Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
551
 

Abdullah Gül'ün yakınmaları

Abdullah Gül'ün yakınmaları
 

"Bir genç kızın en mutlu olacağı günü bile bu şekilde zehir etmeyi kendilerine görev arzetmişler" dedi.


Türkiye Cumhuriyeti’nin bakanlarından birine ait bu sözler... Ve devam ediyor aynı Sayın Bakan sözlerine:

"Buradaki hoşgörüsüzlüğü gösteriyorlar sadece. Yaptıkları şey bu. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir manzara yoktur. Koca koca insanlar bunu yapıyorlar. Ben onlar adına üzüldüm. Üstelik üniversitenin açık bir anfisinde, dışarıda yapılmış bir şey. Bir genç kızın en mutlu olacağı günü bile bu şekilde zehir etmeyi kendilerine görev arzetmişler. Hoşgörüsüzlükten başka birşey değil".

Son tümceden başlarsak değerlendirmeye; ‘Hoşgörü’, bir yasa uygulama şekli midir diye soru sorma hakkı doğar bana. Üniversitenin açık bir anfisinde bu törenin yapılmasını, eleştirisine dayanak gösterebiliyor Bakan Gül.

Ülkemizi yöneten Cumhuriyet Hükümetinin bir bakanı, ülkesinin bir başka ‘yasal’ kurumunun, kuralları işletmesine kızıyor ve bu sözlerle de eleştiriyor.

Yurttaşlara işletildiğine ses yok, kendi aile bireylerinden birisine işletilirse böylesi bir tepki...

Aynı politikacı ve partisi meydanlarda; “Türban yasağını kaldıracağım” diyerek oy isteyip iktidar oldu. Aynı malzemeyi iktidarları süresince kullandılar, şimdi kızı söz konusu olduğunda ‘yüksek dozda’ eleştiriyorlar. Sadece kendi kızları söz konusu olunca.

YÖK bu ülkenin bir gerçeği. Sevmeyebilirsiniz. Ama o kuruma verilmiş yasal görev ve yetkilerin kullanımını da eleştiremezsiniz. Eğer beğenmiyorsanız, değiştirecek ‘güç’ de sizsiniz. Ancak, o yönde bir çaba da sarfetmiyorsunuz ki; size ‘sarf malzemesi’ kalsın.

Kızınız, diplomasını tüm mağdurların! da gördüğü biçimde türbanıyla aldı.

Yani ona bir bakan kızı olarak ayrıcalık tanındı. Hala buna rağmen

haklılığınızı anlatmaya çalışmaktasınız, hepimizin gözünün içine baka baka!

Sizin dışınızdaki ailelerin o anki mutluluğu yaşayamadıklarını bile bile!


Türban konusunu bir mağduriyet olarak görmekteyseniz, samimiyetle hareket edip tüm mağdurların sorununu çözünüz. Bir tek kızınızın değil!

Dünyanın hiçbir yerinde, o ülkeyi yönetenler; yasaları uygulayan kamu görevlilerini eleştirmezler, halka şikayet etmezler.

Hele o sayın zat, bir de Cumhurbaşkanlığı makamına kendini layık görüyorsa!

Fotoğraf: Hürriyet

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nezaketiniz için teşekkür ederim. Sayı ve sevgilerimle... İBRAHİM PEKBAY

İBRAHİM PEKBAY 
 25.06.2007 1:33
 

İzninizle tekrar edeyim ve bir daha açıklamaya çalışayım. Benim itirazım "Genelev Kadını" ile aynı cümle içinde sözünü edilmesi. Bu ifade çok yakışık almadı. Bunu belirtmek istedim ve bu kounda da ısrarım var. Bu ısrarım "Bakan kızı" veya benim "dostluğumdan" kaynaklandığını da sanmayın. Çünkü başbakan olduğu günden bu yana henüz daha görüşmedik. Benim Abdullah GÜL , partisi ve düşünceleri konusundaki yazdıklarım ortadadır. Dolayısıyla her kim olursa olsun, Üniversite bitirmiş genç bir kız ile "Genelev çalışanı"nı böyle bir konuda aynı cümle içinde ifade etmek çok doğru değil diye geliyor bana. Bilmem haksızlığım nerede? Ayrıca sizin yazınıza da katıldığımı bilirteyim, çünkü aynı konuda benzer düşünceleri ben de yazdım... Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY

İBRAHİM PEKBAY 
 23.06.2007 19:24
Cevap :
Sayın Pekbay; sizin haksızlığınızı kesinlikle ifade etmedim. Sadece bir anlama yanlışımız olabilir mi düşüncesinden hareket ettim. Bizim erkeklerimizin (genel olarak) 'o kapıya' gitmemiş olmaları, hele taşra insanı için mümkün değildir. Ben de vaktinde ' o kapı' dan girip çeşitli aralıklarla üniversite mezunu iki kadınla karşılaştım. Rölatif düşünce ve dünya edebiyatı hakkında epey bilgi edinmiştim. Sizi kesinlikle reddetmiyorum, haklısınızdır. Ne olursa olsun bir dostun yakınına bu şekilde yaklaşım rahatsız edebilir sizi ya da bir başka dostu. İncitmekte değil birbirimizi asıl amaç...Yorumu yazanın düşüncesine kişisel yorumumu eklemiştim. Sizi üzmemesi dileklerimle selam ve saygılarımı yinelerim.  24.06.2007 8:04
 

Hüseyin bey:Galiba derdimi anlatamadım.Bu ek 17. madde, başörtülü kızların,üniversiteye girebilmeleri için hazırlandı. Örtülü kızlar uzun yıllar bu yasa maddesi sayesinde okudular. Yürürlükteki yasalarda bir engel olsaydı nasıl okurlardı? Şu anda da bu madde ve aynı yasalar yürülüktedir. Anlatmak istediğim bu. CHP bu maddenin iptali için A.Mahkemesine başvurmuş,mahkeme; bu yasayı iptal etmemiştir.Ama bir gerekçe yazmıştır. Yasakçılar ona ve bir de, padişah gibi yayınladıkları özel fermanlarına dayanmaktadırlar. Durumu iyi tesbit edelim diye tekrar yazmak zorunda kaldım. Şu anda yürürlükte, üniversitelere başörtüsüyle girmeyi yasaklayan bir kanun maddesi yoktur. Selamlar.

Hüseyin Atacan 
 23.06.2007 18:09
 

Abdullah GÜL, hem hemşerim, hem de "Başbakan" olana kadar çok yakın dostum idi. Kızı, bir insan olarak "Mükemmel" birisidir, çünkü tanıyorum. Sayın Haluk SEVKAL'ın bir bağımsız milletvekili adayından söz ederek aynı kefeye koymasını doğrusu anlamadım ve bu manada da kınadım. Açıklarsa sevinirim. Yanlış yorumladıysam ona göre de özür dileme imkanım olsun... Ama, kızın mezuniyetini kendileri "zehir" ettiler. Bu konudaki yazım, onayda bekliyor. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY

İBRAHİM PEKBAY 
 23.06.2007 11:35
Cevap :
Sayın Pekbay, blog yazımda bir samimiyetsizliğe, bir ayrıcalığa hatta takiyye için vurgu yaptım. Haluk Sevkal'ın yorumunda Sayın Bakanın kızıyla, sözünü ettiğiniz bağımsız milletvekili adayını aynı kefeye koyduğu anlamını ben yakalamadım açıkçası. Aday hanımefendi ile ilgili bir blog ayrıca yazıp görüşlerimi belirtmiştim... Sizin Gül ailesi ile dostluğunuzu anlayabiliyorum. Zaten son 'yargınız' durumu özetlemiş... Yoksa, hiçbir yurtaşımızın özeline saldırmak gibi bir görüşü benimsemem olası değil. Bakan da olsa, sıradan bir yurttaşımız da olsa...Teşekkürlerimle.  23.06.2007 15:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 355
Toplam yorum
: 1015
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 1088
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

1960 Ankara doğumlu bir Çankırılıyım. İşimin burada olması nedeniyle, Antalya'da yaşamaktayım. Ti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster