Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '07

 
Kategori
Arkeoloji
Okunma Sayısı
435
 

Abi altın buldunuz mu? (1)

Abi altın buldunuz mu? (1)
 

Arkeoloji öğrencisi olmak zordur bu ülkede, nedeni eğitim şartları yada derslerin zorluğu gibi bir etken değildir. Gerçi bunlarda sorundur ama artık ben alıştım galiba (üç senede). Peki neden zordur ? Az sonra anlatacaklarım her arkeoloji öğrencisinin mutlaka başından bir kere geçmiştir. Sizde her normal öğrenci gibi bakkala gidersiniz herhalde ama arkeoloji öğrencisiyseniz olaylar “bir ekmek alabilir miyim? ..... sağolun” gibi kolay gelişmez. Bakkala girip bir şey istediğinizde; "Ooo abi nerdesin ya bir aydır ortalarda gözükmüyorsun!" gibi bir cümleyle karşı karşıya kalma ihtimaliniz çok yüksektir. Çünkü yazın kazıya gitmişsinizdir ve bir ay kadar ortalarda yoksunuzdur. "Bizim bölümü biliyorsun Necati Abi yazın kazıya gidiyoruz. Ben de Urfa’ daydım bu sene" diyerek hayatınızın en büyük hatalarından birini yaparsınız. Çünkü ardından gelecek sorular silsilesinden haberiniz yoktur (tabi önceden tecrübeniz yoksa) “Bu sene ne çıkardınız” diye devam eder bakkal Necati, şimdi sevgili bakkala "Mimari olarak bu sene geçen seneden farklı olarak çok güzel hücre planlı bir yapı ve gril temel bulduk ayrıca obsidiyenden ve çakmak taşından aletler çıkardık." desem, neredeyse bu cümle içindeki her kelimeyi teker teker açıklamam gerekecek. Gerçi ben bildiğim şeyleri insanlara anlatmayı çok severim ama bunu bakkal gibi bir ortamda ve ayak üstü anlatmak sinirimi bozuyor, ayrıca bakkaldan ekmeğinizi alıp bir an evvel kahvaltınızı etmek istiyorsanız kestirme cevaplar vermek zorundasınız. Ben de öyle yaptım “kemik çıkardık, taştan aletler çıkardık böyle şeyler işte hadi hayırlı işler Necati Abi” diyerek olay mahalinden tam ayrılmak için hazırlanırken Sevgili Bakkalda peşpeşe soracağı soruları hazırlamıştır. ”Altın çıktı mı peki?” diyerek sizi canevinizden vurmuştur bakkal.

Zamanında aynı bakkala okuduğunuz anabilim dalının incelediği dönemlerde altının olmadığını defalarca anlatmanıza rağmen yine sormuştur o soruyu. Yine de kısaca bir kez daha anlattıktan sonra tam kaçacağınızı düşünürken bir kroşe daha patlatmıştır size “dinozor kemiği de çıktı mı?”. Çok basit bir şekilde hayır dersiniz ve insanlarla dinozorların hiçbir zaman beraber yaşamadığını söylersiniz. Bakkal ağlamaklı gözlerle size bakmaktadır çünkü küçüklüğünden bu yana kendini kandırılmış hissetmektedir. “pe...peki neden o çizgi filmlerde insanlarla dinozorlar aynı yerdeydi” diye sorar. Bilmediğinizi söyler ve bakkalı hayal kırıklığıyla yalnız bırakıp kaçarsınız oradan. En son kazıya giderken saçlarınızı kestirmişsinizdir ve saçlarınızın bayağı uzadığını hissetmişinizdir. Bir ara Urfa’da bu işi yapmayı düşünmüşsünüzdür ama berberin isminin Baytar olmasından mıdır nedir vazgeçmişinizdir birden. Ama artık saçlarınızı kestirmenin vakti gelmiştir. Her zaman gittiğiniz berberinize gidersiniz. Berberde bakkal gibi sizi uzun zamandır görmemiştir, halinizi hatırınızı sorar. O da kazıya gittiğinizi öğrendikten sonra ağzının suları akarak sorularını sormaya başlar. “Ya, bu çıkardıklarınızın değeri nedir yani satmaya kalksanız falan ?”. Öyle parasal değeri olmadığını fakat geçmişi öğrenmemiz için çok önemli bilgiler verdiğini söylersiniz. Şöyle bir burun kıvırır. Böyle demekle ne kadar anlamsız konuştuğunuzu düşünmüştür belkide.

Asıl soru yine en sona kalmıştır. “Ya peki altın çıktı mı ?”... Tabi ki hayır bizim kazdığımız dönemdeki insanlar altını değil madeni bilmiyordu. Berber öyle ifadesiz bakar ki içinden geçenleri anlarsınız. Aslında bu ifadesizlik onların suçu değil, bu anlattıklarımda onları küçümsemek için yada bilgisizlikleriyle dalga geçmek falan da değil. Söylemeye çalıştığım bu insanlara eğitimleri boyunca neden hiçbir bilgi verilmemiş yada öylesine geçiştirilivermiş?. Yanlış anlamayın, anlattığım iki şahısta lise mezunu. Bunun nedeni neydi peki, Türk insanından kaynaklanan bir şey mi yoksa ? Belki de kısmen evet, seneler boyunca, ilkokuldan, lisenin sonuna kadar verilen eğitimde Anadolu'daki tarihi sadece Osmanlı ile kısıtlayıp, yakın ve uzak tarihi şöyle bir geçiştirilmesini isteyenler yine bizim insanımız değil mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Arkeoloji bölümünde okurken bende çok karşılaşmıştım bu gibi durumlarla, bunun gibi bir çok sorunun diğer bölümlerde okuyan arkadaşlara da geldiğini ögrenince rahatlamıştım bi nebze, ama en can sıkıcı soru her karşılaştıgınız insanın nerde iş bulacaksın? sorusu, okuma hevesini orda bıraktırır insana. Bizim tarihimiz Türk devletleriyle başlar gelişme Osmanlı tarihi sonuç kurtuluş savaşıdır. Öncesine pek önem verilmediğinden okullarda, insanlar da önem vermiyor galiba.

Anita 
 28.08.2007 15:59
Cevap :
Yorumun için Teşekkürler...yazdıkların sorunların başında, fakat akademisyenler neden insanlara önem vermiyor...sokaktaki insana kim ulaşıyor. devlet ulaşamıyorsa biz ulaşalım. ben İstanbul Üniversitesi, Prehistorya mezunuyum. bizim bölümden hiçbir kazının neden yayını çıkmıyor. hiç düşündünmü. birazda bizde, arkeologlarda arıyalım sorunu. insanlara anlatalım. neler oluyor Türkiye topraklarında, neler olmuş, 3000 den fazla tescilli yerleşim var bu topraklarda kimin umurunda, Maalesef bizlere sadece kazı yapmanın arkeoloji olduğu anlatıldı. Kuramsal yön o kadar zayıf ki, bizde anlatacak bişi bulamıyoruz. birazda bunları düşünmek lazım.  28.08.2007 22:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2426
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

1981 yılında İstanbul ilinin, Fatih ilçesinde doğdu. İlköğrenimini ve Orta 1. sınıfı Fatih'te okudu...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster