Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
310
 

ABD'nin sözde dostluğu -2

ABD'nin sözde dostluğu -2
 

"Ankara birkaç gün kızgınlığını ifade eder, sonra geçer."

California 27'nci bölgeden milletvekili Demokrat Brad Sherman’ın dile getirdiği bu yargıyı değiştirmeliyiz.

Güçlü bir hafızamız olduğunu göstermek zorundayız.

Kararlılığımızı ortaya koymalıyız.

ABD Dışişleri Bakanı Rice ve ABD Savunma Bakanı Robert Gates, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’ye ortak bir mektupla, gizli bilgileri paylaşmak istediklerini, Ermeni tasarı Genel Kurul’da oylamaya getirmemesi çağrısında bulundular. Rice ve Gates, Pelosi’ye yazdıkları mektupta, Fransa parlamentosunun geçen yılki Ermeni kararının ardından Türkiye’nin, Fransa’yla bazı askeri ihaleleri iptal ettiğini anlatıp, "Türk hükümetinin tasarıya benzer tepki göstermesi, savaş alanındaki Amerikan askerlerine zarar verecektir" dediler. (Hürriyet Gazetesi 13 Ekim 2007).

Dikkat edilirse Dışişleri Bakanlığı’nın Washington Büyükelçisi’ni geri çağırması, Başbakan Erdoğan’ın dün ABD’ye yönelik yaptırımları da içeren sert denecek açıklamalardan sonra oluyor bu gelişmeler. Tüm bu gelişmeler yazımın 1. bölümünde ifade ettiğim "Washington isteseydi tasarıyı engellerdi" savımı doğrulamaktadır.

Tasarı Temsilciler Meclisi’nden geçmese de Diaspora’nın istediği olmuş bir hamle daha sonuç vermiştir. Sıra stratejik soykırım planında uygulanacak olan yeni adımdadır.

Bu oyunu sergileyen Ermenistan ve Diaspora’ya karşı bizim bir eylem planımız var mı dır? Buna evet diyebilmeyi çok isterdim.

Burada bir şeyi ortaya koymakta fayda var. Daha önceden İsviçre, Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinde kabul edilen soykırım yasa ve çalışmalarının birbiriyle bağlantısız olduğunu düşünmek büyük yanılgı olur. Şundan emin olmalıyız. ABD’den sonra Diaspora’nın stratejik planında başka bir ülke de yapılacak çalışmaları vardır.

Diaspora’nın yaptığı etkinliği ile batının şımarttığı Ermenistan, Rusya’nın askeri desteği ile işgalcidir.

Komşusu Azerbaycan topraklarının % 20’sini oluşturan Karabağ’ı işgal altında tutmaktadır. Katlettiği binlerce Azeri Türkü’nün dökülen kanları kurumamışken batı işgalcinin daha dün yaptıklarını görmezden gelebiliyor.

Irak’ın durumuna bakacak olursak, önümüzdeki süreçte işgalciyi ödüllendiren bu çifte standardın terörü yaygınlaşacağını tahmin etmek zor değildir.

PKK’nın Kuzey Irak’taki etkinliği kırılsa bile yuvalanacağı başka komşu olduğu ulusal stratejik planımızda yer almalıdır.

ABD ve etkin batı Kuzey Irak-Ermenistan eksenine Büyük Ortadoğu Projesinin uygulanmasında özel görevler vererek kullanmaktadır.

Türkiye bu planı boşa çıkarmak için ne yapmalıdır?

Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Türkiye’nin de stratejik planı olmalıdır. Sözde soykırım, PKK ve terör bu planda yer almalı, eskiden var olduğunu düşündüğüm kırmızı çizgiler belirginleştirilmeli, batıya doğru anlatılmalıdır.

Taha Akyol ve Güneri Civaoğlu’nun (13 Ekim 2007 Hürriyet) yazılarında ifade ettiği gibi kullanabileceğimiz çok sayıda tarihi belge varken geldiğimiz durum Türkiye’nin eksiğidir.

Çok üretmeliyiz.

Çok satmalıyız.

Zenginleşmeliyiz.

Daha da güçlenmeliyiz.

"Yalnız bir tek şeye ihtiyacımız var: Çalışkan olmak" M. Kemal ATATÜRK

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ABDnın herseyı sozde zaten dedınız gıbi

cansu zehir 
 05.12.2008 21:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 3873
Kayıt tarihi
: 25.08.07
 
 

Samsun Terme Şuvayip Köyü'nde doğmuşum. İlk ve ortaokulu Terme'de, lise öğrenimimi Ünye'de tamala..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster