Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '07

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
329
 

ABD Türkiye'den ne ister?

ABD Türkiye'den ne ister?
 

"Ermeni soykırımı" yasa tasarısının ABD Kongresi'ne gelme süreci bütünüyle siyasaldır. Amerikan yönetimi Büyük Ortadoğu Projesi'nin en önemli ayağı olarak Türkiye'nin "terbiye edilmesini" görmektedir. Washington'un Irak'taki icraatları ve olası İran harekatı için İncirlik maniveladır. Amerikanın dolar dengesi ve dünya borç tahsilatında köşeye sıkışan ekonomisine soluk vermek adına Türkiye'den daha önemli hale gelen; ülkemiz üstündeki askeri çıkarlarıdır. Askeri "tanzimi" siyasal tanzim izlemekte ve Irak ülkemizin Günyeydoğusuna bir hançer gibi saplanan Kürt Federe Devletinin Kuzeyde yapılanması üzerinden üçe bölünerek yeniden düzenlenmektedir.

İsrail'in konumunu koruması için, Türkiye'nin, Suriye ve diğer Arap ülkeleri ile ilişkileri bakımından, sürekli denetimde tutulması öngörülmüştür. Bunun için Türkiye'nin içeride istikrarsızlaştırılması da dahil, yönetim erklerinin "etkilenmesi"ni de kapsayan çok kapsamlı bir senaryo halen tedavüldedir. 80'ler öncesi sabah ve gece ayrı olaylarda ve gençlerimizi kırmada kullanılan aynı silahı sağlayanlar bu kere PKK militanlarına lojistik ve donanım desteği sağlamaktadır.

Ve "siyasi tanzim", "ekonomik tanzim"le kol kola gitmektedir!: Türkiye'nin Orta Asya enerji koridorlarında etkili olamaması ve ABD'nin nüfuz alanını ne kadar Türk Cumhuriyeti varsa onlara dişini geçirerek genişletmeye çalışması, aktif oyuncu değil edilgen bir yarı sömürge olmamızı gerektirmektedir! Brezilya ve Arjantin gibi ülkeler bile IMF ile hesap keserken, içinde bulunulan borçlu-alacaklı ilişkisini aşan bir şekilde ülkemizin maliyesinin denetlenmeye yeltenilmesi ve dahası sosyal hak ve özgürlüklere karışılmaya kalkışılması akıl almaz bir cürettir.

22 Temmuz seçimlerinden önce de Washington çevreleri aynı anlayışı pervasızca sürdürmişlerdir. Adeta bir iç karışmacılığa varan şekilde "siyasetinde Amerikan karşıtlığı olanın hoş karşılanmayacağını" dile getirmişlerdir. Dahası "Cumhuriyet mitingleri" olarak bilinen toplantıların "nasıl finanse edildiğini?" sorgulama cesaretini göstermişlerdir. Bugünün iktidarı bir yana ana muhalefet lideri de o gelişmelere tek bir yanıt bile vermemiştir.

ABD Türkiye'nin NATO çerçevesindeki özverilerini en iyi bilen ülkelerdendir. Buna karşılık Batı Avrupa Savunma Birliği içinde ülkemizin siyasal kararlara katılımının kısıtlanarak ve yalnız askeri gücüyle değerledirilmesi garabeti konusunda daha olumlu bir katkı sağlamaktan kaçınmaktadır.

"...O arada çoktandır; Koreyi unutmuştur, pamuğumuza kota koyar, ekene biçene karışır sonra yasalarla tekellerinin yolunu açmaya çalışır, silahı verir mermisini vermez "eski dosttur!"

Türk askerinin Somali'de, Bosna'da tertemiz görev yaptığını, Afganistan da dahil yönetimine Türk unsurunun bulunduğu sorunlu coğrafyalarda saygınlığımızın tarih kadar güncel tutumumuzdan da kaynaklandığını iyi not etmişlerdir.

Oysa Guantanamo ve işkence uçakları ile Bağdat hapishanelerinde meşum görüntülerin altına imza atan kendi aralarından çıkanlardır. Bu halleriyle kızılderilileri "derisiz ve yurtsuz" bırakan atalarından bir adım bile ileri gidemedilerini kanıtlamışlardır.

Parasıyla puluyla tankıyla topuyla ABD yönetimi ne kadar güven vermiyorsa, şu yoksun haliyle Türkiye bir o kadar güven veren bir ülkedir.


Bu ABD yönetimi kendi ülkesinde iktidarı kaybetmektedir. Üç binden fazla genci yazık ki tabutlarla evlerine dönmüştür. Körfeze gömülen milyar dolarlar yüzünden okul, hastane, sosyal yardım yatırımı, dumura uğramaktadır. Ve kendi ülkesinde iktidarını yitirmekte olan bir anlayış dünya üzerinde yeni iktidar alanları açmanın gayretkeşliği içindedir!

O "Ermeni Soykırımı" yalanı da tarihe siyaseten el atmaktır. En başta kendi öz vatandaşlarımız olan Ermeni kökenli kardeşlerimizin huzurunu kaçıracak ve Ermensitan ile ilişkilerimizin normalleşmesini geciktirecek bir pervasız şımarıklıktır... Ne yani o tasarı kabul edilse tarih mi değişecektir? Türkiyeli ve dışarıdaki yoksul Ermeniler zengin mi olacaktır? Kimi şereflendirmiş kimi kandırmış olacaklardır! Anadolu'yu birlikte Anadolu yaptık kah omuz omuza savaştık kah karşı karşıya bırakıldık; bu tarihe mi buyuracaklar, koyun koyuna yatan ölülerimizi mi ayıracaklar?

Söz konusu tasarıya haklı bir tepki Hocalar katliamını yaşayan tanıkların bulunduğu Azerbaycan'dan gelmiştir. Washington'un anlayışı ilk elden Kafkaslara huzursuzluk ihraç etmiştir. "Yangın çıkar benzin dök yak yık ve fethet" politkası yeni yüzyılın Roma İmparatorluğunu yaratmak hevesinde olanlara sadece birkaç Hollywood filmlik saltanat sağlayabilir. 21. yüzyılın "demokrasi, barış, özgürlük" denilerek duvarları yıkan uzakları yakın eden ideallerini istismar etmekten öteye ise geçemez.

Afrika'daki aç ve aşısız çocuklara mama bulmak, analar ölmesin demek, silaha değil sağlığa, cehalete değil eğitime yatırım yapmak varken bütün bunlar neden yaşanılır bir bilebilsek!

"Ermeni Soykırımı" tasarısını "Kıbrıs kırımı" tasarısı mı izleyecektir? Avrupa fonlarıyla, Soroslarla el ele bizi bu vatanlaştırdığımız topraklardan "sürgün edene kadar", yapmadıklarımızı yapmışız gibi ve yaptıklarını yapmamışlar gibi davranan ve gerçeği ellerindeki kitle iletişim ajanlarıyla tersyüz eden güce boyun eğmeyeceğiz elbette!

Bununla birlikte Amerikanın özgürlükle soluklanan çevreleri etkilenmeye ve yansızlığını ve önyargısızlığını koruyabilen basın, siyaset, sanat ve iş çevrelerine kendi tezlerimiz anlatılmaya çalışılmalıdır.

Haksızlığa karşı koyan kendisi kadar o haksızlığı yapmaya yeltenini de yanlışlıklardan korumuş olur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli R. Bülend Kırmacı, Günümüzde dünya siyasetinin yön verdiği olayları izlerseniz, izlenen yol sizi, izi bırakanın evine götürür. Olayların kavranılması; siyaseti belirleyenlerin amacını ve hedeflerini çok iyi tespitten geçmektedir. Kamuoyunun dikkati sürekli olaylara çekilmektedir. Bu; dere üzerinde akan tahta parçalarının hareketlerini izlemeye benzer. İnsanları (milletleri) inançları ve çıkarları yönlendirmektedir. Sezar, İskender, haçlı seferleri, İstanbul'un fethi, Napolyon, dünya savaşları ve son olarak ta İsrail ve Ortadoğu, hepsinin de çıkış noktalarında inançlar, idealler ve ekonomi bulunmaktadır. Osmanlı'nın parçalanmasındaki haçlı zihniyeti (Halklara özgürlük bahanesi) analiz edilmeden, Ne ABD anlaşılabilir, ne AB. İş hayatının kuralıdır; firma büyümezse yok olur. Bu devletler için de böyledir. Türkiye'nin hedefi nedir? Dere üzerindeki tahta olmak mı? Yoksa tahtayı götüren su mu? Su olacaksa; size göre kaynak ve sinerji ne olmalıdır? Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 17.10.2007 10:22
Cevap :
ilginize ve katkınıza çok teşekkür ederim. bk  17.10.2007 12:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 374
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 480
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster