Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
864
 

Acaba karşınızdaki sizin aşkınıza değer mi ?

Acaba karşınızdaki  sizin aşkınıza değer mi ?
 

GÜL


KIVAMI AYARLAMAK... İŞTE BÜTÜN MESELE... 

Hani derler ki, aşırı değer veya sevgi gösterirseniz, karşınızdaki sevgiliniz veya arkadaşınız şımarır ve sizi küçültür. Aslında işin güzel bir deyişi var: Hakettiğinden fazla verdiğiniz değer sizin değerinizi düşürür.. 

Son dönemde ilgi gösteripte karşılığında bu ilginin karşılığını gördüğünüz oldu mu? Ben sizin adınıza cevap veriyim: KOSKOCA BİR HAYIR... pekiyi neden? 

İnsanlar artık kendi değereleri arasında yaşıyor. ASOSYAL VE KENDİNCE SORGULAYIP DEĞERLENDİRME YAPIYOR. Bu değerlendirme gerçek olarak kabul ediliyor. Büyük bir kandırmaca.. Takılmış kendi geçmişine orada kalmış... Çıkmak için uzatılan ellere ise hayır demek yerine, kendince sebepler bularak hareket ediyor. 

Kadınlar her dönem gözde olan bir toplumda yaşıyoruz. Fakat artk öyle bir duruma geldik ki, değişkenlik noktasında daha cesur davranıyorlar.. Burada ayrıntılara girip sizin zamanınızı almak istemiyorum. Gözlemlediğim ise, kariyer ise hedef , bu hedefe varmak için herşeyi yapan bir çok kadın var.. Bu kendi değerlerinden taviz vermek anlamına gelmiyor. Hedefe ulaşmak için yaptığı her şey normalleşiyor. 

Aşkta ise bana göre, bu cesaret biraz daha azalıyor. Örneklendirmek gerekirse, burada ayrılma saati gelmiş geçmiş olsa da, bekliyor... Hatta bir ömür boyu bazen... Ben bu bekleyenlere de hayranım... Takdir de ediyorum. Fakat bu acıyı çözemiyorum. Sevgilisi onun üzerinden belki onlarca sevgili değiştirirken, o hala aynı yerde beklemesi ve her an gelecek gibi bir üzüntü durumunu yaşaması çok tuhaf geliyor bana.. HAYRANLIĞIM İSE BU SIKINTIYA KARŞISINDAKİ HAK ETMEDİĞİ HALDE KATLANARAK SABRETMESİDİR... 

Aşk bazen acıtır. ACI VERİR.. Fakat bu şekilde yaşamak değil bence... Acı verir derken, ilişki içersinde çok sevmenizden kaynaklanan yaşanacak sıkıntılardır kastedilen.. 

Türk toplumu artık aşk, flört gibi kavramlara karşı toleranslı davranmaktadır. Önceden daha sert yaklaşılırdı. 

Türk kadını artık daha alımlı, her şeyine her yaşta dikkat eden bir çizgiye geldi. Erkekler ise onların peşinden koşmaktan biraz yoruluyor... Bakalım ne zaman pes edecekler.. 

Biraz mizahi yaklaşsam da işin doğru tarafı ise aşkı yaşamanız ne kadar güzelse, eğer ayrılık yaşandıysa ona da o kadar saygı duymalısınız. Hiç kimse ayrılmak için aşk yaşamaz. 

Lütfen birde sevdiğinize güvenin ve fazla sorgulayarak onun canını sıkmayın. Kaçan kuş bir daha zor geri döner.. 

Bir de asla aşkınızı ve yaşadıklarınızı kimseyle paylaşmayın. Hele hele yakınlarınıza asla danışmayın. Kararınızı kendiniz verin. Çünkü yaşadıklarınızı anlatamazsınız..Yarım bilgi ise yanıltır. 

Aşk sadece bir kişi ile yaşanacak ve bir daha hiç yaşanmayacak bir şey değildir. AŞKI YAŞARKEN BİR BAKARSINIZ, BİRİ KARŞINIZA ÇIKAR, AKLINIZI ALIR. Bu durum hiç hoş değil ama çok sık rastlanır. Hemen sevgilinizi terk edin demek değil kastettiğim, ama kaçınılmaz son budur. Bu çok sık rastlanan bir şey midir değil midir ? Bu konuyu çok araştırmadım ama biten bir ilişkinin belki sebebi budur. 

Gelelim başlıktaki KIVAMI AYARLAMAK durumuna.. 

Hep tavizi bizler veriririz. Hep fedakarlık bizden olur. Hep üzüntüyü biz çekeriz. Pekiyi neden biz ? 

Aslında sert bir cevap veriyim sizlere : BU DURUMU FAZLASIYLA HAK EDİYORUZ. NEDEN? 

Çok değer verip, kendi değerimizi düşürüyoruz. Kalitenin değerini önce kendin bileceksin. MESAFENİ KORUYARAK, HAK ETTİĞİN İLGİ SEVGİ DEĞERİ GÖSTERİLECEK SANA.. bu senin elinde.. 

Bunu yapmazsan eğer o zaman her şeyin kötüsünü de yaşarsın... Sana uzatılan el bulsan da o ele sahip çıkamazsın. O çukurda kalırsın. Bakınız genel durumumuza muhtemel tepkiler hep aynıdır. Ben sana ne yaptım ben bunu hak etmedim. Sadece tek suçum seni sevmek.. 

Suçunuzu bu blogta yazdım... İnanın hala anlamayan kabullenmeyen çok kişi çıkar. AYNEN YAZDIKLARIMI YAŞASA DA O CESARETİ GÖSTEREMEZ. 

Hayat size iyiyi de kötüyüde gösterir. Kararı siz verirsiniz. Pişman olmayın. 

SEVGİ VE SAYGILARIMLA Toprak 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazdıklarınıza istinaden aşkla ilgili diğer bir acı durum metropolleştikce, sehirler buyudukce stres arttıkca, yaşam mucadelesi herseyın onune gectikce tahammul sınırlarımız azalmakta aşka gosterılen ozverı yok olmakta... ınsanlar artık birbirleri için mücadele etmek yerine daha kolayı secmektedir. buda zaten aşk kavramını yok etmektedir.

Gönül Sonzamancı 
 27.07.2011 14:49
Cevap :
kolayı sectigin an zate aşkı yok ediyorsun çok haklısın..  27.07.2011 16:08
 

kariyer hedefleri ve aşk arasındaki bölümle alakalı olarak cok dogru bir noktaya degınmıssınız. üzülerek ve maalesef diyerek kadın kariyer ve aşk arasında hep secim yapmak zorunda bırakılıyor ve nitekim idealist güçlü olmak isteyen kadın işi tercih ediyor... bilinmesi gereken bir gercek varki iş bambaska aşk bambaska bir olaydır birilerinin bu iki şey arasındaki anlam farkını insanlara öğretmesi gerekiyor. erkek karıyerine devam ederken işinde yol alabiliyor aile kurup cocuk sahıbı olabiliyorken kadın neden işle aşk arasında tercih yapmak zorunda kalıyor belkıde tartısılması gereken konu budur. bir aşk için birinden vazgecilmesi tartısılmaya acık olsada anlamlı ama iş için aşktan vazgecirmeye yada aşk için işten geçmeye secim yapmak zorunda bırakılması zavallıca bir tutum...belkide altında daha oncede bahsettiğim kendisinden daha bilgili veya basarılı bir kadın görmek istememe mantıgı....

Gönül Sonzamancı 
 27.07.2011 14:45
Cevap :
Aslında kadının güçlü olması erkeğin hoşuna gider..Orada tabi şartlar önemlidir..Kadının davranışı ve duruşu önemlidir..Erkek bir kadının kendisini ezmesini kısmen kabullenebilir ama bir cumle ile kaleleri yıkabilir kadın..çok ince bir nüans fark var..Tabi zor bir konu yazdıklarında haklısın..  27.07.2011 16:11
 

Başlıktaki soru güzel önce, acaba karşınızdaki sizin aşkınıza değer mi? insan karşısındaki kişiye değer vererek seviyor önce değerli olmasa kendine göre zaten sevemezdi, ama verdiği değere değmeyeceğini sonra anlıyor. Önceden bilse o değeri vermezdi. Keşke anlayabilsek ilk bakışta. Maalesef. Ve evet severken de hep taviz veriyoruz. Güzel ve etkileyici bir yazıydı. Selam ve dostlukla...

Şükran Okyay 
 21.07.2011 12:16
Cevap :
sevgili sükran hn.yorumunuzla renk katmanıza tesekkurler toprak  21.07.2011 15:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 213
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 805
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

Ben ticaretle uğraşan biriyim. Hobilerim arasında felsefe, sinema özellikle türk sineması, spor ö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster