Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '15

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
927
 

ABD ve Almanya'da yaşam ve tasarruf

ABD ve Almanya'da yaşam ve tasarruf
 

Para hesap gerektirir.


Bu yazımda ABD'nin ve Avrupa Birliği'nin lideri sayılan Almanya'nın son yıllardaki yaşam ve ekonomik yaklaşımlarına değinmek istiyorum.

ABD'de insanlar yaşamlarına tekrar göz atıyor. 2008 yılındaki  ekonomik bunalıma kadar Amerika'da aşırı tüketim, akşamları satılmadığı için çöpe atılan mağaza ve restoran yiyecekleri, dağ gibi biriken çöpler, Amerikan rüyasını gerçekleştiren lüks arabalar ve evler; satın alarak yenilenen ve eskisi atılan  eşyalar, dışarıda  hafta sonu restoranlarda yenilen yemekler  uzun süre yaşamın normalleri sayıldı. Ancak hep daha büyük eve geçme sonucu büyük evlerin taksidini ödeyememek riski, pahalı otomobillerin sigorta, benzin masrafları, devamlı tüketim odaklı televizyon, yazılı ortam, internet yayınları ve reklamların kişilerde yaptığı psikolojik baskılar, bir orta yol bulup anlaşmayı düşünmeden ayrılan çiftler ve mutsuz çocuklar, işsiz kalındığında olmayan karagün paraları sebebiyle düşülen güç durumlar ve ekonomik krizle artan iflaslar Amerikalıların yaşamlarını yeniden düşünmeye sevk etti.

"Komşuda var, Ben de niye olmasın" yaklaşımının doğru olmadığı, ödeme gücüne uygun borçlanmaya dayanan bir yaşamın daha iyi olduğu, ekonomik bir otomobil kullanmanın gerektiği, Dünya'nın kaynaklarını hoyratça tüketmenin makul olmadığı, daha yeşil bir Dünya'ya ihtiyaç olduğu fikri ailelerde ve gençlerde artık destek görüyor. Kredilerin ödenebilir seviyede tutulması bankaların isteği durumunda.

Amerikan vatandaşının fikir değişimi yanında ABD hükümeti de olaylardan ders çıkardı. Amerikan Hükümeti; Afganistan, Irak harplerinden sonra aynı anda Amerika dışında  iki yerde harp edecek maddi kaynak, silah ve ve insan gücü ayırmanın yüksek maliyetini ve etik sıkıntısını gördü.  Güç gösterisi, dünya polisi olmak, terörizmi yenmek, koalisyonsuz tek başına hareket  oldukça yüksek bir maliyet gerektiriyor ve hukuku zorluyor.

Ayrıca, içeride hem Hükümet hem de Eyaletler düzeyindeki Bütçe açıkları ekonomiyi zorlamaya başladı.

ABD hükümeti sonuçta sadece dolar basmanın çözüme yetmediğini gördü.  Artık daha tutumlu, bütçeye dayalı, yıl sonu mali açığı olmayacak projeler, uygulamalar revaçta ve masrafları azaltma tedbirleri alınıyor.

ABD yeni stratejik planında; mevcut ülke altyapısını yenilemek, teknolojik yenilenmeye daha çok kaynak ayırmak, uygulamalı arge, teknolojilere ve uygulamalara erişme imkanı,  öğrenmede işbirliği, inovasyonu dost ülkelerde teşvik, batan değil sürdürülebilir yatırımlar yapmayı, küresel olarak bilgiye erişme olanaklarını artırmayı, iş yapma tekniklerini geliştirmeyi, müttefik ortaklarla çalışmayı, gelişmeleri dokümante edip  geleceğe yansıtmayı hedefliyor.

ABD ticaret ve yatırımı, inovasyonu, çevreyi korumayı, enerji kaynaklarını kontrolu,  bilgi sistemlerinde yazılım ve donanım üstünlüğünü veya birinci sıradaki yerini devam ettirmeyi istiyor. Bu hedefler kaynakların iyi dağıtılmasını, maliyetlerin düşürülmesini ve daha verimli çalışılmasını gerektiriyor. Bu iş sadece Hükümetlerin değil, tüm Amerikalıların çabasına ve çalışmasına bağlı. 1990 sonrası 20 yılı aşkın dönemde olduğu gibi yine hazine senetleriyle  borçları artırmak, dolar basmak artık yetmiyor. Diğer ülkelerle işbirliği ve rasyonel yaklaşım gerekiyor. Neticede ABD ekonomik rakamlarının iyileşmesi;  uzun dönemde tüm Dünya ekonomisinin canlanmasını sağlayabilir düşüncesi devam ediyor. 

Almanya Avrupa'da Lider Oldu. Batı Almanya ikinci Dünya harbi sonrası yıllarını tamamen ekonomik kalkınmasına ayırdı.  45 yıllık bir çabayı takiben 1990 yılında Batı ve Doğu Almanya birleşti. Kohl o zamanın önemli siyasilerini Gorbaçov, Bush, Thatcher ve Mitterand, birleşme konusunda ikna etti. Doğu Almanya'nın yolları, telekominikasyon, enerji ve inşaat altyapısı  yenilendi ve halka sosyal destek sağlandı. 25 yıl sonra birleşme maliyetinin farklı hesaplara göre  1,5-2,5 trilyon$ olduğu söyleniyor.

Almanya'nın başarılı birleşme hikayesi yanında Gerhard Schroder'in çabalarıyla (1998-2005 dönemi) sermaye, işçi ve hükümet arasında uzlaşma sağlanması, sosyal devlet sorumluluk aşırılıklarının yok edilmesi ve başarılı bir ekonomi için zihinsel altyapının inşa edilme hikayesi var. Bu iki başarı öyküsünü Alman akıl ve sağduyusu oluşturmuştur.

Alman rasyonel yaklaşımını yansıtan bir tavır;  Üniversitelere gidemeyen gençlerin aile şirketlerinde 600 avro maaşla iş bulması ve iş başı eğitimi görmesidir. Devlet gençlerin mesleki alanda ilerlemesine destek veriyor. Alanında iyi ise zaman içinde genç bir işçi ve vergi mükellefi kazanılıyor. Bu yaklaşım Almanya'da gençlerde neden işsizlik oranının düşük olduğunu açıklamaktadır. Alman işçileri kriz olduğunda hemen kovulmuyor. Makineler boş dururken azaltılmış maaş ödeniyor ve iş eğitimine önem veriliyor.Talep oluşmaya başladığında etkin, bilgili bir iş gücü çabukça imalata geçebiliyor ve ihracat istekleri karşılanabiliyor.

Günlük Yaşam Farkı:  Almanlar apartmanlarda ve daha küçük alanlarda oturuyorlar. Araç kullanımı yerine otobüs, metro gibi kamu ulaşım imkanlarını tercih ediyorlar. Almanya'da vergi yükü daha yüksek. Alman daha çok eğitim ve sağlık desteği alıyor. ABD genci ortalama 30bin dolar borç yaparak Üniversite bitirirken Alman üniversitesi ücretsiz. Alman yetişme tarzı gereği borç almayı ve harcamayı  uygun görmüyor. Borçlanmak bir Alman için istenmeyen bir olay. Kişiler kredi kartını dikkatli kullanıyor. Almanya'da bir daire alacaksan, bedelin %30'a yakın ödenmesi gerekiyor ve m2 fiyatı daha pahalı. Alman bankası kredi verirken daha dikkatli.

Bir Amerikalı ise daha çok ve çabuk kredi bulma olanağına sahip. Amerika'da insanlar bağımsız evlerde oturmayı, büyük arabaları seviyor. Girişimcilikde ve riskde  sınırlama yok sayılabilir. Ancak son olaylar yaşam seviyesinin ekonomik, karşılanabilir bir maliyette olması gerektiğini hatırlattı. Borç Amerikalıyı da fazlasıyla zorladı ve mutsuz etti. Bir başka problem ABD'de zengin fakir farkı fazla. Amerikalı tüketim severlerin oluşturduğu bir toplum.

Tasarruf konusuna gelince; tipik Alman para sever ve tasarruf odaklı. Schwabian kadını "Parayı ve kocayı elinde tutan" başarılı Alman kadını. Almanya; Avrupa'da tasarruf oranı (%11) refah düzeyine rağmen yüksek ülkelerden, ABD'de bu oran %5'ler düzeyinde.

ABD ve Almanya Farklı Büyüklükler. Almanya'nın nüfusu 82 milyon, alanı 357bin km2. ABD'nin nüfusu 320 milyon ve 50 milyon kişi kendini Alman kökenli sayıyor. Alanı 9.5milyon km2. ABD nüfus olarak 4 kat, alan olarak 26 kat daha büyük. Ancak Almanya ihracatı ABD ihracatının %80'ine yakındır. ABD 2014 ihracatı 1.6 trilyon$, Almanya ihracatı 1.3 trilyon$. Almanya ihracat fazlası olan bir ülke. Kişi başı gelir ABD'de 47bin$, Almanya'da 44bin$ düzeyinde. ABD ekonomisi 14.4 trilyon dolar üzerinde, Almanya ekonomisi 3.7 trilyon dolar. ABD ekonomisi; nüfusta olduğu gibi, yaklaşık 4 kat daha büyük. Amerikan savunma harcamaları Almanya'dan 14-15 kat daha fazla.

Amerikan ekonomisi büyüklüğüne, Avrupa Birliği (AB) ekonomisi karşılık olabiliyor. ABD, arasıra tartışılsa da, Dünya'nın en büyük siyasi, ekonomik ve askeri gücü.

ABD hazinesi piyasayı canlandırmak için milyarlarca dolar borç alıyor, dolar basıyor ve bunu Dünya'ya dağıtabiliyor ve harcıyabiliyor. Almanya ise piyasada bir durgunluk olması durumunda bekliyor. Bütçe anlayışı daha sıkı. Almanya enflasyonun artmasını çok önemsiyor. Bankalar pek faiz ödemiyor ve kredi alma şartları daha sıkı. Almanya avro basımında oldukça dikkatli. Bu dikkat Avro'yu, Dünya'da dolardan sonra ikinci büyük döviz yaptı.

Sonuç  Ekonomik durgunluk konusuna ABD ve Almanya yaklaşımlarının bazı alanlarda farklı olduğunu görüyoruz. 2015 yılında Almanların Yunanistan, İrlanda, İtalya ve İspanya gibi ülkelerin ekonomik sorunlarına bakarken Almanya'da olan hiper enflasyonları unutmadığını, tasarrufa önem verdiğni,  Güney ülkeleri sorunlarının çözülmesi için "Yapısal reformların yapılmasını istemek; Dengeli bütçe, Parayı tutumlu harcamak, İşte ve emeklilikte daha az ücrete razı olmak, Vergi toplamaya-vergi vermeye önem vermek"  yaklaşımlarını görüyoruz. 

Kaşif bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1745
Kayıt tarihi
: 14.10.12
 
 

Elektronik Y.Mühendisiyim. Teknik alan dışında Tasarruf ve tutumlu yaşam, Kişisel Finans Yönetimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster