Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '10

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
1204
 

Ablalık

Ablalık
 

Google görseller


Konuyu okuyunca en belirgin kimliğimin hangisi olduğu konusunda epeyce düşündüm. Cinsiyetim, mesleğim, dinim, ırkım, hobilerim, medeni durumum vs. Hepsini şöyle bir gözden geçirip, ismimin önüne koyarak baktım ve hiçbirisinin bende belirgin olmadığını gördüm. Öyleyse benim en belirgin kimliğim neydi?

Hayatımız boyunca üzerimizde taşıyacağımız kimliklerin bazıları bize doğuştan verilmiştir ve genellikle bunları değiştirme şansımız yoktur. Mesela cinsiyetimiz kadın veya erkek olarak doğduysak o kimlikle yaşamak zorundayız. Artık bu da değiştirilibilen bir şey olsa da, istisnalar kaideyi bozmaz. "Banane ben kadın olmaktan sıkıldım biraz da erkek olarak yaşayayım" deme şansımız pek yoktur.

Doğduğumuz ülke de bize bir kimlik sunar; Türkiye de doğduysan eğer Türk'sündür. Dünyanın neresine gidersen git hep Türk olarak kalırsın.

Ailenin kaçıncı çocuğu olacağını da sen seçemezsin; eğer dünyaya ilk gelen sensen abla veya abi olursun. İstesen de istemesen de bu büyük çocuk olma sorumluluğunu hep taşırsın. Ben de ailenin ilk dünyaya gelen çocuğu olarak, abla kimliğini taşıyorum.

En belirgin kimliğimin ablalık olduğuna karar verdim. Ablalık bizim ailede yarı ebeveynlik hatta çoğu zamanlarda anne babadan bile önde gelen bir statü olduğundan dolayı aile içinde diğer çocuklara göre farklı bir konumda olursun. Kaç yaşında abla olursan ol, çocuk olma şansını o yaşta kaybedersin... Herşeyin en doğrusunu bilmen, yapman, düşünmen gerekir; çünkü sen artık ablasın.

İnsan ne zaman büyür? Diye sorduklarında, ilk cevabım kardeşi doğduğu zaman olur. İster iki yaşında olsun, isterse on yaşında; insan kardeşi doğduğu anda çocukluktan çıkar ve ebeveyn olmaya başlar. Kendisini ikinci plana atmayı, kardeşlerini kendisinden önce düşünmeyi, her zaman olgun, düşünceli ve uslu olmayı o yaşlarda öğrenir.

Abla olmanın güzel yanları yok mudur? Otorite kurmayı ve yönetmeyi ilk olarak büyük çocuklar öğrenir. Kardeşlerine hükmetmeyi, onlara sözünü dinletmeyi ve kendisini saydırmayı hatta kullanmayı ve dediğini yaptırmayı da küçüklükten öğrenmeye başlar. .

Ailenin büyük çocuğu olmanın, insanın karakterinin gelişmesinde dolayısıyla da yaşam seyrinde önemli bir rol oynadığını düşünüyorum.. Tarihteki diktatörlerin çoğunlukla ailenin büyük çocuğu, asilerin de küçük çocuğu olduğuna dair bir yazı okumuştum. Ne derece doğru olduğunu bilmiyorum, araştırmadım ama bana mantıklı geliyor

Ailede abla olan kişileri dışarıda tavır ve davranışlarından anlayabilirsiniz. Daha fazla sorumluluk sahibi olurlar, biraz otoriterdirler, etrafındaki insanları koruyup kollamak gibi bir misyon edinmişlerdir kendilerine, özellikle küçüklerden saygı beklerler, saygısızlığa tahammülleri yoktur.

Abla olmanın benim karakterimde çok etkin olduğunu biliyorum. Gerek iş yerimde gerekse sosyal çevremde etrafımdaki yaşı benden küçük olan herkese ablalık yaptığımı farkediyorum.

Bazen kendimi bu kimliğe fazlaca kaptırıp diğer kimliklerimi ihmal ettiğimi şimdi anlıyorum. Demek ki kimlikler arasında adaletli davranıp, yerine ve zamanına göre uygun kimliğe ve role bürünmek gerekiyormuş.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Küçücük yaşlardayken yeni kardeş gelince sen ablasın ya da sen abisin komutları ile adeta kimlikleştirilen bir durumu şahsınızda güzel özetlemişsiniz. O kadar kanıksamışsınız demek ki hala bırakamıyorsunuz. E ne diyelim ablası kurban olsun onlara :)) Sevgi, hürmet ve muhabbetle

Murat HACIOĞLU 
 17.07.2010 23:21
Cevap :
Ben ablayım:)) bu rolü bu kadar kanıksamış olduğumu ve herkese ablası gibi davranıyor olduğumu bu yazıyı yazarken farkettim..Yazmayı en çok bu yüzden seviyorum çünkü yazarken kendimi keşfediyorum..teşekkür ederim selamlar sevgiler..  17.07.2010 23:52
 

Ablalık zor Nazmiye hanım. Annelik gibi bir duygu. Bazen annenizin tüm yetki ve becerilerini bile devralmak zorunda kalabiliyorsunuz. Satırlarınızda değindiğiniz tanımlamalar çok doğru. Belki karekterimizin yatkınlığı, belki toplumsal beklenti bize bu ağır sorumluluğu yüklüyor. Ama inanın hayatınızın bir köşesi hep bu tedirginliği yaşatan yer oluyor.Kardeş sevgisi bambaşka bir sevgi, ama abla olmak zorrr.Hele de hiç büyüyemeyen kardeşleriniz olunca. Kolaylıklar dileği ile.

SELMA GÜNEŞ 
 17.07.2010 11:27
Cevap :
Ablalık, çocuk yaşındayken annelik provası yapmak gibi birşey. Çocuk yaşımdan itibaren ablalık yaptığım için anne olmayı hiç düşünmedim sanırım. Her ailede bizimki gibi midir bilmiyorum ama bizim ailede abla olmak anne olmaktan çok daha zor..Yorumunuz ve beni anladığınız için çok teşekkür ederim..Sevgilerimle..  17.07.2010 12:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2405
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster