Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '07

 
Kategori
Turizm
Okunma Sayısı
325
 

Acaba hazır mıyız?

Acaba hazır mıyız?
 

Merhabalar

Geçen hafta izmirde geçkeleştirilen bir uluslararası etkinlikle ilgili yaşadıklarımı ve gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Hikaye şöyle başlıyor. Ülkemizde ki önemli kamu kuruluşlarından birinin önderliğinde, tarımsal bir ürünle ilgili uluslararası çapta bir görüş alışverişi etkinliği düzenleniyor. Bu etkinliğinin organizasyonunu da, ülkemizde yıllardır bir çok uluslararası etkinliği düzenlemiş, yönetimi ve kadrosu çok tecrübeli kişilerden oluşturulmuş, konusunda ülkemizin en iyi referanslarına sahip şirketlerden birine vermişler. Bende işim gereği bu şirketle sosyal etkinlikler bazında çözüm ortağı olduğum için, bu vesile ile izmir de yerimi aldım.

Bu etkinliğin birinci ve ikinci gecelerinde, izmirin lokal kamu kuruluşları sponsor olmuşlar. Birinci gece belirlenen yer, izmirin orta yerinde ve önemli bir üniversitenin kültür merkezi. Düzenleyici kuruluşlar daha önce den yer tespit etmişler, gidip incelemişler, bazı eksiklikleri görmüşler ve maddi manevi katkılarla bu eksikliklerin düzelmesi için gerekli tüm girişimleri yapmışlar.

Etkinlik gününden bir gün önce provalar için kültür merkezine gittiğimizde, boyanmamış duvarlar, kapısı olmayan ve kir içinde tuvaletler v.b, mahşer yeri gibiydi. düzenleyici kuruluşların personelinin olağan üstü çabaları ile bir gün sonrasına yetişebilemsi için insan üstü bir gayret gösteriliyordu.

Ertesi gün oldu, etkinlik saat 19.00 başlayacaktı ama saat 15 de duvarlar boyanıyordu daha ve inanaılmaz bir koku yayılmıştı binaya. Ben bundan vazgeçtim saat 18.00 de daha tuvalet kapıları takılmamıştı. Neyse herşey olduğu kadar yetişti davetliler geldi. Kendi çapında hazırlanmış hoş bir gösterinin ardından, fuaye alanında yine bir kamu kuruluşunun sponsorluğunda verilen prolonge kokteyl de ki servis kalitesi, menü kalitesi, yemek kalitesi akıllara zarar derecedeydi. Sanki uluslararası çapta 600 kişiye değil, herhangi bir yerde düğün yemeği veriyorlardı.

Gece çok büyük sıkıntılar olmadan atlatıldı.

Ertesi günü yine bir başka lokal kamu kurumu davet veriyor ve kendisi yeri belirlemiş , izmirin termali ile anılan bir bölgesinde resmen düğün salonundan dönme bir alan. Sabah gittiğimde başladı zaten herşey. Böle bir tekinlikteb haberi olmayan bir resepsiyon, salonun olduğu farklı binadaki personelin kapı acıksa girin diye bizi yönelndirmesi, iceri girdiğimizde, yapan yağmurdan dolayı tavandan gelen müthiş bir uğultu, yukarıda tün bu aksiliklere rağmen tecrübeleriyle işi en iyi biçime getirmeye çalışan organziatör kuruluşunun elemanlarının yağmurdan akan yerlere kova v.b bulma ve yerleştirme çabaları inanılmazdı.

Bu yazdıklarımın arasında şunuda söylemeliyilim. Ev sahipiliği yapmaya çalışan herkesin iyi niyetinden kimsenin hiç bir şüphesi yok. Ancak ve ancak uluslarası bir etkinlik için yeterli değil.

Bu yaşanılanlar izmir ve belki tüm diğer iller bu kadar önem verdiğimiz turizm kültürüne, her anlamda hazır olmadğımızın sanki bir kanıtı gibi derken ;

İstanbul a döndüm.

Tarlabaşı bulvarında kırmızı ışıkta durduğumda. yanım da kapısında havalimanı taksi yazan içi müşteri dolu bir ticari araç durdu. Şöför bişey soracaktı ve camımı açtım, buyrun dedim. Havalimanı taksi kullanan şöför bana SİVİLOTEL i sordu. Yanlış okumuyorsunuz SİVİLOTEL ......

Ve ben bunları yorum katmamaya çalışarak, felaket tellalığı da yapmak istemeden, sizlerle paylaşmak istedim.

Kendime yorum değil ama sorduğum bir soru oldu ; ACABA HAZIRMIYIZ !

Sevgiyle Kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 227
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

İstanbul Teknik Universitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Mezunu .  Japonya ipek yolu muzikal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster