Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '11

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
378
 

Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı

Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı
 

Kızıl Sultan'a farklı açıdan bir bakış


Sultan II.Abdülmamid, Osmanlı İmparatorluğunu 19.yy ikinci yarısında 33 yıl yönetmiş bir hükümdardır. Bir kesim kendisine Kızıl Sultan lakabını takmıştır. Verdiği kararlar günümüzde hala tartışma konusudur. Osmanlı ve belki de dünya tarihinin akışını değiştirecek hamleler yapmıştır.

1876 yılında padişah olmasından birkaç ay sonra, Mithat Paşa'ya verdiği taahhüdü yerine getirmek adına ilk anayasamız olan Kanun-ı Esasi'yi kabul etmiştir. Anayasa, padişahın ülkeyi meclis üyeleri ile birlikte yöneteceklerini ve yargı bağımsızlığını teminat altına almasına rağmen Abdülhamid, daha meclis ilk toplantısını yapmadan Kanun-ı Esasi'nin 113.maddesinin verdiği yetkiye dayanarak Mithat Paşa'yı sürgüne göndermiştir.

İtalyanların Libya istilasını durdurmak için Kufra’daki Sünisilere bağlılık yemini ettirmiş, yardımda bulunmuş ve Sünisiler İtalyanların ilerlemesini durdurmuştur. Olası bir Bulgar-Yunan yakınlaşmasını engellemek için, Patrikhanenin hemen yakınına Bulgar Kilisesini diktirmiştir.

Fernidan Anoden adlı Fransız mimarın 1900 tarihinde bir, Boğaziçi Kumpanyası'nın iki Boğaz köprüsü projesi, gerçekleştirilememiş olmasına rağmen padişahın ileri görüşlülüğüne örnektir. Yemen demiryolu projesi çalışmaları, İtalyan kuvvetlerinin Yemen'deki Cibana limanını topa tutması üzerine durdurulmuştur. Büyük sıkıntılara rağmen büyük ölçüde gerçekleştirilen projelerden biri de Hicaz demiryoludur.

Türkiye'nin ilk maden mühendisi İbrahim Edhem Paşa, gazetecilikten yetişme Küçük Said Paşa, hayatı boyunca biriktirdiği kitaplar Arkeoloji Müzesi'ne bağışlayan Ahmet Cevad Paşa ve Çerkes asıllı düşünür Tunuslu Hayreddin Paşa gibi entellektüel kapasiteleri yüksek Sadrazamlarla çalışmıştır.

27 Haziran 1900 tarihinde Posta Telgraf Teşkilatıında ilk defa bir "havale kalemi" devreye sokulmuş, 30 Mayıs 1901'de Şehir Postaları kurulmuştur. Amaç posta ve telgraf işlerini ecnebilerin elinden kurtarmaktır ve bunda da büyük ölçüde başarı sağlanmıştır. Telefon, Avrupa'da kullanılmaya başlandığı tarihten (1876) sadece 5 yıl sonra İstanbul'a getirilmiş, telgraf hatlarının döşenmesine hız verilmiştir.

16-60 yaş arası erkek nüfus ile her hanenin sahip olduğu yük ve araba hayvanları yılda 4 gün yol inşaatında çalışmasına karar verilmiş ve 1879 yılından sonra halkın katılımı ile birlikte 5 bin km karayolu yapılmıştır.  

1898 yılında II.Abdülhamid’in talimatı ve Milli Eğitim Bakanlığının girişimiyle ilk kız sanat okulu açılmıştır. Cami yaptırdığı her köye bir de mekteb-i iptidai (ilkokul) yaptırmıştır. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin temelini teşkil eden Mekteb-i Hukuk, Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi, Yüksek Mühendis Mektebi, Sanayi-i Nefise Mektebi, Hamidiye Ticaret Mektebi ve Polis-Madencilik-Bağcılık ve Aşçılık vs. birçok yüksek okul açtırmıştır. Cumhuriyet'in kuran jenerasyonun, II.Abdülhamid’in kurduğu okullarda yetiştiğini unutmamak gerekir.

Çanakkale Savaşı’nda kullanılan Krupp toplarının bir kısmı onun döneminde satın alınmıştır. 19.yy’ın ikinci yarısında ilk defa denizaltılar ortaya çıkmıştır. II.Abdülhamid, dünyada ilk modern denizaltılar ortaya çıkar çıkmaz 11 sterlin ödeyerek iki denizaltı satınalmıştır. İlk Türk denizaltısı Taşkızak tersanesinde tamamlandığında tarihler 6 Eylül 1886’yı gösteriyordu. İlk denizaltımıza Abdülhamid ismi verilmiştir.

Bütün bunlar ve daha sayamadığımız birçok reform şüpheye yer bırakmayacak şekilde II.Abdülhamid tarafından gerçekleştirilmiştir. Doğal olarak bugün yanlış yaptığı düşünülen kararları da vardır. Ama dünya coğrafyasının hızla değiştiği bir dönemde 33 yıl boyunca iç ve dış düşmanlara karşı ayakta kalabilmeyi başarmıştır. Benim kişisel kanaatim; ülkesini ve ülkesinin çıkarlarını koruma, daha ileriye götürme anlamında olabildiğince başarılı olduğu şeklindedir.

Karakterinin ve tercihlerinin, sıcak kanlı Türk askerinin gönlünü fethetmeye yetmediği gerçektir. En büyük başarısızlığı da aslında budur. Bir darbe sonucunda padişahlığı elinden alınmış ve Selanik’e sürgüne gönderilmiştir.

Mustafa Armağan basit, herkesin okuyup anlayabileceği ama çok da taraflı bir kitap ortaya çıkarmış. Bir nevi II.Abdülhamid'i savunmuş kitabında. II.Abdülhamid hakkındaki eleştirileri bizzat cevaplama ihtiyacı duymuş. Biraz objektif olabilse benden çok yüksek bir not alabilirdi.

Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı, Ufuk Kitap, 2.baskı, 2006

Not: Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı -1- demek daha doğru olur çünkü 2.kitabı da piyasaya çıktı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı keyifle okudum,teşekkürler...

Beymihdar 
 18.10.2011 16:05
Cevap :
İlginize teşekkürler. Saygılarımla.  18.10.2011 17:22
 

Güzel bir çalışma olmuş, elinize sağlık. Askerin gönlünü feth etme konusuna gelince bunun en büyük nedeninin Padişah'ın yaptığı değişime ayak uyduramamak olduğu düşüncesindeyim.Kontrolün padişaha bırakılmak istenmemesinin bu atmosferin doğmasında etkisi olduğu kanaatindeyim. Diğer taraftan içindeki coşkuyu asker dahil halka yayabilseydi çöküşü daha da geçiktirmesi de söz konusu olabilirdi sanırım. Osmanlının en zor döneminde verdiği stratejik ve siyasi kararlarla çöküşü geciktiren zeki bir padişah olduğuna inanıyorum.

emine1969 
 18.10.2011 9:22
Cevap :
Osmanlı'nın çöküşünü geciktirdiği konusunda hemfikirim. Bir yandan milliyetçilik akımları ve onları kışkırtan Emperyalist ülkeler, kuzeyden-güneyden-batıdan topraklarınıza fiili olarak saldıranlar/niyetinde olanlar bir yandan iç çekişmeler, iktidar mücadelesi ... Çok zor bir dönemdi ülkemiz adına. Aynı zamanda Türk entellektüeli de ne yapacağını tam olarak bilemiyordu. Türk kelimesinin Osmanlı'da olumsuz anlamda kullanıldığını bilirsiniz. Ama o kargaşa içinde kendilerine artık "Osmanlı" diyemeyenlerin tek çıkış kapısı olmuştur. Türkçülük/Turan akımının başlaması nasıl bir ironidir ? Demokrasiyi ancak Fransa, İngiltere, Almanya'ya gittiklerinde görmüş entellektüellerimiz, bu sistemi bir anda ülkemizde uygulayabileceklerini sanarak yanıldılar. Bugün hala aynı sıkıntıyı yaşamıyor muyuz ? II.Abdülhamid'in 33 yıl iktidarda kalabilmesi en azından belli bir istikrar sağlamıştır. Bu bile tek başına ciddi bir kazanımdır. Katkınız için teşekkürler. Saygılarımla.  18.10.2011 11:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 99
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 2474
Kayıt tarihi
: 28.12.08
 
 

1992 yılından beri yurtdışında yaşıyorum. Moskova Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü mezunuyum. Mosk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster