFSİZ NEOCON LARIN DESTEĞİ İLE ÖRGÜTLEMEYE ÇALIŞIYOR.YILLAR ÖNCE MOSHE DAYAN İLE MUTABAKATA VARMIŞTI ŞEREFSİZ..AMA NASİP OLMAYACAK BİR TANESİ SURİYENİN ŞİKAYETİ ÜZERİNE YAKINDA YARGI ÖNÜNE ÇIKIYOR .SONU CEZA EVİ

Yenal Ünseli 
 22.11.2013 22:08
Cevap :
Neler dönüyor değil mi efendim? Yazdıklarınız sanırım bazı gizli dosyalardan derlenmiş bir özet olmalı.Gelişmeler karşısında küçük dilimi yutmak üzereyim desem yalan olmaz.Bu ülkede Türk-Kürt-Laz -Gürcü ayrımcılığı yapılmadı.Hepimiz Müslümandık.1071'in kahramanı Türkler çoğunluktu.Bence bazı gerçekler yeni kılık kıyafetler, müzikler, dilimsi hitabetler, bayraksı bezler yanında gizli olanları şimdilik belli olmayan dört yeni mutabakat ile gün yüzüne çıkıyor tek tek. Anlaşılan bütün iktidarlar gibi AKP'nin de savunduğu 'Artık bıçak kemiğe dayandı' söylemi de sinsi terörü ortadan kaldırmaya dönük olması gereken ki ABD böyle yapıyordu, Terörle Mücadele söylemleri de birer oyundu. Bu bağlamda Uludere'de ya da ayrılıkçıların hiç de Kürtçe olmayan bir adlandırma ile andıkları Roboski'de kaçakçı-terörist karması kalabalığın hiç bir uyarıda bulunulmadan bir anda bombalanmaları da bugünlerdeki analar ağlamasın söylemini ve 'Kardeşim Barzani' seslenişini hazırlayan birer tasarı değil midir?  23.11.2013 16:24
 

Elinize, yüreğinize sağlık.

galip uyar 
 17.11.2013 17:46
Cevap :
Var ol sevgili meslektaşım... Yazmalıyız. Bu da bizim sorumluluğumuzdur. Özlü yorumlarınızı kaçırmıyorum. Ne mutlu bize ki yazarak kimi kişilere karşı bazı uyarılarda bulunabiliyoruz. Umarım bizi 'sağır sultan bile' duyar bir gün!  17.11.2013 21:17
 

yazının hiç bi tarafına katılmak söz konusu olamaz yazı karışık çelişkilerle dolu 1947 de iranın ortadan kaldırdığı mehabat cumhuriyetidir barzani iranda doğmuş falanlar gerçeğe aykırı tam olarak tarihi bilmiyorsan kendini neden böyle bi yazı yazmak zorunda hissediyorsunki olanları herkes bilir birazda olacakları bilmek gerek abd'nin 2001 yılında ırak'a müdahale edeceğini ve böleceğini takip ederekten biliyordum

hakan çelik 
 17.11.2013 16:39
Cevap :
Birilerinin adı belli emperyalizme kul köle olarak yükselmek çok mu ağırına gitti? Onlar gibi aynı yolun yolcusu olduğuna göre sen hariçten gazel okumayı bırak da bu konularda üç beş cümlelik bir kaç yorum yap da okuyalım.   18.11.2013 0:14
 

Merhaba...ABD'nin bölgede iki has adamı vardı...Biri Celal Talabani; yaptığı başarılı görevleri nedeniyle Irak Cumhurbaşkanı oldu...İkinci has adam olan Mesut Barzani de, Kuzey Irak(eski Musul) Türkiye'ye bağlandığında Bölge Valisi olacaktır...Selamlar.

cdenizkent 
 17.11.2013 13:21
Cevap :
Sayın Denizkent gelişmeler konusundaki yorumlarımız birbirine yakın olsa da sizin çok iyi niyetli olduğunuzu anlıyorum.Çok iyi niyetlisiniz.Nice gizli ilişkiler ile ABD'nin yanında yer alarak Irak Ordusuna karşı her türlü tertibin içine giren o ikiliye bildiğiniz gibi önce Anaplı Özal(ki Kerkük,Süleymaniye,Erbil,Tuzhurmatı ve Musul'da bulunan Türkmeleri görmezden gelerek) KırmızıPasaport vererek şımartmış veBatı'da atoynatmalarının önünü açmıştır.PKK oluşumu ile Bekaa Vadisinde ve Şam'da sıkı ilişkileir bulunan bu ikili o süre içerisinde ABD dâhil Batı'nın belirli odakları ile uzlaşarak gerekli taktik ve lojistik desteklerle birlikte 'silahlı siyaset' dayatmalarına başladılar PKK ile omuz omuza.Bu Batı'nın 'ulus yaratmak' adı verilen siyasetinin de bir parçasıdır.2003'te TBMM'den çıkan Mart Tezkeresi sonunda 2005'te birilerine ihsan edilen 'Başkanlık!' bırakılır da Başkan bile olamayan birilerinin altında hiç Bölge Valisi olmak istenir mi?Terörcülerle uzlaş(tırı)an AKP zordadır.Tşk.  18.11.2013 0:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 970
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster