Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
19
 

Açan Güller İçinde Afrin’de Zafere Ulaşıldı

Açan Güller İçinde Afrin’de Zafere Ulaşıldı
 

   Biz iman eden Müslümanlar olarak dinimizin gereği, imanın nuruyla ortak bir kültür ve coğrafyada gelişen gönül birliğiyle hem vatanımızı hem de mazluma koşarak imanın gereğini yapanlar olarak, bu âleme adaleti kardeşliği getirmek için çaba sarf etmişizdir tıpkı ecdat gibi. Anki bizler bu imanın dinin gereği şüphesiz, bir evde yetişen, gönülden birbirine iki kardeş gibi yetişerek birbirlerinden kopmadan dün Çanakkale'de bugün Afrin'de insanlık için zafere koşmuştur. Aynı dinin gönlün mensubu olarak ayrı coğrafyalarda yaşasak da aynı kültürün oluşumu içinde gönüllerimizden birbirimizi severek bizi yıkmaya gelişmeleri anlamaya çalışmak gerekliliğini görerek gönülden yardımla zalimi yıkmaya koşanlardanız Allah’a bin şükür olsun.

   Yan yana yaşayan milletler arasında gönülden bir birine bağlı insanlar inanalar olarak, dün Çanakkale de bugün Afrin de düşmanları Allah c.c. izni yardımıyla yenerek zaferin sahibi olan Yüce Allah c.c.ile kazandık, nuruna vardık çok şükür. Bugün hem Çanakkale savaşının yıldönümü ve Afrin de zaferle bu yıldönümüne bir zafer destan daha yazdık bugün başlayan Yüce Allah c.c. ayı olan Mübarek üç aylardan Recep ayının hürmetine… Biz iman edenler coğrafyalarımız uzak olsa da birbirinden tamamen uzak ve birbirine yabancı değiliz. Gönülden gönül’e imanla bir bağlantımız kardeşlikle bir köprümüz vardır. İki mısra ile özetlersem.

Çok cihanı gezdim böyle imanlı gönül görmedim
İmandaki nuru gördüm sana gelmekten kendimi alamadım geldim

   Biz iman edenler etrafımızda oluşan olayları gözlemlemek zorundayız bu imanın gereğidir Âlemlere Rahmetten bir sünnettir. İslam âleme nasıl yayıldı oturarak değil savaşarak şahadetle vararak sezerek… İnsanın kendisini tek başına bazen savunabilmesi kolay olmuyor çaresiz kalmasına vesile olan zalimlerin zulmü ile yaşaması bununla baş edememesi halinde, biz iman edenler anında vararak şahadetle imanla yardımcı olarak zalime gereken dersini çok şükür Rabbimim izni ile veriyoruz. İnsan yalnızca kendisi kötü bir olayla yüz yüze geldiğin de değil herkese kötülük değdiğinde hak savunucusu olmak zorundadır, tıpkı ecdat gibi bizler gibi.

Gönül imanla insanı gül kokusuyla sevdi
Zulmü görünce mazluma imanıyla yardıma geldi
Zalim imanı görünce kaçacak delik aradı
Gönül insanı imanla sevdi açan güller içinde

Biz yitirmeyiz gönülde imanı insanı bilinde
Leyla ile Mecnun’u kaybetmedik gezer gönülde
Dolaşır dilimizde bu aşkın sözleri göründe
Gönül insanı imanla sevdi açan güller içinde

   Vatan kavramı,  biz iman eden milletler için bir toprak parçası olmanın çok ötesinde daha geniş anlamda bir cennet, ana vatan, asil vatan yurt anlamından öte şahadetle korunan bir karış toprak parçası dahi verilemeyen bir emanet namus değerini taşımaktadır. Bir insanın doğduğu ve yaşadığı toprak parçasından öte nefes aldığı var olduğu bir yurttur ana kucağıdır yârdir candır cennet bahçesidir. Bizim için ne ise farklı coğrafyadaki kardeşlerimiz için de aynısını biliriz ve başı dara düştüğünde bugün vardığımız gibi Afrin’e vararak zaferi Allah c.c.izni ve Nusret’iyle beraberce yaşar ve koklarız. Kendi varlığını şerefiyle gerektiğinde şahadetle koruyanların bir toprak parçası vatanı yurdu memleketi olmuştur.

Namık Kemal “Vatan Türküsü” adlı şiirinde.

 İşte adû karşıda hazır silâh,
 Arş yiğitler, vatan imdadına,
 Arş ileri, arş bizimdir felâh,
 Arş yiğitler vatan imdadına.

Diyerek yiğitleri vatanın yardımına, müdafaasına çağırır. Yine “Vatan Şarkısı” şiirinde,

Âmâlimiz efkârımız ikbal-i vatandır,
Serhaddimize kal’a bizim hâk-i bedendir,
Osmanlılarız ziynetimiz kanlı kefendir,
Gavgada şehâdetle bütün kâm alırız biz,
Osmanlılarız can veririz nam alırız biz

Mehmet Emin Yurdakul da “Ya Gazi Ol Ya Şehit” şiirinde bir ananın ağzından.

Haydi yavrum! Ben seni bugün için doğurdum,
Hamurunu yiğitlik duygusuyla yoğurdum;
Türk evladı o dur ki, yurdu olan toprağı,
Ana ırzı bilerek yad ayağı bastırtmaz;
Bir yabancı bayrağı,
Ezan sesi duyulan hiçbir yere astırtmaz.
Git evladım, yıllarca ben oğulsuz kalayım;
Şu yaralı bağrıma kara taşlar çalayım!
Haydi, oğlum, haydi git,
Ya gazi ol, ya şehit!

Mehmet Akif Ersoy, “Hakkın Sesleri”nde şiirinde söyle sesleniyor.

Vefasız yurd! Öz evlâdın için olsun vefa yok mu?
Neden kalbin kararmış? Bin ocaktan bir ziya yok mu?
İlâhî, kimsesizlikten bunaldım, aşina yok mu?
Vatansız, hânümânsız bir garibim... Mülteci yok mu?
Bütün yokluk mu her yer? Bâri bir “Yok!”der sedâ yok mu?
Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım:
Elemim bir yüreğin kârı değil, paylaşalım!
Ne yapıp ye’simi kahreyleyeyim bilmem ki?
Öyle dehşetli muhitimde dönen matem ki!
Ah! Karşımda vatan namına bir kabristan, Yatıyor şimdi...
Nasıl yerlere geçmez insan?

Mısralarıyla vatana olan aşkını duygularını bu mısralarla bu duyguları en çarpıcı bir şekilde dile getirmiştir. Bizlerde ecdadın izinde imanın gül bahçesinde güller gibi kokarak peşlerinde yürümeye devam ediyoruz.

Mehmet Aluç-Aşık Gülveren

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 958
Toplam yorum
: 158
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 175
Kayıt tarihi
: 04.06.13
 
 

Ben Mehmet Aluç 1962 Malatya Doğumlu. Ortaokul mezunuyum. Çocukluğumda okuma hevesim Tarkan çizgi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster