Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
201
 

Abla? Abi?

Fenerbahçe Stadı yanındaki Kurbağalıdere'de zamanında timsah yaşadığını kaç kişi bilir? Ben bilmezdim. Zamanında derken İsa Peygamberden öncesini kast ediyoruz. Kadıköy'ün kurucusu Kalkedonların tapınağı da varmış yine o civarda bir yerde. Tüm bu bilgiler belediyenin Kadıköy çarşısının içinde yaptırdığı küçük, yazıt süsü verilmiş bir taş üzerinde yazıyor. Bir de küçük timsah heykeli var. Timsah demişken, galiba Timsah'ın minyatür bir türü kast ediliyor. Ama yine de bildiğiniz timsah işte. Beyaz Fırın'ın karşısındaki dört yolun kesiştiği yerde.

***

İşte bu timsahçıkla yerde üç tane de milli piyongocu oturur. Üçü de birbirinden sevimsizdir. Sanki yıllardır o işi yapıyorlar, analarının karınlarından milli piyongocu şapkası ile çıkmış gibilerdir. Onların elinden bilet çekip de ikramiya kazanan var mıdır? Olabilir. Ne de olsa yıllarca en işlek yerde mesken tutumuşlardır.

İçlerinden birisinin bir sağlık sorunu var. Doktor değilsem de iddia edebilirim ki hormonel bir problemi olduğu aşikar. Kadın mı yoksa erkek mi olduğunu anlamak çok güç. Bazı günler kadın olduğuna emin olur insan. Bazen ise şüphesiz ki bir ekektir bu derim. Onu farklı günlerde farklı cinsel kimliklere sokan benim gözlerim midir yoksa onun o gün giydikleri mi, asla bilemem. Asla derken, tıpkı o gün gözlerimi dikmiş anlamaya çalışırken bunu başaramadığım gibi. Bir mimik de erkek, diğerinde kadın. Erkek için ince, kadın için kalın bir ses. Ne birisi ne de öteki. Arada kalmaya mahkum bir hayat.

***

Gözümü dikmiş bakarken 16-17 yaşlarında bir çocuk bilet almak için şapkalı üçlüye yaklaştı. Cinsiyetini bilmediğimden bir çeyrek çekti ve parasını verdi. "Teşekkür ederim abla" dedi.

***

Abla mı? yani o bir kadın mıydı? Bu kadar basit mi olacaktı bu sorunun cevabını öğrenmek yani. "Teşekkür ederim abla!" Bunu fark edemeyen bir benim gözlerim miydi? Herkes onun kadın olduğunu farkındaydı da bir ben mi ayırtedemiyordum?

***

Piyangocu gözlerini kıstı. Sert sert baktı. Ve elindeki biletlerle çocuğun kafasına yavaşça vurup "ne ablası lan abi!" dedi.

***

Doğrusunu isterseniz bu daha çok hoşuma gitmişti. Çünkü cinsiyeti tespit kararsızlığına düşen tek ben değildim. Ve çok uzun zamandır merak ettiğim bir gerçeği de öğrenmiş oldum. Kendi ağzından hem de "ne ablası lan abi!"

***

Çocuğun kafasına hafifçe vurduğu anda iki yanındaki iki beyaz saçlı ve bıyıklı ihtiyar piyangocu kahkahalarını balık pazarına ulaştıracak şekilde yüksek sesle güldüler. Anlaşılan bu, yıllardır tecrübe ettikleri, artık bir eğlenceye, bir oyuna dönüşmüş bir durumdu. Ben de gidip bir bilet alsam da şunları biraz daha yakından görsem diye niyetlendim. Bir yandan da Beyaz Fırın'dan gelen sıcak poğaça kokusu aklımı çeliyordu. Üstelik, sıklıkla olduğu gibi bir kere daha ekilmiştim. Ekildiğim zaman ben, gerçekten de ekilmiş bir saksı çiçeği gibi (Büyükburç'a selam!) yerimde kalakalıyorum ve orayı terk edemiyorum. Adı üstünde işte. Ekilmek. Gidip bir Acıbadem kurabiyesi alayım da sinirim yatışsın derken piyangoculara yaklaşan yeni bir kurban tespit ettim. Bu seferki bir önceki ile hemen hemen aynı yaşlarda bir kızdı. O da çeyrek bilet çekti. Parasını verip "teşekkür ederim abi!" dedi.

***

Örümcek içgüdülerim yaklaşmakta olan bir tuhaflığı haber veriyor sanki derken biletçi az evvel yaptığının aynısını bu sefer de kıza yaptı. "Ne abisi lan abla!" deyip biletlerle kıza şöyle sevgi dolu bir fiske vurdu. İki yandaki biletçilerde koro şeklinde kahkahayı bastılar. Çok eğleniyor gibilerdi.

***

Doğrusunu isterseniz ben biraz sıkıldım. Çünkü yıllardır merak ettiğim gerçeği tam öğrendim derken yine hayal kırıklığına uğramıştım. Oysaki erkek olduğunu öğrendiğim anda o bölgeyi terk etseydim eğer, onun hep erkek olduğunu düşünecektim. Bunu bu şekilde bilecektim.

Bildiğim şey doğru bile olmasa kimin umurunda, benim doğruya değil doğru olduğuna inandığım bir şeye ihtiyacım vardı.

***

Kimin buna ihtiyacı yok ki hem?

K.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Son cümle çok iyiydi :)

Legolas 
 03.02.2009 18:54
Cevap :
heyy logolas! seni burada görmek çok güzel. yazan kişilierin de okunduğunu bilmeye ihtiyacı oluyor zaman zaman :) sağol.  03.02.2009 19:13
 

Piyangocumu insanlarla dalga geçiyo,insanlarmı piyangocuyla,insanın ortada olmasıda kötü birşey hakkaten:)))))))))Keyifli bi yazı,gülerek okudum,piyangocu da şaşırttı beni,çok akıllıca bi yöntem eğlenmek için,pravo yani:))))))))

ESRA PINAR 
 03.02.2009 15:53
Cevap :
bir piyangocuların bir de gece bekçilerinin eğlenmek için çok güzel yöntemleri vardır. nedense en çok onların canları sıkılır. bir de gebze'de çalışan muhasebecilerin. öyle biliyorum ben... :)  03.02.2009 16:36
 

Anlaşılan piyangocular müşteri o cinsiyeti muğlak kişiyi kime benzetirse tersini söyleyip kendi aralarında eğleniyorlar :) Peki biri de "teşekkür ederim gay abi" dese, ne diye cevap verecek acaba? Hoş ve eğlenceli bir yazıydı yine. Eline sağlık.

Murakami 
 03.02.2009 13:46
Cevap :
Valla ne diyecek bilemiyorum. Ben dedim kendime git bir bilet al diye. "Teşekkür ederim" derim önce sonra da bakıp "ya kusura bakma ama abi mi diyeyim abla mı bilemedim" derim diye düşündüm. Bu seferde piyangocu ağlarmış bir de! Düşünsene. "Ya aşk olsun ya" falan diye, alınmış gibi yapıp... Çok fena bu piyangocular, ben korktum :)  03.02.2009 14:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 295
Toplam yorum
: 3950
Toplam mesaj
: 280
Ort. okunma sayısı
: 729
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Bugün ölseniz mesela, ya da hafifletelim biraz hadi, bu giriş çok karamsar oldu. Bugün ortadan kay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster