Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '19

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
40
 

ABD'yi Başımıza Nasıl Sardık?

 Amerika'nın, önce "müttefiki"; sonra "stratejik ortağı" ve sonra da, nasıl oldu da "stratejik hedefi" olduk?

Türkiye, "ne yaptı"; ya da "ne yapmadı"

Bunun nedeni, Amerika, Irak ve Türkiye'yi ilgilendiren ve TBMM tarafından reddedilen "1 Mart 2003 Tezkeresi"dir...

Nedir bu "tezkere"?

Bu, Irak krizi konusunda AKP Hükümeti tarafından TBMM'ye sunulan ve Genel Kurulda reddedilen ve tam adı, "Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için Hükümet'e yetki verilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi" olan tezkeredir.

*

Türkiye, ABD'yi Yarı Yolda mı Bıraktı?

-- ABD, 11 Eylül 2001'de New York'taki İkiz Kulelere yapılan saldırıyı bahane ederek Ortadoğu ve gizliden de İslam dünyasına saldırıya geçmişti. Önce Afganistan'ı işgal etti ve sonra da Irak'a yöneldi.

Irak'a kuzeyden yapacağı harekat için, Türkiye'den, "topraklarını ve hava sahasını kullanabilmesini" talep etti.

Bu konu, TBMM'ne getirildi. 1 Mart 2003'te yapılan gizli oylamada, 250 ret, 264 kabul, 19 çekimser oy kullanıldı. Ancak, Anayasa'nın 267 salt çoğunluğa ulaşılamadığından tekere kabul edilmemiş sayıldı.

Yani, ABD'nin ağzıyla, Türkiye, "ABD'yi yarı yolda bırakmıştı"... Bu sırada, ABD savaş gemileri İskenderun limanında bekliyordu(1).

Tezkere'nin reddi ile ABD büyük hayal kırıklığına uğramıştı. Bu sonuç, Başkan Bush ve ekibi için başarısızlık sayıldı.

ABD Başkanı George Bush, yıllar sonra yazdığı Decision Points(x) adlı kitabında, "Dönemim Başbakanı Abdullah Gül kabinesi talebimizi onaylamıştı. Tezkere, az farkla kabul edilmeyince hayal kırıklığı ve hüsrana uğramıştım. Şimdiye kadar yaptığımız en önemli taleplerimizden birinde, NATO Müttefikimiz Türkiye, Amerika'yı yarı yolda bırakmıştı"(2) diye yazmıştır.

*

Tezkere'nin Reddi Türkiye'de de Uzun Süre Tartışıldı...

Tezkere'nin reddedilmesi "savaş karşıtlarını memnun ederken";bir kesim ise, "Türkiye'nin tarihi bir fırsat kaçırdığını" savundular.

O dönemde, siyasi yasağı olduğu için Başbakanlık koltuğuna oturamayan AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, "Tezkere'nin  reddedilmesinden 13 yıl sonra (2012) gazetecilerin konu ile ilgili olarak sorduğu soruya, şu açıklamayı yapmıştır(3):

"Ben 1 Mart Tezkeresi'ni yanındaydım. Karşı olanlar bunu söylemediler. O zaman Bush benden bir ricada bulundu. Ama maalesef kendi arkadaşlarımızın yanlışı baş başa kaldık. Eğer tezkere geçseydi; bu Türkiye'yi masaya getirecekti. Ufku görmek çok önemli. Şimdi, Suriye'de bu iş ancak bu kadar gider. Türkiye olarak hassasiyetlerimizi korumak zorundayız".

*

Türkiye'nin, o dönemde, Tezkere'nin Meclis'ten geçmesi ya da reddi durumunda, izleyeceği yolu, askeri ve siyasi olarak alacağı tedbirleri, ayrıntıları ile önceden planlamış olup olmadığı konusunda fazla bilgim yok. Belki yapmıştır; ama Tezkere'nin reddedilmesinin Türkiye'ye yüklediği fatura çok ağır olmuştur...

-- ABD yetkilileri ile görüşülen 1 Mart Tezkeresi müzakerelerinde Türk Heyeti'ne Başkanlık eden eski MHP Milletvekili Deniz Bölükbaşı bu konuda şöyle diyordu(4):

"Tezkere geçmiş olsaydı, PKK, Kandil dışındaki kamp yerleri, eğitim alanları, cephanelikleri, Türkiye'ye geçiş yerleri, eğitim alanları, toplanma bölgelerinin tümü Türk askerinin kontrolü altına girecekti. PKK, bir daha altından kalkamayacağı bir darbe yemiş olacaktı...Barzani, "bağımsız devlet" olmak yolunda mesafe kat edemeyecekti." Bağımsız Kürdistan" hayal olarak kalacaktı, Türkmenlerin ikinci sınıf Irak vatandaşı konumunda kalması mümkün olmayacaktı.

Tezkere'nin reddi ile, bunların hiçbiri olmadı...Irak, özellikle de Kuzey Irak, siyasi ve sosyal bakımından karma karışık oldu. Bu karışıklıktan en fazla canı yananlar da Türkmenler oldu. Başlarına gelmeyen kalmadı. Öldürüldüler, yaralandılar, tapudaki kayıtları, nüfus idarelerindeki kayıtları silindi. Türkmenler, bırakın ikinci sınıf Irak vatandaşı olmayı;  vatandaşlık konumları tamamen zedelendi.

*

1 Mart Tezkeresi'nin reddinden 20 gün sonra, "ABD askerlerinin hava yolu ile Irak'a intikali için İncirlik Üssü'nün kullanılmasına izin veren tezkerenin kolaylıkla geçmesi ABD'nin gazını biraz almıştır" diye düşünülebilir; ama öfkesini dindirememiştir.

*

ABD Askerleri, Bizim Askerlerimizin Başına Çuval Geçirdiler...

ABD, ilk öfkesini,1 Mart Tezkeresi'nin TBMM tarafından reddi üzerinden daha iki ay geçmeden, 22 Nisan 2003'te bölgedeki Türkmenlere ilaç ve gıda yardımı götüren Türk Timi'ni, "silah taşıyorlar iddiası" ile ABD askerleri tarafından durdurulmasıyla kustu. Türk tarafından tepki alınca, ABD askerleri, bir de, "dalga geçer" gibi; "onları misafir ettik" demişlerdi.

Bu olaydan, iki buçuk ay sonra da(4 Temmuz 2003) ABD, Türkiye'ye ikinci öfkesini, kustu.

-- Süleymaniye'de (Kuzey  Irak) Dışişleri İrtibat Bürosu'na baskın yapan ABD askerleri, burada görevli 11 askerimizi tutuklamışlar, turuncu kıyafet giydirmişler ve başlarına da çuval geçirerek bir kamyon arkasına bindirerek götürmüşlerdir(5).

"Küçük düşürücü" bu olay, "yenilir-yutulur" cinsinden bir olay değildi. O sırada, bu olaya resmi olarak gerekli tepkinin verilmediğini düşünüyorum. Ancak, "tekrarında, gerekli karşılık verilsin" şeklinde talimatlar verildiğini okudum. 

*

........................... Sonra Neler Oldu?

ABD'nin öfkesi durmadı...

-- "Tezkere'nin  reddini CHP oylarıyla gerçekleştiren Deniz Baykal'dan "ayıplı"(cd) bir kasetle intikam alındı...Ağırlıklarını koyamayan generallere, Ergenekon benzeri davalarla hesap soruldu...

Ve aradan geçen yıllar sonunda Arap Baharı'nın, Türkiye'yi de içine alan bir komplo olduğu anlaşıldı. Bu "Bahar" ne Mısır'da, ne Libya'da ne de Suriye'de mecal bıraktı...

Türkiye ise, Gezi kalkışmalarını, 15 Temmuz darbe girişimleri falan atlattı(6).

*

S O N U Ç...

ABD'nin öfkesi hala devam ediyor...

 

cdenizkent

 

  • --------------------- :
  • (1) Stratejik Ortak, "14. Yılında 1 Mart Tezkeresini Anlamak", 1 Mart 2017
  • (x) Decision Points: Ben, bunu "Karar Noktaları" olarak dilimize çevirdim; ama "Hüküm Noktaları" da olabilir.
  • (2) HABERTÜRK.com>> "1 Mart Tezkeresi Açıklandı mı?", 12 Şubat 2013
  • (3) Stratejik Ortak, A. g. y.
  • (4) Hürriyet.com.tr >> "Hala 1 Mart Tezkeresi'nin Bedelini Ödüyoruz", 9 Ekim 2017
  • (5) HABERLER.COM.>> 4 Temmuz 2019
  • (6) Sabah Gazetesi, Mehmet Barlas, "Dostluk ya da ittifak gibi kavramlara yeni dünyada yer yok", 2 Temmuz 2019
yDuysal, ali açıköz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ABD'nin öfkesi hala devam ediyor...

Kerim Korkut 
 24.09.2019 7:26
Cevap :
Merhaba Kerim Bet...Yalnızca ABD değil ki, bir ikisi dışında bütün Avrupa Türkiye'ye öfkeli...Hele Almanya, yeni İstanbul hava alanı yapıldığında Almanya hop oturup hop kalktı. Çünkü, yeni havaalanımız, Almanya'nın ilk sırada olan uluslararası havaalanını geride bıraktı...ABD ve Avrupa, ellerinden gelse, Türkleri Orta Asya'ya geri gönderecekler. Bu öfke, Birinci Dünya Savaşı'ndan bu yana eksilmeden; hatta artarak devam ediyor...Ama ne yazık ki, ABD'nin kuyruğuna takılmış, bazı "Mandacı" kalıntıları siyasiler onlarla birlikte takılıyorlar...Teşekkürler ve selamlar.  25.09.2019 7:44
 

Değerli cdenizkent, bölgesinde (veya bir düzen içerisinde) iddia sahibi olan ülkeler; tam bağımsız ülkelerdir. Bağımsız ülkeler ise, kendilerine yetecek; sivil-askeri yüksek teknolojiyi üreten ve ürettiklerini yatırıma dönüştürecek milli sermayeye sahip olanlardır. Bu manada Osmanlı İmparatorluğu Kırım Savaşı’na kadar (mevcut şartlar içerisinde) durumunu/bağımsızlığını korumuş, ancak, Savaş hazırlıkları, biraz da İngilizlerin (bugünkü ABD) oyunu ile ilk kez (dışarıya) borçlandırılmıştır. Osmanlıyı yıkan da bu borçtur. "Mart Tezkeresi" şartlarında ülkemiz, bağımsızlık şartlarının hiçbirine sahip değildir. ABD, “Mart tezkeresi”nin geçip/geçmeyeceği ihtimaline göre tedbirini önceden almış ve iki sonuca göre de kazanmıştır. Diplomasi/siyaset bu işe yarar. Soru 1: Dışişlerinde çalışanlarımız hangi (yabancı) okullardan mezundur? 2) Dışarıya bilgi/sermaye ihtiyacı olan bir ülke alacaklısına (ABD'ye) nasıl ve ne zaman "hayır" der? 3) ABD bu sonucu istemiş olabilir mi? Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 13.07.2019 12:32
Cevap :
Merhaba Canmehmet Bey..1 Mart Tezkeresi sırasında ülkemizin tan bağımsız bir durumundan söz edilemez. Ama 10*15 yıl öncesinden çok farklı bir durumdadır.Türkiye, askerlerimiz,arabasına benzin koyarken üzerinde "US" damgası bulunan huniyi kullanmıyor. PKK ile savaşını kendi harp,silah, araç ve gereçlerini kendi üretiyor. Hatta bazıların ihraç bile ediyor. Yani, en azından bu konuda, bağımlılığını giderek azaltıyor. Dış politikamız, önceleri gibi durağan değildir. Türkiye, "dinleyen" konumundan "dinlenen" bir konuma geçmiştir. Örneğin, S-400füzelerini "alamazsınız, aldırmazlar" diyenlerin şaşkın bakışları ve moraran yüzleri karşısın ülkemize gelmeye başlamıştır...İçinde bulunduğumuz sıkışık ekonomimiz de düzelir. Türkiye buna benzer çok durumlar atlatmıştı; bunu da atlatır. IMF'nin kapısında, birkaç milyon dolar için esas duruşta beklediğimiz günleri atlattığımız gibi bunu da atlatırız. Yeter ki,"ABD ve FETÖ kapatması" siyasilerimiz ve aydınlarımız, ülkesinin yanında olsun. Teşekkürler.  13.07.2019 23:23
 

Merhaba deniz bey,ABD gibi küresel patronlarin öfkesine hedef olmamak lazım..1 Mart tezkeresinin reddinin Amerikayi güven bunalımına soktuğu da doğrudur... Ancak Amerikanın müttefik olarak güvenilirliği de malum!!..Tezkerenin reddi göreceli bedellere mal olsa da Türkiyenin Arap dünyasindaki itibarını ve güvenini artırdı..En azından halklar nezdinde... Hal ne olursa olsun bölgede İsrailin emellerine teşne olan Amerika ile hesaplaşmamız kaçınılmaz.. S-400 alımının da bu kaçınılmaz sonla yakın ilgisi var! İnşaallah sonunda hayır olsun! Selamlarımla...

ali açıköz 
 12.07.2019 18:47
Cevap :
Merhaba Ali Bey...Evet, ABD'nin önce Afganistan'ı işgal etmesi, sonra da Irak'a yönelmesinin başlangıçtaki amacı, İslam'a yönelikti. Bunun nedeni de New York'taki ikiz kulelere saldırılmasıydı. Yani, İslam dünyasından intikam alınmasıydı.1 Mart tezkeresinin kabul edilmesi, belki de,sanki bu amaca hizmet edilecek gibi algılandığında reddedilmiştir. Ama, bana göre tek neden, "yurtta barış, dünyada barış" ilkesinin içine kapanıp, "bataklık" tabir edilen bölgeye girmemekti. Ama, şimdi, bataklık denen bu bölgeyi Türkiye kurutmaya çalışıyor. 15 sene önce yapmamız gereken şimdi yapılıyor. Ama bu 15 yıl içinde verdiğimiz şehitlerin, dökülen kanların vebalini acaba kimler yüklenecek?...Evet, ABD'ye rağmen, S-400 füzelerinin alımının gerçekleşmesi, İsrail'i sarsmıştır. Şu anda Akdeniz'de yaşananlarda da, kazanan Türkiye olacaktır. Teşekkürler ve selamlar.   13.07.2019 23:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 911
Toplam yorum
: 2411
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1316
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster