Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '14

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
4376
 

ABD ve Rusya 3. Dünya Savaşı’nı çıkarmadan aralarında Avrupa'yı paylaşıyorlar mı

ABD ve Rusya 3. Dünya Savaşı’nı çıkarmadan aralarında  Avrupa'yı paylaşıyorlar mı
 

İnsanların hiçbir dönemde "Üretim" sorunu olmamıştır. Sorun, paylaşımda adaletin olmamasındadır.


Temel kuraldır. Büyüyen ve büyüklüğüne göre beslenemeyenler ölürler. Bu, tarihteki tüm uygarlıklar, devletler, insanlar hatta bitkiler için de böyledir.

Bu konu aslında, M.Ö 10.000’nci yılda başlayarak, M.S. 2014’de bitmelidir. Ancak, halk olarak işin kestirme tarafı! Okumadan bilgi üretmek daha kolayımıza geldiği için biz de konunun özetini, özetiyle birlikte, meraklılarına, araştırmacılarına bir ışık tutuyoruz.

Batı Medeniyeti, (Buna Batı Avrupa’nın sanayileşmesi diyelim) İki temel ayak üzerinde yükselmiştir. Birincisi, Sanayileşmek: ikincisi Demokratikleşmek.

Şimdi çoğunluk sanayileştiğine ve demokratikleştiğine göre, Batının başarı formülü şimdi Onları yiyen bir canavara dönüşmüştür.

Amerika, Rusya, Avrupa Birliği ve Türkiye’nin falına baktığımızda bakalım neler görünmektedir?

Amerika, Bu bölgede Rusları (ileride Çinlileri) dengelemek ve engellemek için Avrupa Birliği’ni istemektedir.

Amerika, Bizim Ruslarla işbirliği yapmamamız, Rusların gölgesinde! Kalmamamız, Kendi başımıza buyruk olmamamız için Avrupa Birliğine girmemizi istemektedir.

Avrupa Birliği (gerçeği) nasıl doğmuştur? (Batı) Avrupa’nın güçlü ülkeleri, İkinci Dünya Savaşı sonunda kendileri için yolun sonu göründüğünü, Amerika ve Rusya arasındaki masa tenisinde “pinpon topu!” (hatta lokma) olduklarını anladılar. Avrupa Birliği’nin arka planındaki ana fikir budur.

Avrupa Birliği ve Türkiye; Avrupa’nın Büyük Devletleri,  Bizim Avrupa Birliği’ne girmemiz halinde, Amerika’nın “Truva Atı” olabileceğimizi, bizi hazmedemeyeceği, yönetemeyeceği gerçeğinden hareketle, kendisine bir sorun olabileceğimizi düşünerek, bir kenar mahallesi! “varoş-ucuz işçi cenneti!” olarak, kontrol edilebilir güçte kalmamızı istemektedir.

Rusya, Amerika (ileride Çin) karşısında güçlü olabilmek için kendi kontrolünde bir Avrupa Birliği’ni ister. Bu (Almanya yok olmadan) olamayacağından, eski günlerdeki gibi Amerikan kankası ile birlikte kendisinden zayıfları sömürerek ayakta kalmaya çalışacaklardır.

Yazılanlarla ifade edilmek istenen;

Avrupa’nın güçlü devletleri, Amerika, Rusya ve Çin’in hükümdar olduğu bir dünyada yaşamayacaklarını görerek aralarındaki yüzlerce yıllık düşmanlıkları bir tarafa bırakarak, Avrupa Birliği’ni kurmak istemişlerdir. Ancak, Kapitalist sistemde sömürecek (kenar mahalleleriniz) zayıf devletler yoksa yaşamanız mümkün değildir.

Amerika, ilk planda hoşlanmadıkları İngiliz ve Fransızların sömürgelerini ellerinden alarak büyümeye başlamış, gelinen noktada bu sömürgelere, Büyüyen devletlerden; Rusya, Çin, Brezilya, Hindistan vb. ortak olmaya başlamaları ile birlikte bu dereler kurumaya başlamıştır.

Şimdi Amerika ve Rusya için ortada paylaşılacak bir Avrupa vardır.

Yukarıda anlatılanları,

Bugünlerde yaşanan Ukrayna ve Kırım olaylarını, kimlerin, kimlere kazık attığına bakarak değerlendirilebilir.

-Çanlar kimin için çalmaktadır?

-İlk Sanayileşen ülkelere mi?

-“Onlar kimlerdir? İngiltere, Fransa, İtalya ve Almanya mı?”

 

www.canmehmet.com

Resim; web ortamından alınmış, altyazısı tarafımızdan düzenlenmiştir.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ulus devletler can çekişiyor. Tek dünya hükümeti kurma hazırlıkları var. Ülkeleri paylaşanlar dev şirket ve bankalar. Onların da arkasında dünyayı yöneten hanedanlar var. ABD ve Rusya'nın başındakiler birer kukla sadece. Globalleşen ve özellikle bir merkez bankasına sahip her ülke bu güçler tarafından yönetiliyor. Hepsi birer çiflik. İnsanlar özgür olduklarını sanırken ayakta uyuyorlar.

Eren Sonar 
 06.04.2014 14:45
Cevap :
Değerli Eren Sonar, konuya ilginize ve yorumunuza teşekkür ediyorum. Bugün geldiğimiz noktada "Ulus Devletler"in, kendilerinden daha zayıf ülkelerin paylaşılması için bir (Fransız sermaye devrimi'nin) kurgusu olduğu daha iyi anlaşılmaktadır. Sonuç, bir uygulamanın en belirgin ölçüsüdür. "Dünyayı yönetenler"e gelirsek, bu bir şehir efsanesidir. (yayına verilen son yazıda detaylandırılmıştır.) Kardeşi ile anlaşamayan insan yavrusunun; kültürü, çıkarları ve beklentileri ile kendisinden çok farklı olanlarla bir "çete!" kurması, insanın gerçeği'ne aykırıdır. "Özgürlük" kavramına gelince; "Sana her ne gelirse senden gelir, sen onu zannetme benden gelir!" ifadesinden çok güzel özetlendiği gibi, insan tercihini, sorumluluklarını üzerine almayarak, onu çoktan gönüllü olarak satmıştır. İspatı; Alışkanlıklarımız, bizim efendilerimizdir. Peki, nedir alışkanlıklarımız? Onu da (alışkanlıklarına göre) okuyanlar bulmalıdır! Sağlıcakla kalınız.  07.04.2014 13:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1085
Toplam yorum
: 2693
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1728
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster